Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/16543 E. 2023/2108 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16543
KARAR NO : 2023/2108
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hühmolunan ceza miktarına göre 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2017 tarihli ve 2017/248 Esas, 2017/442 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 14.02.2018 tarihli ve 2018/416 Esas, 2018/238 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16.05.2022 tarihli ve 2021/15511 Esas, 2022/4465 Karar sayılı kararı ile sanığın on beş yaşından küçük mağdureye yönelik cinsel istismar eyleminden kurulan hükümde temel cezanın neden alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiğine dair denetime elverişli somut gerekçeler gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/384 Esas, 2022/535 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafii Temyiz İsteminde
Özetle; olaya konu görüntüler izlendiğinde cinsel eylem olmadığını, varsayımlarla ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğunu, temyiz incelemesinin duruşmalı olmasını ve mahkumiyet kararının bozulmasını talep etmiştir.

B.Katılan Bakanlık Vekili Temyiz İsteminde
Özetle; alt sınırdan ceza tayini ve takdiri indirim yapılmasının kamu vicdanını zedelediğini, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince ”… İlçesinde faaliyet gösteren **** Marketin sanığın babasına ait olduğu ve bu markette tek başına bulunduğu esnada 01/01/2008 doğumlu mağdure … *******’in alışveriş etmek amacıyla kardeşi … ile birlikte bu markete geldikleri, mağdurenin patlıcan ve dondurma almak istediği ve fiyatını sorduğu, ancak sanığın kendisine her hangi bir yanıt vermeksizin doğrudan mağdurenin arkasına geçtiği ve kendisine sarıldığı, daha sonra da göğüslerini ve cinsel organını ellediği, sanığın davranışlarından rahatsız olan mağdurenin bu davranışlar üzerine marketten kardeşi ile birlikte ayrıldığı ve dosya içerisinde bilirkişi tarafından çözümlenen kamera görüntülerine göre sanığın daha sonra marketten dışarıya çıkarak mağdurenin gidiş yönüne doğru hareket etmeksizin kendilerini bir süre izlediği, sanığın eyleminin bu suretle 01/01/2008 doğumlu olan mağdureye yönelik olarak cinsel istismar suçunu oluşturduğu, iddia, mağdurenin çocuk izleme merkezi ve kovuşturma aşamasında mahkemede vermiş olduğu birbirini doğrulayan anlatımları, kamera kayıtları, CD izleme tutanakları ve Kamera kayıtlarının çözümüne ilişkin 22.09.2017 tarihli bilirkişi raporu ile de sabit olduğu anlaşılmakla, sanığın mağdure … *******’e yönelik çocuğa karşı cinsel istismar suçunu işlediği sabit görülmekle sanığın eylemine uyan TCK 103/1-1. ve 3.cümle gereğince suçun işleniş biçimi, meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınarak takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alınarak TCK 62/1 maddesi gereği takdiri indirim uygulanmasına karar verilerek” şeklinde gerekçeyle hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2- Sanık hakkında görülen yargılama neticesinde mahkemece yapılan kabul ve vasıflandırmanın çocuğun cinsel istismarı olarak belirlenmesine rağmen hüküm fıkrasında suç adının “Sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarı” olarak yazılması düzeltilebilir hukuka aykırılık olarak görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçenin (2) numaralı bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/384 Esas, 2022/535 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazıları yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hükümde yer alan ”… Sarkıntılık düzeyinde …” ibaresinin hükümden çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.