YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5245
KARAR NO : 2022/9167
KARAR TARİHİ : 18.10.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nden verilen 29.06.2021 gün ve 2020/212 Esas, 2021/289 Karar sayılı hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi.
Sanığın istinaf aşamasında verdiği vekaletnameye dayanarak diğer müdafisi tarafından verilen temyiz dilekçesinin 02/03/2022 tarihli olduğu ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin temyiz isteminin değerlendirilmesine dair 16/02/2022 tarihli ek karardan sonra verildiği, ek kararın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden bu dilekçeyi kapsamadığı tespiti ile gereği görüşüldü:
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ve aynı Kanunun 286/2-g maddesine göre üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının kesin olup temyiz edilememesi karşısında sanık müdafisinin anılan hükme yönelik temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafileri, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, sanık müdafileri, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 302/1. madde ve fıkrası gereğince esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesine, 18.10.2022 tarihinde üyeler … ile …’un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
18 yaş 9 ay 22 günlük sanığın, 13 yıl 5 ay 15 günlük mağdureye karşı cinsel istismar eylemi nedeniyle TCK’nın 103/2, 62. maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı olayda, sayın çoğunlukla aramızdaki ihtilaf mahkeme tarafından dinlenen tanık beyanlarının gerekçede tartışılması gerekip gerekmediği hususundadır.
Yargıtayın ve Anayasa Mahkemesinin istikrarlı kararlarında da açıklandığı üzere;
Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamaktadır. Tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri ve ayrıca demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gereklidir (Sencer Başat ve diğerleri (GK), B. No: 2013/7800, 18/6/2014, S.31, 34).
Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak derece mahkemeleri, kendilerine sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilse de (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013, S.56) davanın esas sorunlarının incelenmiş olduğu gerekçeli karardan anlaşılmalıdır.
Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması, başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile yanıt verilmesi gerekir (Sencer Başat ve diğerleri, 35) Aksi bir tutumla mahkemenin davanın sonucuna etkili olduğunu kabul ettiği bir husus hakkında ilgili ve yeterli bir yanıt vermemesi veya yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddiaların cevapsız bırakılmış olması hak ihlaline neden olabilecektir (Sencer Başat ve diğerleri, S.39).
Yukarıda gösterilen emsal yargı içtihatlarına göre;
Mahkeme gerekçesinde sonuca etkili olan deliller değerlendirmelidir, bazı delillerin değerlendirip bazı delilllerin değerlendirme dışı tutulması adil yargılama hakkını ihlal edecektir. Hal böyle iken, sanığın mağdurun kendisinde 16 yaşını bitirip 17 yaşı içerisinde olduğunu söylediğine dair savunmasını doğrulayan tanık … ve mağdurenin kendisine yaşını 16 yı bitirip 17 yaşına girdiğini söylediğine ilşkin tanık Ülkü Yaşar’ın anlatımları gerekçede tartışılmadan (sanığın kişilik özelliklerinden, hastane doğumlu olmasından, sanıkla mağdurenin yüzyüze ve sosyal medya üzerinden defalarca görüştüklerinden söz edilerek) sanık savunması ile aynı yöndeki tanık beyanlarına hiç değinilmeden karar verilmesi, gerekçe hakkının dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olup, anılan kararın bu yönden eksik gerekçe nedeniyle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.