YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16281
KARAR NO : 2023/4199
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1406 E., 2022/1408 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
EBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 22.01.2019 tarihli ve 2019/2409 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2019 tarihli ve 2019/62 Esas, 2019/481 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine, çocuğun cinsel istismarı suçundan ise mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 30.06.2020 tarihli ve 2020/468 Esas, 2020/970 Karar sayılı ilamı ile duruşmalı yaptığı inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesi hükümlerini kaldırarak sanığın üzerine atılı suçlardan mahkumiyetine karar vermiştir.
4. Dairemizin 16.06.2022 tarihli ve 2021/16863 Esas, 2022/6245 Karar sayılı ilamı ile sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek sanığın mağdureye yönelik cinsel istismar suçunu tehditle, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu ise zincirleme şekilde işlediği kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına karar verilmiş ise de tehdit unsurunun ve zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun ne şekilde gerçekleştiği hususunun denetime imkan verecek şekilde gösterilmemiş olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma ilamı üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/1406 Esas, 2022/1408 Karar sayılı ilamı ile bozma ilamının gereğini yerine getirerek sanığın üzerine atılı suçlardan mahkumiyetine karar vermiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2022 tarihli ve 9-2022/150480 sayılı Tebliğnamesi ile ret- onama görüşlü olarak Dairemize tevdi edilmiştir,
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin sanık ile restaurantta baş başa kalmadığını, mağdure ve şikayetçinin vermiş olduğu dilekçelerinde ve ifadelerinde olayın gerçekleşmediğini beyan ettikleri, mağdure hakkında alınan raporlarda herhangi bir bulgunun bulunmadığını, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğini, kanaate dayalı olarak ceza verilemeyeceğini, sanığın üzerine atılı suçların şüphe boyutunda kaldığını beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Sanığın Temyiz İstemi
Suçu işlemediğini, üvey kardeşinin olayı bildirmesi ile soruşturmanın başladığını, mağdure ve şikayetçinin sonradan verdikleri dilekçelerde iftira attıklarını bildirerek şikayetten vazgeçtiklerini, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığını beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın işlemiş olduğu suçların konusunun önem ve değerinin, suçun işleniş biçimi, kusurun ağırlığı, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak sanığın en üst hadden cezalandırılması ve cezasında takdiri indirime gidilmemesi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine; “İstanbul ilinde yaşayan ve yıllardır bir araya gelmeyen mağdurenin dayısı *** *** 11/01/2019 tarihinde İstanbul Çocuk Şube Müdürlüğüne ait 0505 *** numaralı telefon hattını arayarak ihbarda bulunmak istediğini belirtmiş akabinde ‘Antalya ilinde yaşayan abisi sanık *** ***’nın yeğeni mağdure *** *** ***’ya 1-2 yıl kadar önce tecavüz ettiğini öğrendiğini ablası *** ***’nın çocuğu kendisinden alarak yurda verirler düşüncesiyle durumu gizlediğini’ belirtmesi üzerine 11/01/2019 tarihli görüşme tutanağı tanzim edilmiş, 112 acil çağrı merkezine 11/01/2019 tarihinde karakola ihbardan önce teyze *** ***’ın ihbarda bulunduğu aynı şekilde 11/01/2019 tarihinde 112 acil çağrı merkezine mağdureye dayısı tarafından tecavüzde bulunulduğu yönünde ihbar yapılmış mevcut ihbarlar doğrultusunda mağdure *** *** *** ile psikolojik danışman ve rehber öğretmen *** *** mağdure ile görüşmüş mağdure rehber öğretmenine 8 yaşındayken dayısının kendisine tevcavüz ettiğini annesine söylememesi hususunda tehdit ederek korkuttuğunu aralıklı olarak bu durumun devam ettiğini en son 1 ay önce tecavüze uğrayacakken yengesinin uyanması üzerine birşey yapmadığını olayı annesine 2-3 gün önce anlattığını ancak kendisini yurda alırlar diye durumu polise bildirmediklerini beyan etmiş mağdurenin mevcut ihbar ve öngörüşme sonrası ÇİM merkezinde ayrıntılı olarak beyanı alınmış beyanlarından özetle dayısı olan sanığın 6-7 yaşlarında restaurantta kıyafetlerini çıkartarak pantolon ve külotunu dizine kadar indirerek erkek özel bölgesine tükürerek kalçasına sokarak dokunduğunu, farklı günlerde sanığın erkek özel bölgesini sıkmasını istediğini, anneannesiyle yaşadığını ancak evde olmadığı günlerde sanığın kendi evine götürdüğünü kendi evinde 2-3 kez kendisine tecavüz ettiğini ayrıca restaurantta gittiğinde yengesini markete göndererek dükkanın arka kısmında erkek özel bölgesinin kalçasına dokunduğunu sanığın kendisine 1-2-3-4 ve 5. Sınıflarda dokunduğunu 6.sınıfta dokunmadığını sanığın kız özel bölgesine de cinsel organını sürttüğünü sanıktan beyaz sıvı çıktığını bu olayları kimseye anlatamadığını sanığa ‘seni annene söyleyeceğim’ dediğinde sanığın kendisine ‘annene söylersen bir daha anneni göremezsin’ dediğini ayrıca sanığın okuldan alıp eve götürmek istediğinde kendisine itiraz ettiğini sanığın elinden tutup ‘seni döverim’ dediğini , kendisine vurduğunu ‘senin dünyanı başına yıkarım, anneni öldürürüm’ şeklinde tehditlerde bulunduğunu beyan etmiş mevcut ifadeler mağdurenin ailesi ile etkileşim içinde olmadığı bir anda alınmış olup mağdure detaylı olarak olayları anlatmış sanığın mağdureye yıllara yayılan dönem içerisinde uzun süre cinsel istismar boyutunda kalacak şekilde eylem gerçekleştirdiği mağdurenin bu duruma karşı çıkması üzerine sanığın tehdit içeren sözler söyleyip mağdureye vurduğu anlaşılmış yargılama aşamasında mağdurenin böyle bir olay olmadığı kızdığı için iftira attığını beyan etmiş sanık suçlamaları kabul etmemiş tanıklar sanığın eylemini görmediklerini, duymadıklarını beyan etmiş iseler de olayın ortaya çıkış şekli mağdurenin ihbar üzerine beyanının alınmış olması , alınan beyanında detaylı olarak olayları anlatması mevcut olayla ilgili mağdurenin ilk beyanına başvuran rehber öğretmeni *** ***’ya olayı anlatması sebebiyle mağdurenin utanç duyduğu yönündeki beyanları mağdurenin eylemi anlatırken detaylandırması ve ifade tarihinde 11 yaşını bitirmeyene mağdurenin sanığın eylemleri sırasında vücudundan sıvı geldiği yönündeki beyanları eylemlerin gerçekleştiği yerlerden birisi olan iş yerinin konumu ile ilgili anlatımların yapılan keşifle doğrulanmış olması ve mağdurenin vermiş olduğu ayrıntılı bilgilerin yaşı ve gelişimi gereği yaşamadan bilmesinin mümkün olmaması mevcut bilgilerin ancak yaşanması durumunda anlatılabileceği dikkate alınarak mağdurenin soruşturma aşamasında alınan beyanları hükme esas alınmış sanığın mağdureye tehdit ve vurmak suretiyle iradesini baskı altına alması söylenen tehdit sözlerinin mağdurenin yaşı dikkate alındığında büyük korku uyandıracağı sonucuna varılmış, bu sebeple sanığın cinsel istismar suçundan TCK’nın 103/4 maddesinin tatbiki gerektiği sonucuna varılmış, mağdurenin bakım ve gözetim yetkisi anneannesine bırakılmış olup sanığın dayısı olmakla birlikte mağdureye bakım ve gözetim yükümlülüğü olmaması sebebiyle mağdurenin dayısı olan sanık tarafından rızası dışında kendi evine 3-4 kez götürülmüş olması ve bunun tehdit ile gerçekleştirilmiş olması sebebiyle özgürlüğü kısıtlama suçunun zincirleme şekilde gerçekleştirildiği hususunda tam bir vicdani kanaate varılmış olup sanığın sübut bulan eylemi karşılığı cezanın sosyal ve uyarma amacı, suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak eylem karşılığı alt sınırdan ceza tayini ile sanık lehine TCK 62 maddesi tatbiki suretiyle aşağıdaki karar tesis edilmiştir.” gerekçeleriyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık hakkında kurulan hükümlerde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/1406 Esas, 2022/1468 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneği ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.