YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6479
KARAR NO : 2023/3507
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanığın yüze karşı tefhim olunan kararı kanuni süresinden sonra sunduğu dilekçeyle temyiz ettiği belirlenmiştir.
Sanık müdafii, katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yönünden; Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2017 tarih ve 2017/1600 sayılı iddianamesi ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2018 tarihli ve 2017/313 Esas, 2018/328 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2018/2786 Esas, 2019/122 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2018/2786 Esas, 2019/122 Karar sayılı kararının sanık müdafii, katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 21.11.2019 tarihli ve 2019/3413 Esas, 2019/12676 Karar sayılı kararı ile özetle, hükmün Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde gerekçe içermemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2019/3168 Esas, 2020/506 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi,103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2019/3168 Esas, 2020/506 Karar sayılı kararının sanık müdafii, katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21.10.2021 tarihli ve 2021/20470 Esas, 2021/8575 Karar sayılı kararı ile özetle, hükmün Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde gerekçe içermemesi ve kabule göre de atılı suçtan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca temel ceza tayini gerekirken kademeli uygulama yapılması nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
7. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 05.01.2022 tarihli ve 2021/2085 Esas, 2022/9 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin
birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit olduğuna, üst sınırdan ceza tayini gerektiğine, kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılanlar vekilinin Temyiz İstemi
Tüm dosya içeriğinden sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna, sanık hakkında aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanmasının isabetli olmadığına ilişkindir.
C. Sanığın Temyiz İsteği
Üzerine atılı suçun sabit olmadığına ilişkindir.
D. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Şikayetin geç yapıldığına, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna, suçun işlendiğine dair somut delil bulunmadığına, bu nedenlerle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama, dosya kapsamındaki deliller ve tüm dosya içeriği nazara alınarak, mağdur …’in 08.04.2017 tarihinden sonra kayıp olması sebebi ile babası Alkan’ın oğlunun kayıp müracaatında bulunması üzerine mağdurun görevli polislerce 11.04.2017 tarihinde bulunarak ailesine teslim edildiği, mağdurun sık sık evden kaçması sebebi ile anne ve babasının yaptığı araştırma sonucunda mağdurun sanığın evinde kaldığını öğrendikleri, bu durumu görüştüklerinde mağdurun sanığın kendisine tecavüz ettiğini belirttiği, akabinde mağdurun sosyal paylaşım sitesi üzerinden sanık ile yaptıkları görüşmede sanığın ”Seni çok özledim, 8 gündür gözükmüyorsun- evdeyim hemen gel” şeklinde mesajlar göndermesi üzerine olayı resmi makamlara intikal ettirdikleri, aynı gün sanığın evinde yapılan aramada kullanılmış 16 adet mermi kovanı, metal polis rozetine ve general mobile marka cep telefonuna usulüne uygun olarak el konulduğu, el konulan dijital materyaller üzerinden yapılan inceleme sonucu tanzim edilen 08.06.2018 tarihli rapor kapsamından sanık ve mağdur arasında yapılan her hangi bir konuşma olmadığı, ancak sanığın kullanımında olan 05.. … .. .. nolu GSM hattından 05.. … .. .. nolu GSM hattını kullanan … isimli kişinin ”Akşehir Çakırlar kanka” ismi ile kaydedildiği, sanığın da kendisine ”… … ” ismini kullandığı, cinsel içerikli karşılıklı mesajlaşmaların olduğu, … isimli kişinin ” Geylik uzak dursun ” dediği, sanığın da cinsel organ fotoğrafını gönderen kişiye ” Delik deliktir amaç boşalmak” şeklinde cevap yazdığı, ayrıca cinsel içerikli fotoğrafların mevcut olduğu video görüntülerde birden fazla pornografik video görüntülerinin mevcut olduğu, iki yaşlı erkeğin cinsel ilişki görüntülerini içerir video mevcut olduğu gibi ayrıca … ve … isimli iki kişinin öpüşmeye dair görüntülerinin mevcut olduğu, sanığın cep telefonuna ait kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu tespit edilen görüntüler ve video kayıtlarından hem cinslerine karşı ilgi duyduğu açıkça anlaşılmış, ayrıca sanık ve mağdur arasında yapılan facebook görüşmelerinde eve gelmek isteyen mağdurun sanık tarafından ısrarla eve çağırdığı, özlediği yönündeki beyanları ve birlikte çekindikleri fotoğraflar aralarında son derece samimi bir ilişki olduğunu ortaya koymuş olup, mağdur ilk aşamada alınan beyanlarında sanığın evden kaçtığında kendisini 3-4 kez taciz ettiğini, kendisini yüz üstü yatırarak boxerını çıkardığını, fiili livatada bulunduğunu ve tehdit ettiğini belirtmiş ise de; alınan adli raporlarda fiili livata bulgusunun bulunmadığı tespit edilmiş olması sebebi ile sanığın eylemi facebook yazışmaları, sanıktan elde edilen dijital materyaller üzerinde yapılan incelemeler sonucu tespit edilen porno içerikli fotoğraflar, videolar, erkek şahıslarla karşılıklı yazışmaları dikkate alındığında sanığın mağdura karşı cinsel istismar suçunu işlediği hususunda tam bir vicdani kanaate varılmış, mağdur evden her kaçtığında sanığın evine gittiğini ve bu aşamada cinsel istismara uğradığını beyan etmiş olup, mağdurun evden bir kaç kez kaçmış olması ve eylemlerin de bu aşamada gerçekleştiği anlaşıldığından zincirleme suç hükümleri tatbik edilmiş, mağdurun yaşı sebebi ile sanığın kendisine karşı cinsel istismar eylemi gerçekleştirildiği yönündeki beyanları dikkate alındığında mağdurun boxerının çıkarılması akabinde sanığın cinsel organını çıkararak arkasına geçmiş olması şeklindeki hareketlerinin çocuğun cinsel istismar suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılarak sanığın bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Talebi Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesince yüzüne karşı verilen 05.01.2022 günlü hükmü sanığın, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenip tefhimden işlemeye başlayan on beş günlük kanuni süresinden sonra sunduğu 16.02.2022 tarihli dilekçeye temyiz ettiği ve temyiz isteminin süresinde olmadığı belirlenmiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi kapsamında düzenlenen “çocuğun cinsel istismarı” suçundan tayin edilen temel cezanın alt sınırdan “10 YIL” hapis cezası olarak belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
C. Katılanlar Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
1. Mağdurun aşamalardaki beyanları,Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Uzmanı tarafından verilen 03.07.2017 tarih ve 2017-300/3 sayılı raporunda mağdurun yapılan anal muayenesinde, travmatik patoloji saptanmadığı, sfinkter tonusunun doğal olduğu akut veya kronik fiili livata eylemini destekleyecek bir bulguya rastlanmadığının belirtilmesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın eylemlerini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve “Sanığın yargılama aşamasında gösterdiği saygılı tutum ve davranışları lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek..” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanığın Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle anılan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafii, Katılan Bakanlık Vekili ile Katılanlar Vekilinin Temyiz Talepleri Yönünden
Gerekçenin (B), (C) ve (D) bölümlerinde açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 05.01.2022 tarihli ve 2021/2085 Esas, 2022/9 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.