Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/4573 E. 2023/5466 K. 21.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4573
KARAR NO : 2023/5466
KARAR TARİHİ : 21.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1396 E., 2020/1002 K.
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2017/16494 Esas sayılı iddianamesi ile sanık
hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. İstanbul Anadolu 18.Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2018 tarihli ve 2018/67 Esas, 2018/69 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

3. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2018/397 Esas, 2019/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2019/1396 Esas, 2020/1002 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.03.2022 tarihli ve 9-2020/91760 sayılı temyiz isteminin reddi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
İlk Derece Mahkemesince eylemin rızayla gerçekleştiği belirtilmesine rağmen mağdurenin şikayetçi olduğu hususu dikkate alınmadan, mağdurenin doğum tarihini değiştirerek beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece iddia, katılan mağdurenin Mahkemede rızaen ilişkiye girdiği yönündeki beyanı, mağdurenin gerçek doğum tarihi olarak belirttiği 10.01.1997 tarihli ile mağdure hakkında alınan kemik yaşı raporunun uyumlu olması ve tüm dosya kapsamına göre, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun yaş ve rıza unsurlarının olmaması nedeniyle bu suçun oluşmayacağı, reşit olmayanla cinsel ilişki suçu açısından ise katılan mağdurenin suç tarihi itibari ile on dokuz yaşında olması ve rızası olduğunu beyan etmesi karşısında bu suçun da oluşmayacağı anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Katılan Bakanlık vekilinin dosyaya özgü temyiz sebepleri belirttiği anlaşıldığından Tebliğnamede ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2019/1396 Esas, 2020/1002 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.09.2023 tarihinde karar verildi.