Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/8252 E. 2023/1633 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8252
KARAR NO : 2023/1633
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2013 tarihli ve 2013/2186 sayılı iddianamesi ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2014 tarihli ve 2013/422 Esas, 2014/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2014 tarihli ve 2013/422 Esas, 2014/157 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24.06.2021 tarihli ve 2016/12950 Esas, 2021/4555 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunu’na 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2021 tarihli ve 2021/390 Esas, 2021/458 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 251 ve 252 nci maddeleri, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2021/656 Esas, 2022/143 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiin Temyiz İsteği
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın adli para cezası olması nedeniyle tekerrür şartlarının oluşmadığı, sanığın daha önce 3 aydan fazla kasıtlı suçtan mahkumiyetinin olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi kapsamında hapis cezasını ertelenmesinin önleyecek bir neden bulunmadığı, mağdurenin sürekli çelişki gösteren beyanlarından başka delil olmadığı, mağdurenin beyanlarını destekler doktor raporunun bulunmadığı, mahkemenin basit yargılama usulüne göre verdiği karar itiraz edilmesi sonucunda sanık aleyhine sonuç cezanın artırılmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılamada, Ümraniye Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünce düzenlenen 12.11.2012 tarihli rapor içeriği, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, sanığın kaçamaklı ikrarı ile tüm dosya kapsamına göre, katılan mağdurenin yaşadığı sorunlar nedeniyle dönem dönem evden kaçtığı, olay tarihinde yine evden ayrılıp … isimli kişi ile tanıştığı, bu kişi ile otururken yanlarına gelen sanık ile de tanıştığı, akşam saatlerinde katılan mağdurenin … ile birlikte sanığın yalnız kaldığı apartman dairesine gittikleri, burada sanığın katılan mağdure ile rızası ile cinsel ilişkiye girdiği kabul edilerek reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Katılan mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları, genital muayene raporu, sanığın soruşturma evresinde alınan savunmasında katılan mağdure ile cinsel birliktelik yaşamış olabileceğine dair kaçamaklı ikrarı ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, mahkemenin sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu işlediği yönündeki kabulünde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Mahkemece basit yargılama usulüne göre yapılan yargılamada 5271 sayılı Kanun’un 252 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırılık oluşturacak şekilde ”.. Sanık tarafından itiraz edilmesi mahkumiyet kararı verilmesi halinde CMK’nın 251/3 maddesi uyarınca yapılan 1/4 indirim uygulanacaktır…” şeklindeki ihtarat ile hüküm kurularak sanık ile müdafiinin itirazın sonuçları konusunda yanıltılması suretiyle genel hükümlere göre yapılan yargılamada fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Mahkemece tekerrüre esas alınan ilamın adli para cezası olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 inci ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden, ”Sanığın mükerrir oluşu dikkate alındığında…” şeklindeki yetersiz gerekçeyle anılan maddelerin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) ve (3) nolu bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2021/656 Esas, 2022/143 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.