YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2112
KARAR NO : 2023/5617
KARAR TARİHİ : 27.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/191 E., 2020/284 K.
SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Duruşmada dinlendiği sırada on beş yaşında olan mağdure …’nin davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, mağdureler vekilinin temyiz isteminin mağdure … yönünden reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin (mağdureler vekilinin mağdure
…’ye yönelik kurulan hükümler bakımından) hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebi, hükmedilen cezaların miktarına göre 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddedilmiştir.
Mahkemece kurulan hükümlerin sanık … ve … müdafileri tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, belirlenen tarihte yerinde görülen taleplere istinaden gerçekleştirilen duruşmaya sanık … müdafii katılmadığından sanık … yönünden duruşmasız; sanık … hakkında ise duruşmalı yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2008/57 Esas, 2014/321 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında mağdure …’ye yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
b)Sanık … ve … haklarında mağdure …’ye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına;
c)Sanıklar … …, …, … ve … haklarında mağdure …’ye yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına;
ç)Sanık … hakkında mağdure …’ye yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
d)Sanıklar … ve … haklarında mağdureler … ile …’ye yönelik ikişer kez beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına;
e)Sanıklar … ve … haklarında mağdure … ile …’ye yönelik ikişer kez kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2008/57 Esas, 2014/321 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay Kapatılan 14. Ceza Dairesinin 03.04.2019 tarihli ve 2018/7500 Esas, 2019/8724 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden tek bir fiile birden fazla mağdureye karşı atılı suçu işledikleri gözetilerek eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince birer kez cezalandırılmaları gerekirken yazılı şekilde mağdure sayısınca hükümler kurulması neticesinde cezaların fazla tayini; sanıklar …, …, … …, …, …, … haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan (birer kez), sanık …’un aynı suçtan (iki kez), sanık …’ın ise mağdure …’ye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan (bir kez) mahkumiyetlerine ilişkin hükümler yönünden mağdurelerin hangi sanığın hangi eyleminden dolayı ruh sağlıklarının bozulduğu veya her bir tarihteki eylemler sebebiyle ayrı ayrı ruh sağlıklarının bozulup bozulmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılarak belirlenecek lehe kanuna göre hükümler kurulması gerekirken yazılı şekilde 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının tatbiki suretiyle fazla ceza tayini; sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan (iki kez) kurulan hükümler yönünden sanık …’un, diğer sanıklar … ve …’ın mağdurelerle cinsel ilişkiye gireceklerini bildiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan (iki kez) beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi; sanık … hakkında mağdure …’ye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan (bir kez) kurulan hüküm yönünden adı geçen sanığın mağdure …’ye yönelik atılı suçu işlediğine dair soyut iddia dışında cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığı nazara alınarak beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2020 tarihli ve 2019/191 Esas, 2020/284 Karar sayılı kararı ile
a) Sanık … hakkında mağdure …’ye yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
b)Sanıklar … …, …, … ve … haklarında mağdure …’ye yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına;
c)Sanık … hakkında mağdure …’ye yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
ç)Sanık … hakkında mağdure …’ye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına;
d)Sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan (iki kez) 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına;
e)Sanıklar … ve … haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına;
f)Sanık …’in …’ye karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı; sanık …’un mağdureler … ile …’ye karşı(iki kez) beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.02.2022 tarihli ve 9-2022/21166 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Mağdureler Vekilinin Mağdure …’ye Yönelik Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi
Beraat kararları ve diğer bir kısım sanıklarla ilgili eksik ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B.Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın iş ortağı …’ye evinin ve arabasının anahtarını işlerinin aksamaması için verdiğine, …’nin o gece mağdureler ile eve geleceğinden bilgisi olmadığına, mağdureleri tanımadığına, olay gecesi eve gelip ayrıldığına, ertesi gün de evinden ayrılmalarını istediğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığına ilişkindir.
C.Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurelerin tanışmış oldukları kişilere on sekiz yaşından büyük olduklarına dair beyanda bulunduklarına, aksi düşünülse bile rızaen ilişki yaşandığından suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdurelerin dış görünüşleri itibarıyla büyük göstermeleri nedeniyle bir yanılmanın ortaya çıktığına, dolayısıyla ceza verilmesinin mümkün olmadığına ilişkindir.
D.Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Suçun unsurlarının hem maddi hem de manevi olarak oluşmadığına, soyut ve çelişkili mağdur beyanının tek başına cezalandırmaya gerekçe olamayacağına, mağdur beyanını doğrulayacak bir tanık veya başka bir delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
E.Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli, kesin ve somut delil bulunmadığına, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, dolayısıyla sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
F.Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdure …’nin beyanlarında önemli çelişkiler bulunduğuna, müvekkilinin önceki ifadelerini kabul etmediğine, sorgudaki ifadelerinin polislerin zoruyla verildiğine, müvekkilinin beyanlarının diğer sanıklar ve mağdureler tarafından doğrulanmadığına, iddianamede müvekkili yönünden yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiilin ya da fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklanamaması nedeniyle mahkumiyet kararının 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına göre yasaya aykırı olduğuna, müvekkilinin evinin 2+1 olduğuna, bir odada kendisi kalırken diğer odada iki erkek iki kız olmak üzere dört kişi kaldığına, suç işleneceğini kestirmenin mümkün olmadığına, mağdurelerin rızaları doğrultusunda müvekkilinin evine gittiklerine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığına, mağdure …’nin beyanı doğrultusunda …’nin ilişkiye girerken itiraz etmediğine, Mahkemenin adli tıp raporlarında yer alan rızalarının geçersiz olduğuna yönelik değerlendirmeyi esas alarak cezalandırma yoluna gittiğine, ortada işlenen suça yardım etmeye ilişkin fiilin bulunmadığına, suçun unsurlarına dair kastın bulunmadığına, sanıklar … ve …’in atılı suçu işlediklerine dair bulgu olmamasına rağmen müvekkilinin soyut beyanı ve hiçbir delille desteklenmeyen, ikrar niteliğinde olmayan beyanlarının cezalandırma için yeterli olmadığına, sanıklar arasında menfaat çatışması olduğuna, karar celsesinde sanıklar … … ve … için özel müdafilerinin bulunması nedeniyle zorunlu müdafinin görevi sona erdirilse bile sanıklar …, … … ve … için aynı müdafiinin bozma öncesi kırk dört celse, bozma sonrası da iki celse boyunca görev almasının yargılamanın sıhhatine etki ederek 5271 sayılı Kanun’un 152 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğine, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davadan haberdar edilmesi gerektiğine, müvekkilinin sanıklar … ve … ile birlikte mağdurelere yönelik cinsel istismar suçunu işlemek amacıyla yardım eden sıfatıyla suçlara katıldığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle beraatine karar verilmesinin zorunlu olduğuna ilişkindir.
G.Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Usul ve yasaya aykırı hükmün bozulmasına ilişkindir.
H.Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Usul ve yasaya aykırı hükmün bozulmasına ilişkindir.
I.Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Meydana gelen olayların eşit olarak değerlendirilemeyeceğine, mağdurelerin ruh sağlığının ocak ayında üç gün boyunca devam eden eylemler nedeniyle bozulduğunu açık olduğuna, zaten ruh sağlığı raporunda ayrım yapılamadığının belirtildiğine, mağdure …’nin beyanlarının zeka geriliği bulunduğu nazara alındığında ana hatları ve kuvvetli delillerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceğine, mağdure ifadelerinin diğer delillerle örtüşmediğine, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki sanığa özgüleme yapılmadığına, sanıkların da mağdurelere göre orta zekalı ve ne yaptığını bilmez sayılması gerektiğine, bir mağdurenin evlendiğini belirtip kendisinin bu işlere karıştırılmasını istemediğini dile getirmesine rağmen Adli Tıp Kurumuna sevkinin ağır hata olduğuna, yaş durumları ortaya çıktığına göre üç marttaki ilişkide rıza olup olmadığının yeniden değerlendirilmesine karar verilmek üzere bozma kararı talep edildiğine ilişkindir.
İ)Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin kızlık zarının bozulduğuna dair raporun olayın üzerinden yedi gün geçtikten sonra alındığına, bu yırtığın sanıkla ilişkilendirilemeyeceğine, bu sebeple beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın mağdure ile gezmesinin yaşını on sekiz olarak bilmesinden kaynaklandığına, o tarihte sanığın yirmi iki yaşında olduğu düşünerek mağdurenin yaşı hususunda herhangi bir şüpheye kapılmamasının anlaşılabilir bir durum olduğunda, 5271 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin uygulama şartlarının oluştuğuna, ruh sağlığı raporunda sanık ve eylem ayrımına gidilmediği gözetilerek sanığın eylemi nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunu söylemenin mümkün olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A.Mahkemece 13.01.2008 – 16.01.2008 Günleri Arasında Gerçekleştiği Kabul Edilen Eylemler
Sanık …’in 13.01.2008 günü yurttan kaçan on dört yaşındaki mağdure … ve orta derecede zeka geriliği olup konuşma özrü bulunan, mağduru olduğu fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayıp ruhsal yönden de mukavemet yeteneği bulunmayan, zeka geriliği hekim olmayanlarca anlaşılabilen on yedi yaşındaki mağdure … ile tanıştıktan sonra onları arkadaşı olan sanık …’in evine götürdüğü, … …’in mağdure …; …’in de … ile cinsel ilişkiye girdikleri, bir gün sonra …’in akrabası olan …’un arayıp evinin müsait olduğunu öğrendikten sonra mağdureler ve arkadaşı sanık … ile birlikte …’un evine gittiği, bu evde …’nin …; …’in de … ile cinsel ilişkiye girdikleri, …’un … ile …’in adı geçen mağdurelerle cinsel ilişkiye girdiklerini bildiği, 15.01.2008 günü … ile sanık …’in mağdureleri yanlarına alıp … barajı olarak belirtilen mevkiye götürdükleri, …’in … ile uzaklaştıktan sonra onunla cinsel ilişkiye girdiği, olay yerine sonradan gelen sanık …’ın da … ile ağaçlık bir yere doğru gittiği, …’ın … ile ilişkiye girmek istedği; ancak …’nin kabul etmediği, bunun üzerine onu öpüp okşayarak göğüslerini sıktığı kabul edilerek sanıkların cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
B.Mahkemece 03.03.2008 Günü Gerçekleştiği Kabul Edilen Eylemler
Mağdurelerin 02.03.2008 günü yurttan kaçtıkları, olay günü parkta oturdukları sırada sanıklar … ve …’ın mağdurelerle tanıştıkları, sanık …’u arayıp aracını istedikleri, … ve … ile mağdureler gezerken …’un aracını getirmelerini istemesi üzerine …’un evine geçildiği, … ve …’ın mağdurelerin kalacak yerlerinin olmadığını söyleyip …’un evinde kalmak için izin istedikleri, …’un müsaade edip hastanede bulunan eşinin yanına gittiği, …’nin mağdure …; …’ın da … ile ilişkiye girdikleri kabul edilerek hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Mağdureler Vekilinin Mağdure …’ye Karşı Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
1. Duruşmada dinlendiği sırada on beş yaşında bulunan mağdurenin davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
2. Ret sebebine göre Tebliğnamedeki mağdureler vekilinin mağdure …’ye yönelik temyiz isteminin esastan incelenmesine dair görüşe iştirak edilmemiştir.
B.Sanıklar … ve … Haklarında Mağdure …’ye Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, mağdure … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilerek Mahkemece kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C.Sanıklar … …, …, … ve … Hakkında Mağdure …’ye Yönelik, Sanıklar … ve … Hakkında Mağdure …’ye Yönelik, Sanık … Hakkında ise Her İki Mağdureye yönelik Ayrı Ayrı Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan; Sanık … Hakkında Mağdure …’ye Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan; Sanıklar … ve … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Sanıklar ile müdafilerinin aşamalardaki mağdurelerin yaşlarına yönelik hata savunmaları, mağdure …’nin fizyonomik olarak on altı-on yedi; mağdure …’nin ise on yedi-on sekiz yaşlarında gösterdiklerine dair İstanbul Adli Tıp Kurumu 6.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 24.10.2008 tarihli muayene kaydı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mağdurelere karşı işlendiği kabul edilen cinsel dokunulmazlığa karşı suçların oluşumu ile niteliği bakımından olaylarda 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı ile buna bağlı olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden de 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının tayini gerekirken bu konularda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Mağdureler Vekilinin Mağdure …’ye Karşı Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bendinde açıklanan nedenle mağdureler vekilinin mağdure …’ye karşı kurulan hükümlere yönelik vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanıklar … ve … Haklarında Mağdure …’ye Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçenin (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2020 tarihli ve 2019/191 Esas, 2020/284 Karar sayılı kararında sanıklar … ve … müdafileri ile mağdure … vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar … ve … müdafileri ile mağdure … vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C.Sanıklar … …, …, … ve … Hakkında Mağdure …’ye Yönelik, Sanıklar … ve … Hakkında Mağdure …’ye Yönelik, Sanık … Hakkında ise Her İki Mağdureye yönelik Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan; Sanık … Hakkında Mağdure …’ye Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan; Sanıklar … ve … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçenin (C) bendinde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2020 tarihli ve 2019/191 Esas, 2020/284 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafileri ile mağdure … vekilinin temyiz istemleri ve sanık … ile müdafiinin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.