YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9666
KARAR NO : 2023/2445
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.11.2018 tarihli ve 2018/24176 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarından dava açılmıştır.
2. Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2019 tarihli ve 2018/619 Esas, 2019/387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesi ile 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2020/328 Esas, 2020/431 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2020/328 Esas, 2020/431 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.12.2021 tarihli ve 2021/14881 Esas, 2021/10185 Karar sayılı kararı ile “Mağdurenin aşamalardaki beyanları, olayın intikal şekli ve zamanı, savunma, dosya içerisinde bulunup, sanık ile mağdurenin telefon aracılığıyla birbirlerine gönderdikleri resimler, cinsel ilişkiye ait görüntü kaydı ve sosyal medya yazışmalarının içeriklerine göre, ilk derece mahkemesince sanığın, duygusal ilişki yaşadığı mağdureyle ilk kez on sekiz yaşını bitirmeden önceki dönemde rızaen cinsel ilişkiye girdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, bu hususta ortaya çıkan tereddüt lehe değerlendirilerek mağdurenin reşit olmasından sonra gerçekleştiği kabul edilen rızalı ilişkilerin suç oluşturmadığının gözetilmemesi karşısında, mevcut haliyle sübuta yönelik delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkûmiyet kararının yerinde olmaması” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Bozma kararı üzerine Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2022/97 Esas, 2022/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Tüm dosya içeriği ile mağdurenin beyanlarından sanığın mağdureye yönelik atılı suçu işlediği her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delillerle kanıtlandığından sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği halde, hakkında beraat hükmü kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın atılı suçtan delil yetersizliğinden bahisle beraatine karar verilmesinin mağdurenin mağduriyetini arttırdığına, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, eylemi sübut bulan sanığın sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında “Mağdurenin on sekiz yaşından küçük olduğu Ekim 2017 tarihinde, sanığın mağdureyi kahve içmeye bir kafeye çağırdığı, sanığın mağdurun kuzeninin eşi olmasından dolayı mağdurenin de bir sakınca görmeyerek kahve içmeye giderek bir kafede buluştukları, daha sonra sanığın bir evde mağdure ile bulundukları sırada mağdurenin uykulu olmasından ve aldığı ilaç nedeniyle uyuşmuş olmasından faydalanarak yaşı küçük mağdurun rızası dışında onunla zorla normal yolla cinsel ilişkiye girdiği ve bu görüntüleri yani mağdurenin çıplak fotoğraflarını mağdureye göstererek bu olaydan sonra da aynı suç işleme kastı altında değişik tarihlerde mağdure ile sanığın, mağduru bu fotografları yayacağını söyleyerek tehdit edip, zorla onunla olduğu ve cinsel ilişkiye girmeye devam ettiği ve bu olayların mağdurenin on sekiz yaşından küçük olduğu zaman diliminde meydana geldiği ve 2018 yılı Mart ayına kadar değişik tarihlerde devam ettiği,” iddiasıyla açılan kamu davası ile ilgili olarak;
2. Bozma kararı üzerine karara uyan İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkemece “Mağdurenin aşamalardaki beyanları, olayın intikal şekli ve zamanı, savunma, dosya içerisinde bulunan sanık ile mağdurenin telefon aracılığıyla birbirlerine gönderdikleri resimler, cinsel ilişkiye ait görüntü kaydı ve sosyal medya yazışmalarının içeriklerine göre, sanık ile mağdur arasında duygusal ilişki olduğu, sanığın mağdur ile zorla cinsel ilişkiye girdiği hususunda dosyada somut delil bulunmadığı, tarafların sürekli iletişim halinde oldukları, bu nedenle sanık ile mağdurenin ilk kez yaşadığı cinsel birlikteliğin mağdurun on sekiz yaşını bitirmeden önceki dönemde olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı” şeklindeki gerekçesine binaen sanık hakkında atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraat kararı verilmiştir.
IV.GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesının, 12.04.2022 tarihli ve 2022/97 Esas, 2022/135 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.