Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/16310 E. 2023/1592 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16310
KARAR NO : 2023/1592
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı (Mağdureler …, Sema ve …’ya karşı)
HÜKÜM : Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2021/40 Esas, 2022/75 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdureler … ve …’ya yönelik eylemleri sebebiyle çocuğun cinsel istismarı üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 15 yıl 7 ay 15 hapis cezasına; mağdure Sema’ya yönelik eylemi sebebiyle ise aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 62 ve 53 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/869 Esas, 2022/1114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında mağdure Sema’ya yönelik eylemi sebebiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan (6545 sayılı değişiklik öncesi hali ile) 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına, mağdureler … ve …’ya yönelik eylemleri sebebiyle ise aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılğınca düzenlenen 19.12.2022 tarih, 9-2022/145467 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdure beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğuna, taraflar arasında husumet bulunduğuna, dosyada sanığın cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığına, eylemler kabul edilse dahi sarkıntılık aşamasında kaldığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekili ile Katılan Mağdureler … ve … Vekillerinin Temyiz İstemleri
Sanığa üst sınırdan ceza verilmesi ve hakkında takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; mağdurelerin aşamalarda birbiri ile uyumlu ve birbirini doğrular nitelikteki beyanları, katılan …’nın beyanı ve sanığın mağdurelerin ön cinsel bölgesine dokunmalarını doğrulayan dolayısı ile sanığın tevil yollu ikrar içeren savunması hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın beyanlarının çelişki arz ettiği, savunmalarına itibar edilmediği, sanığın savunmalarının kendisini suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, mağdurelerin ve katılanların sanığa iftira atmasını gerektirir bir delil bulunmadığı, sanığın üzerine atılı her üç mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği, sanık savunması, katılan ve mağdurelerin beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sabit olduğu, sanığın savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğundan itibar edilmeyerek sanığın üzerine atılı her üç mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçlarını işlediği vicdani kanaatine varılarak sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/869 Esas, 2022/1114 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurunu kabul etmiş ve yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince eylemlerin sübutuna ilişkin kabulünü yerinde görmekle birlikte;
3. Sanığın katılan mağdure Sema’ya yönelik eyleminin suç tarihi ve dolayısı ile uygulanması gereken kanun maddeleri açısından İlk Derece Mahkemesinin hatalı karar verdiği; dosya kapsamına göre eylemin 2014 yılında gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiği ancak ay ve gün olarak tespit yapılamadığı, bu durumun sanık lehine değerlendirilerek 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi hali 5237 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği sonucuna varıldığı görülmüştür.

4. İlk Derece Mahkemesince katılan mağdureler … ve …’ya yönelik suç tarihleri itibariyle yürürlükte olan 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ve katılan mağdurelerin on iki yaşından küçük olmaları, eylemin zincirleme şeklinde gerçekleşmiş olması da gözönüne alınarak yapılan değerlendirme ve nitelendirme, uygulanan kanun maddeleri yerinde olmakla birlikte, hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapıldıktan sonra “gün” kelimesinin unutulduğu ve bu durumun maddi hata olduğunun değerlendirildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdureler … ve … vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmekle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/869 Esas, 2022/1114 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili, katılan mağdureler … ve … vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.