YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9313
KARAR NO : 2023/994
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Düşme
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanunu’nun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 06.03.2014 tarihli ve 2014/14402 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dava açılmıştır.
2. İstanbul Anadou Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2014/89 Esas, 2015/294 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 43 ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2014/89 Esas, 2015/294 Karar sayılı kararının, katılan mağdure vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 13.10.2020 tarihli ve 2019/1125 Esas, 2020/3989 Karar sayılı kararı ile “Suçun oluşumuna etkisi bakımından mağdurenin yaşı üzerinde durularak iddia edildiği gibi Göztepe Eğitim Hastanesinde veya başka bir sağlık kurumunda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının tespiti halinde kemik grafileri çektirilerek içinde radyoloji uzmanı da bulunan sağlık kurulundan rapor alınıp duraksama halinde adli tıp kurumundan da görüş alınarak suç tarihindeki gerçek yaşı bilimsel olarak saptandıktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken ve uygulamaya göre de; 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu veya en yakın Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden, bu konuda dosyada bulunan mevcut raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından, suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibarıyla üzerine atılı suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı ve bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususlarında yeni bir rapor aldırılması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet kararı verilmesi” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2020/400 Esas, 2022/56 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında aralarında rıza dahilinde gerçekleştiği anlaşılan cinsel ilişki tarihleri sırasında mağdurenin on beş yaşından büyük olduğunun tespiti sebebiyle eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek zamanaşımı sebebiyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi, mahkemece ceza zamanaşımı yönünden bir değerlendirme yapılmadan ve ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı nazara alınmadan salt dava zamanaşımı dikkate alınarak davanın düşürülmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama sonucunda mahkemece, mağdure ve suça sürüklenen çocuğun (SSÇ) 2013 yılı başlarında arkadaş oldukları ve aralarında bir duygusal ilişki yaşanmaya başlandığı, bu ilişki devam ederken 2013 yılı Mart ayında SSÇ’nin evde başka kimsenin olmadığı bir sırada telefon ederek mağduru evlerine davet ettiği, SSÇ’nin evine gelen mağdur ile cinsel ilişkide bulunmak istediği, mağdurun ilk olarak bunu kabul etmediği, ancak daha sonra SSÇ’nin ısrarlarına dayanamadığı ve SSÇ’nin rızasıyla mağdur ile cinsel ilşkide bulunduğu, daha sonraki günlerde bunu 4-5 kez daha tekrarladıkları, mağdurun
başka bir rahatsızlık nedeniyle gittiği hastanede hamile olduğunun belirlenmesi üzerine durumun ortaya çıktığı,
Mağdurenin doğduğu iddia edilen hastane nezdinde yapılan araştırmada burada doğduğuna dair herhangi bir kaydın bulunmadığının anlaşılması üzerine kemik yaşının tespiti konusunda yapılan işlemler sonucunda mağdure hakkında Sultanbeyli Devlet Hastanesi’nce 26.07.2021 tarihli rapor düzenlendiği; raporda 23 yaşın tamamlanmış olup tahmini kemik yaşının 24 yaş ve üzeri olarak değerlendirildiği bildirilmiştir.
SSÇ hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu’nca 27.09.2021 tarihli rapor düzenlendiği; SSÇ’nin 2013 yılı Mart ve Nisan aylarında işlediği (Çocuğun nitelikli cinsel istismarı) fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir.
Bu bağlamda mahkemece kayden 29.10.1998 doğumlu olan, mernis nüfus kaydına ve yapılan araştırmaya göre hastane doğumlu olmayan mağdurenin aldırılan kemik yaşı raporu neticesinde mağdurenin doğum yılının ay ve gün bâki kalmak üzere ve yalnızca iş bu dosya çerçevesinde hüküm ve sonuç doğurmak üzere 29.10.1997 olarak kabulüne karar verilmiştir.
Buna göre tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; SSÇ’nin mağdure ile 4-5 kez cinsel ilişkiye girdiklerini belirten ikrarı ile mağdurenin de SSÇ’nin cinsel ilişkiye kendisini razı ettiği şeklindeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde mağdurenin rızası dahilinde SSÇ ile organ sokmak suretiyle cinsel ilişki yaşadıklarının anlaşıldığı, bu kapsamda mahkemece doğum tarihi 29.10.1997 olarak kabul edilen mağdurenin 07.06.2013 suç tarihi itibariyle 15 yaşından büyük olduğu dönemde kendi rızası çerçevesinde gerçekleştirildiği değerlendirilen eylemin 5237 Sayılı Kanunun 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kanaatine varıldığı,
SSÇ’nin ise suç tarihi itibariyle 12-15 yaş aralığında bulunduğu gözönünde bulundurulduğunda 5237 Sayılı Kanun’un 104/1, 66/1-e, 66/2, 67. maddeleri gereğince kanunda öngörülen 6 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin suç tarihi itibarıyla dolmuş olduğu anlaşıldığından kamu davasının 5271 Sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince düşmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesine binaen eylem reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek zamanaşımı sebebiyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mağdurenin beyanları, suça sürüklenen çocuğun savunması, raporlar dikkate alınarak ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2020/400 Esas, 2022/56 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.