YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4142
KARAR NO : 2023/1987
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 2020/1618 Esas numaralı iddianame ile sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dava açılmıştır.
2. Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/235 Esas, 2021/177 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/2340 Esas, 2021/3343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin, katılanlar vekilinin, O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2022 tarihli 9-2022/19072 sayılı Tebliğnamesi ile bozma talebiyle Daireye tevdi edilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafisinin Temyiz İstemi
Taraflar arasında husumet bulunduğuna, dosyadaki raporlarda sanık aleyhine olabilecek herhangi bulgu bulunmadığına ve tüm dosya kapsamına göre mağdurun aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları haricinde sanığın atılı suçtan cezalandırmasına yeter delil bulunmadığına ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken aksi yönde hüküm tesis edilmesine ve tayin edilen cezada takdiri indirim uygulamasının makul ve makbul olmadığına ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama sonucunda mahkemece dava konusu olayın; “mağdur …’nin ailesiyle birlikte sanık … *****’ün ablasına ait evde ikamet ettiği, olay günü sanığın mağdurun ailesinin yanına geldiği, burada biraz oturduktan sonra mağdura bir evde havalandırma işi olduğunu ve kendisine yardım etmesi gerektiğini söyleyerek evden çıkararak olay yerine getirdiği, burada önce yere örtü serdiği ve bunu gören mağdurun sanığın hareketlerinden şüphelenerek evden çıkmak istemesi üzerine sanığın sol kulak arkasına doğru eliyle vurarak mağduru yarı baygın vaziyete getirdiği ve mağduru yere yatırarak organ sokmak suretiyle fiili livata eylemini gerçekleştirdiği,” şeklinde kabul edilmiş,
Yine mahkemece bu kabul ve kurulan hükme dair;
“Jandarma Kriminal Laboratuvarının 16.07.2020 Tarihli Uzmanlık raporunda; mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanlarını doğrular biçimde 2 adet peçete üzerinde sanığa ait, diğer 3 adet peçete üzerinde ise karışım halinde hem sanık hem de mağdura ait DNA bulunduğu tespit edildiğinin belirtildiği, yine dosyada mevcut 20.05.2020 tarihli Adli Tıp Uzmanı’nca verilen raporda, mağdurun anal muayenesinde yapılan incelemede, anal tonusta azalma ve taze fissürün fiili livatanın tıbbi delili olabileceği ve adli tahkikatla aydınlatılması gerektiği belirtilmiş olup, bilindiği üzere fiili livatanın niteliği itibariyle izlerinin çabuk kaybolduğu ve kabızlık, enfeksiyon gibi rahatsızlıklar sonucu oluşan belirtilerle benzerlik gösterdiği üzere iç muayenesi raporunda net bir şekilde aydınlatılmadığı göz önüne alındığında; mağdurun aşamalardaki istikrarlı, detaylı, yer ve zaman belirterek verdiği beyanları, sanığın yer yer kendi içerisinde çelişkili ve cinsel rahatsızlığı sonucu iktidarsız olduğuna dair beyanlarını doğrulamayan İnönü Üniversitesi Üroloji Anabilim Başkanlığı’nın 13.10.2020 tarihli sanıkta cinsel fonksiyon veya organ bozukluğunun bulunmadığına dair rapor içeriği, mağdurun ilişki sonrası sanığın cinsel organında kalan menileri peçeteyle sildiğine dair beyanlarıyla örtüşen 20.05.2020 tarihli Adli Tıp raporu, yine mağdurun karşı koymak istemesi üzerine sanığın kendisinin sol ensesine vurarak direncini kırmak üzere baygın vaziyete soktuğuna dair beyanını destekleyen 19.05.2020 tarihli Elbistan Devlet Hastanesi raporu, tanık …’in mağdurun olaydan hemen sonrasına ilişkin davranışlarına yönelik beyanları ve tüm dosya kapsamı ile mahkemede oluşan vicdani kanaate göre; sanığın mağdur …’ye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği” şeklindeki gerekçesine binaen sanığın anılan suçtan yukarıda “I. HUKUKÎ SÜREÇ” başlığı altındaki “2. madde” kısmında yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Yukarıda açıklanan nedenle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/2340 Esas, 2021/3343 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elbistan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.