Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/5107 E. 2022/10338 K. 22.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5107
KARAR NO : 2022/10338
KARAR TARİHİ : 22.11.2022

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nden verilen 14.06.2019 gün ve 2018/416 Esas, 2019/223 Karar sayılı hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca hükmedilen ceza miktarı itibarıyla duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin aynı Kanunun 298. maddesi gereğince REDDİNE,
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınıp reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda ilk derece mahkemesince olay tarihinde on yedi yaşında bulunan mağdureye yönelik işlendiği kabul edilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün gerekçesinde cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştiği hususunda açıklama yapılması gerektiği gözetilmeden Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 230. maddelerinde belirtildiği şekilde gerekçe içermeyen hüküm kurulması suretiyle aynı Kanunun 289/1-g. maddesine muhalefet edilmesi karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 20.10.2020 gün ve 2019/2567 Esas, 2020/1388 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik
hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmesine, 22.11. 2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.