YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16259
KARAR NO : 2023/1805
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2021/1840 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 Tarihli ve 2021/344 Esas, 2022/79 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
a) Katılan mağdureye karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi, dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b) Katılan mağdureye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının f bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 14.09.2022 Tarihli ve 2022/929 Esas, 2022/1202 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
Katılan mağdureye karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında
a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının f bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin ve tanıkların beyanları çelişkili olup, mahkumiyete yeter derecede, her türlü şüpheden uzak somut bir delil mevcut olmadığına, ayrıca katılanın mahkemeye verdiği dilekçede olayın yanlış anlaşılma olduğunu ve vicdanın rahatsız olduğunu, olayın heyecanı ile kızına birşey yapıldığını düşündüğünü beyan ederek şikayetten vazgeçtiğinin dikkate alınması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece” Dosya içerisinde yer alan 31/08/2021 CD inceleme tutanağında; 30/08/2021 günü saat 22.45.18’de sanığın mağdur … *******’un elinden tutarak söz konusu markete götürdüğü, market içerisinde omzuna sarıldığı, akabinde başını okşayarak saat 22.46.48 saniyesinde marketten ayrıldıkları, saat 23.02.55 saniyesinde sanığın mağdur …, mağdur …’in kız kardeşi … ve sanık …’un yeğeni … … *****’i alarak söz konusu markete geldikleri, markette alış veriş yaptıktan sonra
sanık … *****’in markete para ödediği ve marketten ayrıldıkları şeklinde belirtildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; katılan …’in aşamalarda ÇİM ve AGO birimlerinde alınan beyanlarının tutarlı, istikrarlı ve çelişki arz etmeyen beyanlar olması, katılan …’in 31/08/2021 tarihinde olayın sıcağı sıcağına annesi olan katılan …’ya sanık tarafından meydana getirilen eylemleri anlatması, tanıklar … ile …’in mağdurun beyanını destekler mahiyetteki beyanları, sanığın dosya kapsamında alınan beyanlarında mağdur ve mağdurun ailesi ile arasında kendisine iftira atmasını gerektiren herhangi bir husumet bulunmadığını beyan etmesi, katılanın sanık tarafından gerçekleştirilen eylemlerden hemen sonra annesi olan katılan …’nın yanına giderek olayı katılan …’ya anlatması ve akabinde emniyete giderek sanıktan şikayetçi olmaları, olayın adli makamlara intikal şekli ve süresi de göz önüne alındığında, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik hayatın olağan akışına aykırı ve çelişkili olduğunun mahkememizce kabul edildiği ve sanığın bu yöndeki savunmalarına mahkememizce itibar edilmediği, olay günü mağdur … *******un kardeşleri … ve … ile birlikte saat 21:00 sıralarında … Mahallesi … Sokak üzerinde bulunan huzur evinin önündeki parka oynamaya gittikleri, …’in mağdur … ve …’in yanından ayrıldığı, mağdur … ile kardeşi …’in parkta oynamaya başladıkları, bu esnada sanık … *****’in de yeğeni ile birlikte parka geldiği, sanığın yeğeni ve mağdur … ile …’in birlikte oynamaya başladıkları, bu esnada sanığın yeğeni, mağdur … ve …’i mağdurun elinden tutarak parkın karşısındaki markete götürüp balon aldığı, daha sonra marketten ayrıldıkları, sanığın mağdura ve mağdurun kardeşi …’i para verdiği, sanığın parayı verdikten sonra …’i markete gönderdiği, mağdurun ise markete gitmesine izin vermediği, sanığın mağdura “annenin yanına götürcem” diyerek hile kullanmak suretiyle ve elinden zorla tutarak ve ağzını kapatarak cebir kullanmak suretiyle olayın gerçekleştiği trafo ve apartman arasında kalan yere zorla götürdüğü olayda; sanığın üzerine atılı cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçunu işlediği hususunda mahkememizce tam bir vicdani kanaate varılmıştır. Sanığın mağduru trafo ile apartman arasında kalan karanlık alana zorla götürdükten sonra burada mağdurun pijamasını ve kazağını çıkarmaya çalıştığı, mağdurun kıyafetlerinin üzerinden mağdura dokunduğu, elini mağdurun göbeğine soktuğu, mağdurun arkasına eliyle vurduğu, bu eylemleri yaparken sanığın mağdurun ağzını kapattığı, sanığın mağdurun ağzından elini çektikten sonra mağduru dudaklarından öptüğü, ardından yanağından da öpmesi şeklindeki eylemlerinin belirli bir kimseye karşı, cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, ani ve kesiklik gösteren hareket ya da hareketler olarak tanımlanan sarkıntılık suçunu oluşturduğu kanaatine varılmış, her ne kadar sanık hakkında iddianamede 12 yaşından küçük mağdurun cinsel istismarı suçundan 5237 Sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca cezalandırılması istenilmiş ise de; yapılan yargılama sonucunda eylemin kül olarak 5237 Sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesinde düzenlenen suçu oluşturduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık hakkında iddianamede 12 yaşından küçük mağdurun cinsel istismarı suçundan 5237 Sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca cezalandırılması istenilmiş ise de; yapılan yargılama sonucunda sanığın eyleminin 5237 Sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından, sanığın, katılan … ******’a yönelik çocuğa karşı sarkıntılık suretiyle cinsel istismar suçunu işlediği sabit olmakla suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, suçun işlendiği yer ve işleniş biçimi, sanık ile mağdur arasındaki yaş farkı, suçun toplumdaki önem ve değeri ile oluşan zararın ağırlığına göre sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi uyarınca takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, sanığın 5237 Sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki çocuğa karşı cebir ve tehdit kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanığa verilen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yarı oranında arttırım yapılmasına, sanığın adli sicil kaydına yansıyan olumlu ve sabıkasız geçmişi ile yargılama aşamasındaki olumlu tutum ve davranışları mahkememizce lehine takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığın cezasından başkaca kanuni veya takdiri artırım veya indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Sanığın üzerine atılı cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçunu işlediği sabit görülmekle eylemine uyan 5237 Sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince, sanığın mağduru gece vakti kimsenin göremeyeceği alana götürmesi, suçun işleniş biçimi, failin güttüğü amaç ve saik gözetilerek takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, sanığın eylemini çocuğa karşı işlediği anlaşılmakla cezasından 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının f bendi uyarınca bir kat arttırım yapılmasına, sanığın eylemini cinsel amaçla işlediği anlaşılmakla cezasından 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yarı oranında arttırım yapılmasına, sanığın adli sicil kaydına yansıyan olumlu ve sabıkasız geçmişi ile yargılama aşamasındaki olumlu tutum ve davranışları mahkememizce lehine takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanık hakkında başkaca arttırım veya indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. “şeklinde karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; ” İddia, sanık savunması, mağdure beyanları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay günü olan 31/08/2021 tarihinde 16/6/2012 doğumlu olup 12 yaşından küçük katılan mağdure … *******’un kardeşleri … ve … ile birlikte saat 21:00 sıralarında … Mahallesi … Sokak üzerinde bulunan huzur evinin önündeki parka oynamaya gittikleri, …’in katılan mağdure … ve …’in yanından ayrıldığı, katılan mağdure … ile kardeşi …’in parkta oynamaya başladıkları, bu esnada sanık … *****’in de yeğeni ile birlikte parka geldiği, sanığın yeğeni ve katılan mağdure … ile …’in birlikte oynamaya başladıkları, bu esnada sanığın yeğeni, … ve katılan mağdure …’i parkın karşısındaki markete götürerek onlara balon aldığı, daha sonra marketten ayrıldıkları, sanığın katılan mağdure ve katılanın kardeşi …’e para verdiği, sanığın parayı verdikten sonra …’i markete gönderdiği, katılan mağdurenin ise markete gitmesine izin vermediği, sanığın katılan mağdureye eline para verip “annenin yanına götürcem” diyerek ve katılanın elinden zorla tutarak ve ağzını kapatarak hile ve cebir kullanmak suretiyle olayın gerçekleştiği trafo ve apartman arasında kalan olay yerine götürdüğü, burada sanığın katılan mağdurenin pijamasını ve kazağını çıkarmaya çalıştığı, katılanın kıyafetlerinin üzerinden katılanın vücuduna dokunduğu, elini göbeğine soktuğu, poposuna eliyle vurduğu, bu eylemleri yaparken sanığın katılan mağdurenin ağzını kapattığı, sanığın katılanın ağzından elini çektikten sonra katılanı dudaklarından öptüğü, ardından yanağından da öptüğü, bu sırada katılan mağdurenin sanığın elini ısırdığı ve kaçtığı, eve gidip olayı hemen annesine anlattığı, sonrasında sanık ve mağdurenin karakola giderek sanıktan şikayetçi oldukları, sanığın eylemlerinin cinsel amaçla olduğu, bu nedenle çocuğun cinsel istismarı suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca sanığın eylemleri belirli bir yoğunlukta olup sürekli, devam eden eylemler olup ani, kesintili nitelikte olmadığı, dolayısıyla sarkıntılık boyutunu aştığı, sanığın ayrıca olay günü katılan mağdureyi parkta oyun oynadığı yerden elinden tutarak ona para vermek ve seni annenin yanına götüreceğim” diyerek hile kullanmak suretiyle, ayrıca zorla elinden tutarak cebir uygulamak suretiyle suçun işlendiği trafonun arkasına götürdüğü, dolayısıyla sanığın üzerine atılı kişi hürriyetinden yoksun kılma kapsamındaki eylemleri yine üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçu kapsamındaki eylemlerini aşan miktarda olup çocuğun kişi hürriyetini ihlal eden nitelikte olduğu, dolayısıyla sanığın ayrıca cebir ve hile ile çocuğun cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin de sabit olduğu, her ne kadar sanık aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmeyerek katılan mağdureye yönelik herhangi bir cinsel davranışta bulunmadığını beyan etmiş ise de; katılan mağdurenin aşamalarda aynı doğrultuda sanığı suçlayıcı beyanlarda bulunduğu, tarafsız tanık durumunda bulunan tanık … *****’nun da beyanlarının katılan mağdureyi doğrular nitelikte olduğu, bu nedenle mağdurenin beyanlarının hükme esas alınması gerektiği, sanığın savunmalarının ise suçtan ve cezadan kurtulmaya matuf beyanlar olarak kabul edilerek itibar edilmemesi gerektiği, buna göre sanığın olay günü 12 yaşından küçük katılan mağdureyi bulunduğu yerden ona para vermek ve “seni annenin yanına götüreceğim” demek suretiyle hile kullanıp, ayrıca elinden tutup zorla götürerek cebir kullanmak suretiyle cinsel istismar suçunu işlediği trafo arkasındaki yere götürerek cinsel istismar eylemleri süresini aşan sürede yanında tutarak cebir, hile kullanmak suretiyle cinsel amaçla çocuğun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği, ayrıca sanığın bu şekilde sanığın katılan mağdureyi götürdüğü trafo arkasındaki yerde katılan mağdurenin cinsel amaçla pijamasını ve kazağını çıkarmaya çalıştığı, katılanın kıyafetlerinin üzerinden katılanın vücuduna dokunduğu, elini yine kıyafetinin içinden göbeğine dokunduğu, poposuna eliyle vurduğu, bu eylemleri yaparken sanığın katılan mağdurenin ağzını kapattığı, sanığın katılanın ağzından elini çektikten sonra katılanı dudaklarından öptüğü, ardından yanağından da öptüğü, bu şekilde sanığın 12 yaşından küçük mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği sabit görülmüştür.” şeklinde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Katılan … *******’un şikayetten vazgeçmesi nedeniyle katılma hakkının dolayısıyla istinaf hakkının ortadan kalktığı, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince sadece sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olduğu kabul edilip inceleme yapılması gerekirken aleyhe bozma yasağına aykırı olacak şekilde ilk derece mahkemesince hükmedilen 7 yıl 6 ay hapis cezasından daha fazla hapis cezasına hükmedilmesi ve çocuğun cinsel istismarı eyleminin cebirle gerçekleştirildiği kabul edilmesine rağmen 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının sanık hakkında uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/929 Esas, 2022/1202 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/929 Esas, 2022/1202 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.