Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/16437 E. 2023/822 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16437
KARAR NO : 2023/822
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2020 tarihli ve 2019/203 Esas, 2020/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yollamasıyla 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 30.12.2022 tarihli ve 2020/1603 Esas, 2020/2034 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.02.2022 tarihli ve 2021/26857 Esas, 2022/1235 Karar sayılı kararı ile “İlk derece mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurun maddi hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bu mümkün olmadığı takdirde soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’sinin duruşmada taraflarla birlikte izlenerek beyanlarının alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen mağdurun çocuk izlem merkezinde alınan görüntülü ifade CD’si de izlenmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli ve 2022/133 Esas, 2022/309 Karar sayılı bozma ilamı uyarınca mağdurun soruşturma evresi görüntülü ifade CD’si duruşmada izlenip beyanların alınmasından sonra verilen kararı ile sanık hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yollamasıyla 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 62 ve 53 maddeleri uyarınca neticeten 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.12.2022 tarihli ve 9-2022/116407 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri; sanığın mağdura karşı atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında cezalandırılmasına yeterlı delil bulunmadığına, mağdur tarafın gerçekleştiğini iddia ettikleri olaydan on dört gün sonra sanığı şikayet ettiklerine, olay sırasında olay yerinde olan savunma tanıklarının beyanlarına neden itibar edilmediğinin kararda tartışılmamasının gerekçesiz karar verme niteliğinde kesin hukuka aykırılık nedeni olduğuna ilişkindir.

2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; verilen cezanın takdiri indirim de uygulanmak suretiyle alt sınırdan verilmesinin kanuni olmadığına ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda mahkemece “Olay günü mağdur çocuğun annesiyle birlikte dede diye hitap ettiği sanığın evine gittikleri, sanığın mağdur çocuğu pantolonunu çıkartıp parmağını mağdur çocuğun anüsüne soktuğu, sanığın mağdur çocuğun cinsel organı yaladığı, ayrıca sanığın kendi cinsel organını çıkartıp mağdur çocuğa yalatmak istediği, mağdurun kaçarak odadan çıktığı” şeklinde olayın gerçekleştiği kabul edilmiş, “Mağdur çocuğun 5 yaşında olması ve olayı detaylı

bir şekilde anlatması, mağdur çocuk ve müştekinin sanığa herhangi bir suç isnadında bulunmasını gerektirir bir husumetinin olmayışı, mağdur çocuğun beyanlarının tutarlı ve güvenilir olduğuna ilişkin Adli görüşme ve değerlendirme raporu hep birlikte dikkate alındığında sanığın savunmasının dosya içeriği ve elde edilen delillerle bağdaşmayan, maddi gerçek ile de uyum göstermeyen, suçtan kurtulmaya matuf savunmalar olarak değerlendirildiğinden bu savunmaya itibar edilmediği” gerekçesiyle sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dolayı cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV.GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurun anal muayenesi sonucu… Uzmanınca düzenlenen 13.11.2019 tarihli adli raporda organ sokulduğuna dair fiziksel bulguya rastlanılmadığının bildirilmesi, mağdurun annesi müşteki …’nın aşamalardaki ifadelerinde olay sonrasında yaptığı kontrole göre mağdurun poposunda herhangi bir ekimoz, yara izi, kanama gördüğüne dair bir beyanının bulunmaması, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın parmağını mağdurun makatına ya da cinsel organını mağdurun ağzına soktuğuna dair eylemin şüphede kalıp mevcut haliyle mağdurun yanağı ile dudağından öperek, kıyafet içerisinden kalçasına dokunma şeklinde sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli ve 2022/133 Esas, 2022/309 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkraları gereğince BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.