YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9141
KARAR NO : 2024/958
KARAR TARİHİ : 07.02.2024
…
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/603 E., 2021/761 K.
KATILANLAR : …, …
KATILAN MAĞDUR : …
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK : …
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : …,…
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ – OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2021 tarihli ve 2020/80 Esas, 2021/33 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın katılanlar vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Tarafların aileleri arasında husumet bulunmadığına, mağdurun çarpıtıcı ve yalan beyanda bulunmadığına, mağdurun çocuk olduğuna, ifadelerine itibar edilebileceğine dair raporunun bulunduğuna, anüsteki travmatik değişimlerin kısa sürede iz bırakmaksızın kaybolabileceğine, mağdurun organ sokma anlatımının hayal ürünü olamayacağına, bu nedenle suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi uyarınca hiçbir indirim uygulanmaksızın üst hadden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun erotik filmler izleyen mağduru uyardığına, bu nedenle kendisine isnatta bulunulduğuna, mağdurun beyanlarındaki çelişkilerin iddianın gerçekçi olmadığını gösterdiğine, mağdurun beyanı dışında başkaca bir delil bulunmadığına, kesin ve açık bir ispatın olmadığına, mahkumiyet kararı verilmesinin doğru olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine, iddia edilen fiilerin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçu kapsamıyla sınırlı olduğuna, olayların hangi tarihte gerçekleştiğinin açık olmadığına, oluşan şüpheden suça sürüklenen çocuğun yararlandırılması ve on iki yaşından küçük olma ihtimalinin nazara alınması gerektiğine, olumsuz davranışları olmayan suça sürüklenen çocuğun hakkında lehe hükümlerin uygulanabileceğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Ancak; on iki-on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun, işlediği iddia edilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu bakımından farik ve mümeyyizlik raporu düzenleyen adlî tıp uzmanı ile yaptığı görüşme sırasında mağdurun poposuna penisi ile sürtündüğünü, bunu merak ettiğini, yaptığından pişman olduğunu beyan etmesi ve sosyal inceleme raporunda; suça sürüklenen çocuğun cinselliğe
yönelik merak içeren sorularının aile tarafından cevaplandırılmadığı bilgisinin edinildiği, bu nedenle sorularının cevaplanmaması halinde suça sürüklenen çocuğun merak duygusunu farklı bir şekilde giderebileceğine dair aileye rehberlik yapıldığının belirtilmesi birlikte değerlendirildiğinde; değişen suç vasfına göre suça sürüklenen çocuk hakkında farik ve mümeyyizlik raporu alındıktan sonra bizzat duruşmada yapılan gözlemle birlikte irdelenerek çocuğun cinsel istismarı suçuna konu fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediğinin saptanmasından sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
3. Bozma sebebine göre Tebliğname’de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2021/603 Esas, 2021/761 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.
…