YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5559
KARAR NO : 2022/11762
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, hükmedilen ceza miktarına göre duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK’nın 299/1 maddesi uyarınca reddiyle, duruşmasız yapılan değerlendirmede, dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re’sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık müdafisi ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair verilen kararın Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 09.06.2021 gün ve 2021/1690 Esas, 2021/4173 sayılı Kararıyla bozulması üzerine, katılan ile vekilinin, bozmaya karşı beyanda bulunabilmesi için kendilerine usulünce davetiye gönderilerek bozma sonrası duruşmadan haberdar edilmeleri gerektiği gözetilmeden, yokluklarında yargılama yapılıp hüküm kurulması suretiyle, CMK’nın 307. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisi ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, 21.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.