YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16322
KARAR NO : 2023/1588
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2015 tarihli ve 2015/1317 numaralı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul Anadolu 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/256 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.İstanbul Anadolu 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/256 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararının sanık ile müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay Kapatılan 14. Ceza Dairesinin 24.11.2016 tarihli ve 2016/8061 Esas, 2016/8077 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2017 tarihli ve 14-2016/202192 sayılı itiraznamesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun tamamlandığı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulama koşullarının oluştuğu ileri sürülerek hükmün bozulması yönünde karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek Yargıtay Kapatılan 14. Ceza Dairesinin 24.11.2016 tarihli ve 2016/8061 Esas, 2016/8077 Karar sayılı kararına itiraz edilmiştir.
5.Yargıtay Kapatılan 14.Ceza Dairesinin 13.04.2017 tarihli ve 2017/663 Esas, 2017/2064 Karar sayılı kararı ile Dairenin onama ilamı usul ve kanuna uygun görülüp, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden reddiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.
6.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.09.2021 tarihli ve 2017/(Kapatılan)14-745 Esas, 2021/408 Karar sayılı Kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Yargıtay Kapatılan 14.Ceza Dairesinin 24.11.2016 tarihli ve 2016/8061 Esas, 2016/8077 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, İstanbul Anadolu 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2015/256 Esas, 2016/31 Karar sayılı hükmünün sanık hakkında uygulama koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin uygulanması ve uygulama koşulları bulunduğu halde aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmaması isabetsizliklerinden bozulmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar verilmiştir.
7.İstanbul Anadolu 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/226 Esas, 2022/273 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurun adli tıptan alınan raporunda bulgu bulunmadığına, mağdur ile kardeşi olan tanık …’nin ifadelerinin çelişkili olduğuna, pedagog değerlendirmesine göre mağdurun yaş dönemine nazaran zihinsel ve duygusal gelişiminin geride olduğuna, kendisini ifade etmekte zorlandığına, zaman ve mekan
bütünlüğünün olmadığına, dolayısıyla ifadesine itibar edilemeyeceğine, tanıkların ifadelerinin görgüye dayalı olmadığına, sanığa iftira atıldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme, “…Her ne kadar sanık atılı suçu işlemediğini bildirmiş ise de; eylemin olduğu tarih 29/04/2015 tarihidir. … sanığın kendisini kömürlüğe götürdüğünü, orada sinkaf ettiğini, daha önce de bunu yaptığını söylemiştir. … …’ın beyanını doğrulamıştır. … da hem …’ın hem de Rıdvan’ın beyanlarını doğrulamıştır. … *** ve … *** de bu beyanları doğrulamışlardır. Tüm bu beyanlar birlikte değerlendirildiğinde sanık …’in mağdur …’ı arka tarafından organ sokmak suretiyle birden fazla kez istismarda bulunduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar sanık hakkında TCK’nun 103/4. Maddesinin uygulanması talep edilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun gerekçesinde de belirtildiği üzere mevcut olayımızda bu maddenin uygulama olanağı bulunmamış, bu madde uyarınca arttırım yapılmamıştır. Sanığın eylemi TCK’nun 103/2, 43/1. Maddelerine mümas zincirlemeli olarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturmaktadır…” şeklindeki gerekçesiyle sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükümde; gerek katılan mağdurun kardeşi ….’nin gerekse mağdurun beyanlarında istikrarlı olarak sanığın farklı zamanlarda mağdurun anal bölgesine organ sokmak suretiyle istismarda bulunduğunu ifade etmeleri, olay örgüsü içerisinde mağdur ile kardeşinin sanığa bu yönde iftira atmalarını gerektirir bir husumetlerinin bulunmaması, 29.04.2015 günü gerçekleşen son istismar eyleminin hemen ardından alınan beyanlarda mağdur ile kardeşinin olayı birebir ayrıntılı şekilde anlatmaları karşısında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/226 Esas, 2022/273 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle re’sen de temyize tabi hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.