Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/16753 E. 2023/2294 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16753
KARAR NO : 2023/2294
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 20.02.2013 tarihli, 2013/1324 Esas numaralı iddianame ile sanık hakkında beden veya ruh sağılığını bozacak şekilde cinsel saldırı suçundan dava açılmıştır.

2. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2014 tarihli ve 2013/72 Esas, 2014/231 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2014 tarihli ve 2013/72 Esas, 2014/231 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21.10.2021 tarihli ve 2021/1527 Esas, 2021/8581 Karar sayılı kararı ile “Mağdurede herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa bundan dolayı olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olup olmadığı, durumunun hekim olmayanlar ile kendisini tanıyanlar veya çevresinde yaşayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2021/362 Esas, 2022/230 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın alt sınırdan cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna ve re’sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Kronik şizofren teşhisi ile tedavi gören mağdurenin çelişkili tutarsız beyanları ile olayı katılandan dinleyen tanıkların ifadelerine itibar edilerek sanığın cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna ve re’sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece bozma ilamına uyularak mağdur hakkında aldırılan Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu’nun 11.04.2022 tarihli raporunda mağdurede ‘Psikotik Bozukluk’ saptandığı, bu akıl hastalığı nedeniyle mağduru bulunduğu olayda fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağı, durumunun hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakın tanıyanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği, beyanlarına ancak kuvvetli delillerle desteklendiği takdirde ana hatlarıyla itibar edilebileceğinin bildirildiği; Mahkemece dosya içerisinde bulunan tüm deliller bir bütün halde değerlendirildiğinde, sanık her ne kadar savunmasında; atılı suçu işlemediğini iddia etmişse de, mağdurenin tutarlı olarak tüm aşamalarda sanık ile önce sigara içtiklerini, sanığın asansöre binip aşağıya inelim şeklindeki teklifinden sonra birlikte asansöre bindiklerini, burada sanığın kendisine sarılıp dudaklarından öptüğünü, cinsel organını çıkartıp tutmasını istediğini beyan ettiği, mağdurenin bu anlatımlarının kurumda görevli tanık anlatımları ile de desteklenip tutanağa bağlandığı, ayrıca asansörün kapısı açıldığında sanığın pantolonunu düzeltmeye çalıştığı hususunun dinlenen tanıklar tarafından ifade edildiği, bu sebeple sanığa suç isnat etmesini gerektirecek haklı bir nedeni bulunmayan mağdurenin tanık beyanları ile doğrulanan ifadesinin samimi ve inandırıcı olup, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya matuf olduğu anlaşılmış; sanığın, kronik şizofreni teşhisi ile tedavi gören ve alınan adli raporlara göre ruh ve beden bakımından kendini savunamayacak durumda olan mağdurenin aynı kurumda tedavi olmaları nedeniyle bu durumunu bildiği halde onunla bir şekilde yakınlık kurarak birlikte asansöre binip asansördeyken mağdureye sarılıp dudaklarından öpmek ve cinsel organını çıkartıp tutmasını istemek sureti ile cinsel saldırı eyleminde bulunmak şeklindeki fiilinde 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrası(suç tarihi itibariyle lehe olan) ve aynı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde yazılı basit cinsel saldırı suçunun tüm unsurlarının oluştuğu anlaşılarak hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırı bulunmamış, katılan mağdure vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2021/362 Esas, 2022/230 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.