Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/9369 E. 2023/2185 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9369
KARAR NO : 2023/2185
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.

Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2020 tarihli, 2020/929 Esas sayılı iddianamesiyle sanığın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2020/217 Esas, 2021/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7 Ceza Dairesinin, 24.02.2022 tarihli, 2022/342 Esas, 2022/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.06.2022 tarihli ve 9-2022/72530 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması, eylemine uyan kanun maddesinin hatalı olarak uygulandığı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise mağdurenin yaşı düşünüldüğünde mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir.

B. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi
Mağdurenin ve ailesinin çelişkili beyanları, mağdurenin kullanmış olduğu whatpadd uygulamasının içerikleri ve gelişmiş empati yeteneğinden bahsettiği mesajlar dikkate alındığında olayın kurgu olmasının mümkün olduğu, taraflar arasında husumet bulunduğu, yıllarca sürdüğü iddia edilen eylemlere ilişkin mağdure beyanı dışında başka bir delilin mevcut olmadığı, dinlenen tanıkların görgüye dayalı bir beyanlarının olmadığı halde mahkûmiyet kararı verilmesine ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Sanık ile mağdurenin ailesinin aynı mahalleden komşu ve akraba oldukları, bu nedenle mağdure ile sanığın zaman zaman görüştükleri, mağdurenin, ev ihtiyaçları için zaman zaman sanığın evine gittiği, intikal tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurenin 8-9 yaşlarındayken sanığın evinde mağdureyi dudaklarından öperek ve göğüslerine dokunarak birden çok kez istismar ettiği, 10-11 yaşlarındayken sanığın eylemlerinin öpme eylemi dışında cinsel bölgelerine dokunma ve cinsel organına parmak sokma şeklinde devam ettiği, sanığın en son mağdure 12 yaşlarında iken kendi evinde cinsel organına parmağını soktuğu, bu sırada adet döneminde olan mağdurenin cinsel organından kan geldiği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında; mağdurenin aşamalarda birbiriyle tutarlı ifadeler verdiği ve olayları detay vererek anlattığı, hazırlanan sosyal inceleme raporunun içeriği, olayın intikal şekli, tanık beyanları, soruşturma aşamasında husumetten bahsedilmemesine rağmen yargılama aşamasında husumetten bahsedilmesi nedeniyle sanığın savunmalarına itibar edilmediği, sanık ve sanık müdafii savunmalarının sanığa atılı suç olan mağdureye yönelik cinsel istismar eyleminin olup olmadığına yönelik olması beklenirken mağdurenin ve ailesinin yaşam tarzı noktasında toplandığı, mağdurenin yaşadığı ve devamlılık arz eden istismar eylemleri nedeniyle zamanla psikolojisinin bozulduğu ve bayılmaya başladığının değerlendirildiği, her ne kadar nitelikli cinsel isitismardan dava açılmış ise de, mağdurenin çelişkili ifadeleri, doktor raporu ve tanık H’nin beyanı dikkate alınarak mağdureye yönelik organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçunu işlediğine dair kesin delil saptanamadığı ve sanığın mağdureye yönelik sarkıntılık boyutunu aşan ve devamlılık arz eden dudağından öpme, göğüslerini okşama, cinsel organını elleme ve buna dokunma şeklindeki mevcut eylemlerinin olay tarihlerinde 12 yaşından küçük olan mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşıldığından mahkûmiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından ise mağdureyi cinsel istismar eylemi ile sınırlı olmak üzere hürriyetinden yoksun bırakmasının suçun oluşması aşamasında yeterli olmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeter derecede delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden oyçokluğuyla esastan reddedilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararıyla ilgili yapılan başvuru üzerine istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesince anılan hükme ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar açısından müsnet suçu düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan hapis cezasının ağırlaştırıcı haller nazara alınmaksızın üst sınırının on yıldan az olup, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendine göre üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükmün kesin olduğu belirlenmiştir.

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Olayın intikal süresi, mağdurenin aşamalarda sanığın gerçekleştirdiği eylemler ile zamana ilişkin başka delille doğrulanmayan Adli tıp raporları ile çelişki içeren soyut beyanları, katılan …’un olayın intikaline ilişkin çelişki içeren beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkûmiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma nedenine göre katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, ayrıca Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 24.02.2022 tarihli ve 2022/342 Esas, 2022/345 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bartın Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.