Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/2595 E. 2023/1363 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2595
KARAR NO : 2023/1363
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.03.2018 tarih ve 2018/9327 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (e) bendi, 43 ve 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması ve hak yoksunluklarına karar verilmesi istemli kamu davası açılmıştır.

2. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2019 tarih ve 2018/280 Esas, 2019/233 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.11.2019 tarihli ve 2019/2416 Esas, 2019/2078 Karar sayılı ilamı ile katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.

4. Dava dosyası Yargıtay Cumuriyet Başsavcılığının 08.02.2022 tarihli ve 9-2020/4654 numaralı Tebliğnamesi ile onama görüşlü olarak Dairemize gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın sanık aleyhine bozulmasını ve indirim uygulanmaksızın üst sınırdan ceza verilmesini, iddia, mağdurenin detaylı anlatımı, soruşturma evrakının içerik ve kapsamı ile dosya içerisinde bulunan hukuka uygun yolla elde edilmiş tüm kanıt ve belgelerden sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin açık olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
14.02.2018 tarihli tutanağın on sekiz yaşından küçük olan mağdurenin avukatı olmadan polis tarafından tanzim edilerek usule aykırı hareket edilmesinin ve bu tutanağın mahkemede nazara alınmasının usuli bir bozma sebebi olduğu, tanık dinletme taleplerinin reddedilmesinin delillerin toplanması ve hakikkatin tespiti açısından hak ihlali olduğu, mağdurenin üçüncü kez istismara uğradığı tarih ve saatin kesin tespiti için arama kayıtlarının istenmesi talebinin reddedilmesinin gerçeğin ortaya çıkarılmasına engel bir durum teşkil ettiği, sanık müdafii tarafından sunulan kamera görüntülerinin dosyaya konulmadığı ve bilirkişi tarafından incelemesinin yapılmadığı buna göre hüküm tesis edildiği, yeteri kadar inceleme yapılmadığından mevcut kararın bozulması gerektiği, tanık ….’nin ifadelerinin çelişkili olduğu ve mahkeme heyetini yanılttığı, sanığın şirketinin yüksek güvenlikli olduğunu kamera kayıtlarının bulunduğunu savunmasına rağmen davayı aldatmaya yönelik dosyada hiçbir görüntü kaydı sunmadığını, dosyada yer alan görüntü kaydına ilişkin CD içeriğinin istismarın gerçekleştiği tarih ve saat ile ilgili olmadığı gibi hem soruşturma hem de kovuşturma evrelerinde olayın anlaşılmasına yönelik kamera kayıtlarının alınmadığı ve bu yönde gerekli delilin toplanmadığı, tüm tanıklarının sanığın ücret karşılığı çalışanları olup birinin de sanığın öz kardeşi olduğu, dolayısıyla bu tanıkların objektif olamayacakları, çocuğun cinsel istismarı vakalarında “Çocuğun beyanı esastır.” ilkesinden hareketle mağdurenin istismar sonrası çalışma arkadaşlarına, öğretmenlerine ve uzman doktora eylemi anlatması ve bu hususta raporları olmasına rağmen delil olarak yeterli görülmemesinin kararın isabetsiz olduğunu gösterdiğini, mağdurenin staj süresi boyunca uygunsuz tek bir davranışının olmamasına rağmen diğer çalışanlara uygunsuz mesaj atmıştır söyleminin olduğu, bu husunun mağdurenin üzerinde kötü kız algısı yaratma çabasından ibaret olduğundan bahisle kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece “Tüm dosya kapsamı incelenmiş, deliller takdir ve tahlil olunmuş, netice olarak, sanık savunması, mağdur ve müşteki beyanı, tanık beyanları, bilirkişi raporu ile tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; Mağdur … *****’ın ***** Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 12.sınıf öğrencisi olduğu dönemde, sanığın yönetim kurulu başkanı olduğu ***** Holding isimli firmada kurumsal iletişim departmanında staj yaptığı süreçte ifadesi tarihi olan 12/03/2018 tarihinden 1 ay öncesi olmak üzere iş yeri mutfağında bulunduğu sırada sanığın mutfağa geldiğinde yanından geçerken eliyle mağdurenin karnına dokunduğu ve yine aynı gün mağdureden kahve istemesi nedeniyle mağdurenin kahveyi sanığın çalışma odasına götürdüğünde sanığın onu süzdüğü, beline eliyle sarıldığı, kalçasına dokunarak tuttuğu ancak mağdurenin kendisini geri çektiği, sanığın yine mağdurenin beline sarıldığı ve kalçasına dokunarak elini çektiği yine bundan 1 hafta sonra mağdurenin firmadaki odasında bulunduğu sırada gelen sanığın onun elini tutarak okşadığı yönündeki iddialar ile açılan kamu davasında yapılan yargılamada, mağdurenin ve müştekinin beyanları, tanıkların ifadeleri, olay mahallinde yapılan keşif ve sunulan bilirkişi raporu, kamera görüntüleri ve buna ilişkin fotoğraflı rapor birlikte değerlendirildiğinde mağdurenin sanığa kahve getirip gittiği olaya ilişkin izlenen kamera görüntülerinde sanığın odasının asistanı olan tanık tarafından devamla surette görüldüğü ve yüzünün bu tarafa doğru dönük olduğu, odadan çıkan mağdurenin izlenen görüntülerde herhangi bir anormal durumunun ya da yaşandığı iddia edilen olaylardan dolayı bir farklılığın davranışlarına yansıyan bir durumun gözlemlenmediği ve yine firma içerisinde diğer kısımlarda ve sanığın odası önündeki asistan odası kısımlarında gün içinde bir çok kişinin girip çıkmakta olduğu, sanık ile mağdur arasında, mağdurun diğer tanıklarla ilgili uygunsuz davranışları nedeniyle mağdurun stajına son verilmesi konusunda husumet olduğu da nazara alındığında sanığın savunmasının aksine, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, Sanık … ***** hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması için kamu davası açılmışsa da, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, CMK-223/2-e maddesi uyarınca sanığın atılı suçtan BERAATİNE karar vermek gerekmiş,
Yukarıda açıklanan nedenler ışığında aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.” gerekçeleriyle sanığın beraatine karar vermiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.11.2019 tarihli ve 2019/2416 Esas, 2019/2078 Karar sayılı ilamı ile katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge

Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.11.2019 tarihli ve 2019/2416 Esas, 2019/2078 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.