Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/7457 E. 2023/2234 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7457
KARAR NO : 2023/2234
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2013 tarihli ve 2013/144 Esas, 2013/239 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 8 yıl 4 ay ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2013 tarihli ve 2013/144 Esas, 2013/239 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.09.2021 tarihli ve 2021/22239 Esas, 2021/7888 Karar sayılı kararı ile mahkemece kurulan hükmün “Olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin maddi hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu olaylar ile yaşı konusunda sanığa beyanda bulunup bulunmadığına dair ifadesi alınıp, bu mümkün olmadığı takdirde soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’nın duruşmada taraflarla birlikte izlenerek beyanlarının alınmasından ve sanığın aşamalarda mağdurenin kendisine on yedi-on sekiz yaşlarında olduğunu söyleyip, esasen yaşından büyük gösterdiği yönündeki savunması ile tüm dosya içeriği nazara alınarak olayda 5237 sayılı TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının da tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması” sebebi ile bozulmasına karar verilmiştir.

3. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/362 Esas, 2022/36 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine gerçekleştirilen yargılama sonucunda sanık …’in katılan mağdure …’ye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 43 ve 62 nci, maddeleri uyarınca neticeten 8 yıl 4 ay ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası ve beşinci fıkrası ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.05.2022 tarihli ve 9-2022/50873 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdureye yönelik olarak atılı suçları işlediğine dair dosya kapsamında mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları haricinde sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığı, ayrıca mağdurla tanışıp bir süre arkadaşlık yapan ve mağdurenin kendisine on yedi yaşında olduğunu söylemesi nedeniyle onu on sekiz yaşında zanneden sanığın, mağdurun yaşı konusunda esaslı hataya düşmesi nedenleriyle atılı suçlardan hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Yapılan yargılama sonucunda mahkemece dava konusu olayın; “Mağdurenin daha önce maruz kaldığı bir cinsel saldırı eyleminden dolayı tedbiren bir devlet kurumuna yerleştirildiği, son olarak kaldığı … Girne Bakım ve Rehabilitasyon Bakım Evinden 05.07.2011 tarihinde kaçtığı ve sanık ile tanışıp arkadaşlık kurduğu, böylece 2011 yılı Temmuz ayından itibaren on beş yaşı içerisindeki mağdurenin sanığın Kuşadası’ndaki evinde değişik zamanlarda birden fazla defa bir araya gelip burada sanık ile rıza ile birden fazla kez cinsel ilişkiye girdiği, yurttan kaçması dolayısı ile aranılan mağdurenin 15.09.2011 tarihinde bulunması üzerine yapılan tetkiklerinden hamile olduğunun anlaşıldığı ve hamileliğinin kürtaj ile sonlandırıldığı” şeklinde gerçekleştiği kabul edilmiş.

2. Mahkemenin bu kabul ve kurulan hükümlere dair “Her ne kadar sanık …, mağdur …’nin yaşını bilmediğini beyan etmiş ise de sanıkla mağdurun uzun süre boyunca tanışıklığının olduğu ve 1,5 yıl boyunca evlilik hayatı yaşadıkları, mağdurun beyanlarında sanığın kendi yaşını bildiğini beyan ettiği, sanığın mağduru uzun süredir tanıdığına ve evlilik hayatı yaşadıklarına ilişkin ikrar içerir beyanları değerlendirildiğinde sanıkla mağdurun birbirlerini tanıdıkları süreç dikkate alındığında sanığın evlilik hayatı yaşadığını iddia ettiği kişinin yaşını bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmayacağı, mağdurun da alınan beyanında sanığın yaşını bildiğini beyan ettiği anlaşıldığından sanığın mağdurun yaşını bilmediği hususundaki suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş ve sanık hakkında hata hükümleri uygulanmamıştır. Mağdur beyanları, sanık ikrarı, doktor raporları, tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde sanığın olay zamanında on beş yaşından küçük mağdurla, karşılıklı rıza ile birden fazla kez cinsel ilişkiye girdiği, sanığın mağdurun yaşını bildiği, bu yönde bir duraksama bulunmadığı, bu haliyle mağdurun ilişkiye girdiği tarihte on beş yaşından küçük çocuk olduğu, mağdurun her ne kadar rızasıyla ilişkiye girdiklerini beyan etmiş ise de çocuğun rızasına itibar edilemeyeceği, ayrıca mağdur …’nin, suç tarihi itibariyle on beş yaşını doldurmadığı, bu nedenle bir yere gitmek ya da bir yerde kalmak hususunda açıklamış olduğu iradesinin hukuka uygunluk sebebi olan ilgilinin rızası olarak kabul edilemeyeceği, böylelikle sanığın zincirleme şekilde olmak üzere atılı suçları işlediği anlaşılmıştır.” Şeklindeki gerekçesine binaen sanığın bozma üzerine gerçekleştirilen yargılama sonucunda anılan suçlardan yukarıda “I. HUKUKÎ SÜREÇ” başlığı altındaki “3 numaralı kısımda” yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Mahkemece, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/362 Esas, 2022/36 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin bozma üzerine gerçekleştirilen yargılama sonucunda temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.