YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6181
KARAR NO : 2023/1689
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, müstehcenlik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Oltu Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2014 tarihli ve 2012/36 Esas, 2014/8 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki, şantaj ve mala zarar verme suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Oltu Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2014 tarihli ve 2012/36 Esas, 2014/8 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 01.02.2021 tarihli ve 2016/6231 Esas, 2021/756 Karar sayılı ilamı ile katılanın aşamalardaki samimi anlatımları, savunma, tanık …’ün soruşturma evresindeki beyanı, sanık tarafından cep telefonuyla çekilip dosya içerisinde bulunan ve heyetçe izlenen görüntü CD’si ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında olay günü sanığın, kız arkadaşı olan on altı yaşındaki katılan ile dışarıda buluşmasının ardından birlikte dolaşma teklifini reddederek yanından ayrılan katılanı zorla tutup bindirdiği araçla ıssız bir yere götürdüğü ve burada zorla kıyafetini sıyırıp cinsel organını katılanın vajinasına sürttükten sonra cep telefonu ile yarı çıplak görüntüsünü kaydettiği anlaşıldığından, çocuğun cinsel istismarı ve müstehcenlik suçlarından mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Oltu Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2021/9 Esas, 2021/24 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis; müstehcenlik suçundan aynı Kanun’un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilmek suretiyle hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdureyle sanık arasında gönül ilişkisi bulunduğunun dosyadaki fotoğraflar ve tanık beyanları ile sabit olması, CD görüntülerinde mağdurenin üzerini giyinirkenki rahat tavırları ve sadece görüntünün çekilmesine kızması, vücudunda yaralanma görülmemesi, kıyafetlerinin yırtılmaması, olay sonrası bindikleri araç sahibinin mağdurede bir anormallik olmadığına dair beyanda bulunması, mağdurenin buluştuğu arkadaşlarına anlatımının olmaması hususları göz önüne alınarak istismar, sanığın ticari bir amacının bulunmaması ve bu suçtan dava açılmaması nedeniyle müstehcenlik suçundan verilen mahkûmiyet kararlarının bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurenin suç tarihinde gönül ilişkisi bulunan sanık tarafından zorla araca bindirilerek götürüldüğü ıssız bir alanda, sanığın vücudunun muhtelif yerlerine dokunmak ve cinsel organına sürtünmek suretiyle istismarda bulunduğunu iddia ettiği, sanığın mağdurenin rızasının olduğuna dair savunmada bulunduğu, aynı gün mağdurenin tecavüz şikayeti ile hastaneye başvurusu üzerine intikalin gerçekleştiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde mağdurenin tanık … tarafından doğrulanan samimi beyanları, sanığın çektiği videoda mağdureye ait “Ne yapıyorsun, ne yapıyorsun dedim…”, “Yapma şunu”, “Yapma tamam hadi bırak, tamam”, “Ne istersen yapcam, tamam hadi bırak beni…” şeklindeki sözlerden sanığın gerçekleştirdiği cinsel nitelikteki eylemlere ve çekilen video görüntüsüne mağdurenin rızasının olmadığının anlaşılması, mağdurenin üzerindeki hırkada sanığın DNA’sının tespit edilmesi dikkate alınarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
İntikal şekli ve zamanı, mağdure beyanı, sanık savunması, tanık ifadeleri, sanığın cinsel eylemi sonrasında mağdureyi çektiği ve heyetçe izlenen video görüntüleri, DNA tespitine ilişkin rapor ve mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, mahkemece kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Oltu Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2021/9 Esas, 2021/24 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.