YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16743
KARAR NO : 2023/3430
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/386 E., 2022/388 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/494 Esas, 2020/74 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile getirilen değişiklik öncesi 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci
fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2020/1005 Esas, 2020/1166 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun;
a) Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile getirilen değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 25 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının, katılan Bakanlık vekili ile sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24.05.2022 tarihli ve 2021/20127 Esas, 2022/4838 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün onanmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan “Sanığın mağduru evde zorla tuttuğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin bulunmayıp tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2022 tarihli ve 2022/386 Esas, 2022/388 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mahkeme kararının hatalı olduğuna, mağdurun beyanına itibar edilmesi gerektiğine, usul ve yasaya aykırı olan beraat kararının bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’in katılan mağdurun amcası olduğu, sanık olan amcası ile sık sık vakit geçirdiği, zaman zaman sanığın evine gittiği, on bir – on beş yaşları arasında mağdur ile sanığın evde yalnız bulundukları günlerde sanığın önce cinsel organını mağdurun poposuna değdirmek, dudaklarında öpme, erkek erkeğe
müstehcen film seyretme şeklinde gerçekleşen eylem sonucunda ilerleyen zamanlarda mağdurun sanığın evinde zaman geçirdiği bir gün sanığın mağdura kızarak pantolonunu çıkarmasını söylediği, mağdurun da korktuğu için pantolonunu çıkardığı, sanığın da pantolonunu çıkardığı, mağdura “Gel üzerime çık” dediği, mağdurun kabul etmediği, bunun üzerine sanığın mağdura bağırıp kızdığı, mağdurun üzerini giyinmesi üzerine “Daha işimiz bitmedi” diyerek mağduru tekrar soyduğu, mağdurun korkudan sanık ile birlikte yattığı, mağduru yüzüstü yatırıp arkasına geçtiği cinsel organını mağdurun poposuna sokarken mağdurun “Acıyor” demesi üzerine sanığın mağdura “Domal dört ayak üstünde dur” dediği mağdurun korktuğu ve sanığın istediğini yaptığı, sanığın cinsel organını mağdurun poposuna soktuğu, sanığın mağdurdan cinsel organını makatına sokmasını istediği, mağdurun kabul etmemesi üzerine bağırarak talebini gerçekleştirmesi için zorladığı, mağdurun ereksiyon halinde olmayan cinsel organını sanığın arka bölgesine sürtmesi ile etkilenen sanığın bu kez kendi cinsel organında prezervatif takılı olduğu halde “Bitmek üzere” diyerek mağdurun arka tarafına geçtiği ve cinsel organını mağdurun anal bölgesine sokmaya çalıştığı, bu olaydan bir süre sonra mağdurun ailesi ile birlikte bulundukları evden taşınmasından sonra sanığın da evini yakın bir yere taşıdığı, sanığın zaman zaman mağduru evlerine götürdüğü bazen de mağdurun annesinin bir şeyler göndermesi üzerine mağdurun kendisine verilen şeyleri götürmek üzere sanığın evine gittiği, bu zamanlarda sanığın mağdurla 20-25 defa anal yoldan ilişkiye girdiği, eylemlerini mağdurun fiziken güçlenip karşı koymaya başladığı 15 yaşına kadar sürdürdüğü, sanığın suçlamaları kabul etmediği, sanığın eşi …’nın soruşturmada savcı huzurundaki beyanında; sanığın resmi nikahlı eşi olduğunu, sanığı ceza evine ziyarete gittiğinde kendisine “Ben onu zorlamadım, tecavüz de etmedim, birbirimize sadece sürtme eylemi gerçekleştirdik, erkek erkeğe ilişki içeren videolar seyrettik, tevbe ettim” şeklinde savunmada bulunduğunu beyan ettiği, ancak Mahkemede beyanında ifadesinden döndüğü, İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 15.10.2018 tarihli raporuna göre; mağdurda akut veya kronik fiili livatanın tıbbi delillerine rastlanmadığı ancak kişinin yaşı ve vücut gelişimi dikkate alındığında rıza, tehdit ve kayganlaştırıcı madde kullanımı gibi direncin kırıldığı durumlarda herhangi bir bulgu oluşmadan da livata eyleminin gerçekleşmiş olabileceği, şahsın vücudunda sözü edilen olaylarda meydana gelen travma bulgusu olmadığı, beden ve ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olmadığının belirtildiği, Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesine ait 16.01.2020 tarihli raporda; mağdurdan alınan anamnez ve yapılan ruhsal durum muayenesi sonucunda şahısta halen ‘Hafif düzeyde post travmatik stres bozukluğu’ olduğu, dolayısıyla ruh sağlığının bozulduğu ancak yeterli tedavi almadığının belirtildiğinin Mahkemece kabul edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
6284 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunan katılan Bakanlık vekilinin, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmünün verildiği tarihte reşit erkek olan mağdura karşı işlenen suçla ilgili açılan davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi Mahkemece verilen hukuki dayanaktan yoksun katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, katılan Bakanlık vekilinin sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.