YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4785
KARAR NO : 2023/8844
KARAR TARİHİ : 25.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1638 E., 2020/892 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2019/69 Esas, 2019/253 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.10.2020 tarihli ve 2019/1638 Esas, 2020/892 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.03.2022 tarih 9-2020/114903 Esas sayılı Tebliğname ile dosya Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Eksik inceleme sebebiyle hukuka ve kanuna aykırı karar verildiğine ilişkidir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; “Müşteki …’ın evde olmadığında eşi olan sanık …’ın eve erkek arkadaşı olan sanık …’yi aldığı, …’ın …’yi eve aldığında çocukları … ve …’ı erken yatırarak odaya kilitlediği, kızı …’ın odadan ne zaman çıksa annesi olan …’ı ve …’yi çıplak gördüğü, bunun üzerine sanık …’nin …’ e tokat attığı ve ‘babana söylersen seni de babanı da öldürürüm’ dediği, sanık …’ın da mutfaktan bıçak alarak ‘babana söylersen dilini keserim’ diyerek kızını tehdit ettiği, sanık … ne zaman bahçeye çıksa sanık …’nin mağur …’ i kucağına alıp okşadığı, mağdur bu durumu ne zaman annesi …’a söylese …’ın kızını yalan söylüyorsun diyerek dövdüğü, yine …’ a karşı şiddet uyguladığı iddiasıyla mahkememize açılan kamu davasında mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre;
Sanık … ve …’ nin aşamalardaki beyanlarında suçlamaları kabul etmedikleri,
Müşteki …’ ın kovuşturma aşamasında alınan beyanında olay tarihinde eşi ile aralarında problemlerin olduğunu, kendisinin bu nedenle …’ de olduğunu, kızı …’ in kendisini telefonla arayarak olayı anlattığını, sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan ettiği,
Mağdur …’ in kovuşturma aşamasında soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanından döndüğü, annesinin teyzesine gitmesi konusunda kendisine izin vermeyince kızarak babasını aradığını, sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan ettiği,
Mağdur …’ ın da kovuşturma aşamasında soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanından döndüğü ve önceki beyanlarının doğru olmadığını beyan ettiği,
Tanık … soruşturma aşamasında alınan beyanında; müştekinin üvey babası olduğunu, sürekli olarak alkol ve uyuşturucu kullandığını, kendisine, kardeşlerine ve annesine sürekli şiddet uyguladığını, 6 yıl kadar önce müştekinin sanık …’ ı evlerine getirdiğini, annesine ”polisler geldiğinde bu adamla ilişkim var”, kendisine ”bu adam beni taciz ediyor” diyeceksin diye baskı yaptığını, sanık …’ ı bu olayın haricinde bir daha da görmediğini, müştekinin bahsettiği gibi bir olayın hiç yaşanmadığını, annesinin mağdur … ve …’ a kesinlikle şiddet uygulamayacağını beyan ettiği anlaşılmıştır. (Tanık kovuşturma aşamasında tanıklıktan çekinme hakkını kullanmıştır.)
Mağdur … ve … hakkında alınan genel adli muayene raporlarında herhangi bir darp ve cebir izine rastlanmadığı belirtilmiştir.
UYAP kontrollerinde müşteki ve sanığın tarafları oldukları, basit yaralama, konut veya iş yeri dokunulmazlığını ihlal etmek, iftira, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, iftira nedeniyle mağdurun gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olma suçlarından açılan kamu davalarının bulunduğu anlaşılmış olup gerekçeli karar ve kesinleşme şerhleri dosyamız arasına alınmıştır.
Her ne kadar sanık … hakkında mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı, basit yaralama, tehdit, sanık … hakkında ise mağdur … ve …’a yönelik eylemi nedeniyle üzerine atılı basit yaralama ve silahla tehdit suçlarından kamu davası açılmış ise de, inkara dönük aksi ispatlanamayan sanık savunmaları, bu savunmaların aksini ispatlar mahiyette atılı suça ilişkin olarak doğrudan bilgi ve görgüsü olan tanık beyanı veya başkaca bir delilin dosya kapsamında bulunmaması, müştekinin kovuşturma aşamasında şikayetçi olmadığına, mağdurların da yine kovuşturma aşamasında soruşturma aşamasındaki beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, sanıkların kendilerine karşı eylemlerinin bulunmadığına ilişkin beyanları, mağdurlar hakkında alınan genel adli muayene raporlarında herhangi bir darp ve cebir izine rastlanmamış olması, taraflar arasında dosyaya yansıyan husumetin olması, tanık …’nin soruşturma aşamasında alınan beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların atılı suçu işlediklerine yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilebilmesi için üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olması gerektiği, bu durumun ceza yargılamasının temel prensibi olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin tabii bir sonucu olduğu, bu ilkenin kabul edilmesinin sebebinin bir suçlunun cezasız kalmasının, bir suçsuzun mahkum olmasına tercih edilmesi olduğu, temel amacı hiçbir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olan ceza yargılamasında kuşkunun bulunduğu yerde mahkumiyet kararı verilemeyeceği anlaşılmakla sanıkların atılı suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delile ulaşılamadığından 5271 sayılı CMK’nun 223/2-e bendi uyarınca sanıkların isnat edilen suçlardan beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun görülmüştür.” şeklindeki gerekçeyle kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Onama sebebine göre Tebliğnamedeki ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.10.2020 tarihli ve 2019/1638 Esas, 2020/892 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.