YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16750
KARAR NO : 2023/1068
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarih ve 2022/3 Esas, 2022/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 43 üncü maddesi gereğince 26 yıl 8 ay hapis ve 53 üncü maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının f bendi, beşinci fıkrası ile 43 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis ve 53 üncü maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince hak yoksunluklarına ve tutukluğun devamına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 11.10.2022 tarih ve 2022/1795 Esas, 2022/2565 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.12.2022 tarihli ve 9-2022 /152260 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi;
Sanığın atılı suçları işlediğine dair somut ve kesin delil olmadığına, mağdure beyanının sanık beyanına üstün tutulmasına ilişkin somut ve inandırıcı gerekçeler gösterilmediğine, hürriyeti tahdit suçunun unsurlarının oluşmadığına bu suça yönelik zincirleme suç maddesinin yanlış uygulandığına, cinsel istismar suçundan ve zincirleme hükümlerinden alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi gösterilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Mahkemece; ”Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, sanığın mağdura karşı nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği mahkememizce kabul edilmiştir. Zira mağdurun soruşturma aşamasında sanığın tüm özel bölgelerine dokunduğunu, ya.ağıyla gö.üne ve a.ına dokunduğunu, ya.ağıyla gö.üne girdiğini, canının acıdığını, ön özel bölgesine kendi özel bölgesiyle dokunduğunu ve canının yine yandığını bu eylemlerin sanığın evinde olduğunu beyan ettiği, kovuşturma aşamasında da kollukta verdiği ifadenin doğru olduğunu beyan ettiği, mağdurun verdiği beyanların tutarlı ve istikrarlı olduğu, bunun yanında mağdurun yapılan anal muayenesinde anal penetrasyon veya sürtünme yönünden pozitif bulgular olduğu ve bulguların son 10 gün içerisinde gerçekleşmiş olduğunun belirtildiği, bu haliyle mağdurun detaylı anlatımının anal muayene raporu ile de birebir uyumlu olduğu, bu sebeple beyanına itibar edilmesi gerektiği, bunun karşısında sanığın savunmasının ise soruşturma aşamasında mağdurun babasının mağdurun annesine kızdığını bağırdığını, bunun için mağdurun babasından intikam almak amaçlı bu olayı gerçekleştirdiği, ancak sadece sürtündüğü, organ sokmadığı, kovuşturmada ise eylemleri külliyen kabul etmediği, mağduru hiç evine almadığı, baş başa kalmadığı yönünde olduğu, yine duruşmada mağdur ile baş başa hiç kalmadığını beyan ettiği, ancak görüntüler kendisine gösterildiğinde görüntülerdeki şahsın kendisi olduğunu kabul ettiği, bu sebeple beyanlarının ciddi çelişki ve tutarsızlık içerdiği, mağdurun tutarlı dosya arasında yer alan muayene raporu ile birebir uyumlu anlatımı karşısında sanığın savunmasına itibar edilemeyeceği kanaati mahkememizde oluşmuştur. Sanığın eylemini mağdur anlatımı ile anal muayene raporu arasındaki uyum da gözetilerek organ sokarak gerçekleştirdiği kabul edilmiştir. Zira beyanlarına itibar edilen mağdur sanığın organ soktuğunu söylemekte, muayene raporuna göre de son 10 gün içinde anal penetrasyon gerçekleşmiş olabileceği belirtilmektedir. Öte yandan dosya arasına alınan sanığın telefonundan çıkan görüntülere ilişkin rapordaki fotoğrafalar da duruşma sırasında hem mağdurun babası müşteki …’e hem de sanık …’ya gösterilmiş, bir kısım fotoğraflarda yer alan kırmızı ve gri minderin yer aldığı ortamın müşteki …’e ait ev olduğu hem müşteki hem de sanığın beyanı ile ortaya çıkmış, bu şekilde mağdurun istismar eylemlerinin sanığın evinde gerçekleştiği şeklindeki beyanının yanında müştekiye ait evde de gerçekleştiği anlaşılmıştır. Bu haliyle sanığın eylemi mağdurun anlatımı doğrultusunda ve mağdurun anlatımı ile uyumlu olan anal muayene raporuna göre de 12 Yaşından Küçük Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı suçu olarak sübut bulduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 103/2-2. Cümle gereği cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Mağdurun anlatımı ile de uyumlu olarak mağdura karşı cinsel istismar eyleminin yukarıda da bahsedildiği üzere iki ayrı evde birden fazla kez gerçekleştiği anlaşılmış olup istismar suçu yönünden hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak arttırım yapılma yoluna idilmiştir. Öte yandan sanığın mağduru kendi evinde istismar ettiği, mağdurun anlatımına göre kapının çalması üzerine kaçtığı buradan da anlaşılacağı üzere mağdurun orada rızası dışında bulunduğu, bu olayın da birden fazla kez gerçekleştiği, ayrıca yine müştekiye ait evde de istismar eylemlerinin gerçekleştiği ve bu bu haliyle sanığın mağduru evde tutma şeklinde gerçekleşen eyleminin de cinsel istismar eylemi ile sınırlı olmadığı, cinsel istismarın süresini aştığı, bu haliyle sanığın eylemi dolayısıyla 5237 sayılıTürk Ceza Kanun’u 109/1 maddesi uyarınca cezalandırması yoluna gidilmiş, eylemini çocuğa karşı ve cinsel amaçla gerçekleştirdiği için Türk Ceza Kanun’u 109/3-f ve 109/5 maddesi gereğince cezasında arttırım yapılmış, yine eylemini birden fazla kez gerçekleştirdiği için hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır. Her ne kadar sanık müdafii tarafından sanığın akıl sağlığının yerinde olmadığı savunulmuş ise de alınan hastane raporuna göre sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu ortaya çıkmış ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’u 32. madde hükümleri uygulanmamıştır. Sanığın dosyaya yansıyan geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri değerlendirilmekle sanık hakkında olumlu kanaate ulaşılamadığından takdiren sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’u 62/1 maddesi uygulanmayarak hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
2. Dosya kapsamında bulunan deliller
a)16.11.2021 tarihli Çocuk İzleme Merkezi Adli Görüşme Değerlendirme Raporuna göre mağdurenin beyanlarının anlaşılabilir ve güvenilir olduğu,
b)Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk İzleme Merkezinin 08.11.2021 tarihli ve 2021/523 sayılı raporu
c)Sulh Ceza Hakimliğinin 08.11.2021 tarih 2021/2180 D.İş sayılı kararı gereğince sanık …’dan ele geçirilen cep telefonu/dijital metaryaller üzerinde 5271 sayılı Kanun’un134 üncü maddesi gereğince Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce inceleme yapıldığı, yapılan incelemede rapora göre sanıktan elde edilen cep telefonunda sanığın mağdur … isimli çocuğa yönelik gerçekleştirmiş olduğu Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı suçunu işlediğinin görüntülerle de tespit edildiği,
d)Yine dosya arasına alınan Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan 25.01.2022 tarihli İnceleme Raporuna göre, mağdurenin ve sanığın bir arada yer aldığı, mağdurenin cinsel bölgelerinin açık olduğu, sanığın temas halinde olduğu arka planda kırmızı ve gri renkler içeren minder bulunan 8 adet fotoğrafın oluşturuldu* erişildi* değiştirildi* tarihlerinin 09.10.2021 tarihi olduğu, yine yine arka planda kırmızı ve gri renkler içeren minderin bulunduğu, mağdurla sanığın bir arada yer aldığı, mağdurun cinsel bölgelerinin açık olduğu ve sanıkla temaslı olduğu 11 adet fotoğrafın oluşturuldu* erişildi* değiştirildi* tarihlerinin 15.10.2021 tarihi olduğu, geriye kalan 54 adet mağdurun ve sanığın yer aldığı, mağdurun çıplak olduğu, bazı fotoğraflarda sanık ile temas halinde olduğu fotoğrafların oluşturuldu* erişildi* değiştirildi* tarihlerinin 09.10.2021 ve 07.11.2021 tarihleri arasında olduğu, mağdurla sanığa ait 4 adet videonun kesin olmamakla birlikte oluşturuldu* erişildi* değiştirildi* tarihlerinin 15.10.2021 tarihi olduğunun belirlendiği,
e)05.05.2022 tarihli Adana Dr. Ekrem … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi raporunda sanığın suça yönelik, suç tarihi itibari ile cezai ehliyetinin tam olduğuna dair rapora ilişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında 07.11.2021 olarak gösterilen suç tarihinin 05.11.2021 olarak mahalinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin aşamalarda doktor raporları ile uyumlu anlatımı, Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan 25/01/2022 tarihli inceleme raporu, sanık savunması ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi nazara alınarak sanık ve müdafiinin sanığın atılı suçları işlediğine dair somut ve kesin delil olmadığına, mağdure beyanının sanık beyanına üstün tutulmasına ilişkin somut ve inandırıcı gerekçeler gösterilmediğine, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ile zincirleme suç maddelerinin uygulanması sırasında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olmadığına ve sair hususlara yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede
1.Tüm dosya kapsamına göre; sanığın istismar eylemlerinin, mağdurenin babasının işe gittiğinde mağdureyi sanığın evine bıraktığı zamanlar ile mağdurenin evinde gerçekleştiği anlaşılan olayda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği gözetildiğinde ilk derece mahkemesince sanığın kanuni unsurları itibarıyla oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, anılan karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A.Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde;
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 11.10.2022 tarih ve 2022/1795 Esas, 2022/2565 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 11.10.2022 tarihli ve 2022/1795 Esas, 2022/2565 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.