Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/7516 E. 2023/879 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7516
KARAR NO : 2023/879
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; kayden 14.02.1997 doğumlu olup kovuşturma evresinde görevli mahkemece ifadesinin alındığı 12.01.2021 tarihli duruşmada yirmi dört yaşı içerisinde bulunan mağdurenin şikayetçi olmadığını belirttiğinden yaş küçüklüğü nedeniyle atanan vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararının da bu hakkı vermeyeceği belirlenmiştir.

Katılan Bakanlık vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yönünden sanık hakkında bozma üzerine çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2013 tarihli ve 2013/363 Esas, 2013/642 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 43, 62, 53, 58 inci maddeler ile 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri ile beşinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca çocuğun cinsel istismarı suçundan neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan neticeten 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2013 tarihli ve 2013/363 Esas, 2013/642 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 08.05.2019 tarihli ve 2015/10250 Esas, 2019/9961 Karar sayılı kararı ile “Hükümlerden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 59. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun basit cinsel istismarı suçu için öngörülen hapis cezasının miktarı itibarıyla bu suç ile bağlantılı diğer suçla ilgili açılan davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe kanunu belirleme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu nazara alınarak 5235 sayılı Kanunun 12 ile 5271 sayılı CMK’nın 4. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma ilamı üzerine dosyanın görevsizlik kararıyla gönderildiği Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2019/157 Esas, 2022/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davasında eylemin çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu, bu suçun takibinin şikayete tabi olduğu, mağdurenin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kamu davasının düşmesine; çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığından bahisle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği; çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından kurulan hüküm yönünden suç vasfına, çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden sübuta ve dilekçede belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

2. Katılan Bakanlık vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; çocuğun cinsel istismarı suçundan sübutun gerçekleştiğine ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’in ikametinde alıkoyduğu mağdurenin odasına bir defa gelerek sevişmek istediğini söyleyip mağdurenin bacağından tuttuğu ve okşadığı, ikinci defa gelerek yine sevişmek istediğini beyanla, elbiselerinin üzerinden mağdurenin göğüslerini tuttuğu ve okşadığı bu suretle, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçlarını işlediğinden bahisle açılan kamu davasında; hukuki süreç başlığında belirtildiği şekilde düşme ve beraat kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Kayden 14.02.1997 doğumlu olup kovuşturma evresinde görevsiz mahkemece ifadesinin alındığı 12.01.2021 tarihli duruşmada yirmi dört yaşı içerisinde bulunan mağdurenin, olaydan dolayı şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Yönünden Kurulan Hükme Yönelik Cumhuriyet Savcısı ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan Bakanlık ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Cumhuriyet Savcısı ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2019/157 Esas, 2022/58 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.02.2023 tarihinde karar verildi.