Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/9757 E. 2023/2280 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9757
KARAR NO : 2023/2280
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 23.07.2012 tarihli, 2012/4365 esas sayılı iddianamesiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2014 tarihli, 2012/272 Esas, 2014/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 ncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (d) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. Hükmün o yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2016/12616 Esas, 2021/4205 Karar sayılı kararı ile özetle ” Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmünün; sanığın eyleminin çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğundan bahisle ve reşit olmayanla cinsel ilşki suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün ise Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan ‘kovuşturma evresine geçilmiş’ ibaresinin, aynı bentte yer alan ‘basit yargılama usulü’ yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/247 Esas, 2022/34 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanmaksızın sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.

5. Dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.06.2022 tarihli ve 9 – 2022/73544 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdureyi alıkoyma amacının olmadığı, mağdurenin kendi rızası ile sanıkla buluşup rızası ile cinsel ilişkiye girdiği bu nedenlerle sanığın atılı suçlardan cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Cezanın üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece bozma sonrasında düzenlenen tensip zaptı ile; basit yargılama usulünün uygulanmasının mahkemelerin takdirine bırakıldığı, daha önceki safhada basit yargılama usulüne tabii olmayan suçtan dolayı yargılamanın yapılmış olduğu ve dosyanın gelmiş olduğu aşama itibariyle basit yargılama usulünün uygulanmasının uygun olmayacağından mahkemece sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda; 2012 yılında on yedi yaşında bulunan mağdurenin rızası dahilinde sanık ile cinsel ilişkiye girdiği, sanığın eyleminin bu haliyle 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, süresi içerisinde yapılan şikayet nedeniyle sanığın bu suçtan cezalandırılması gerektiği ayrıca sanığın eylemini suç tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdureye karşı mağdurenin hukuken geçerli rızası kapsamında gerçekleştirildiğinin sabit görüldüğü, bu itibarla suç vasfının değişmesi sonucunda sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanunun 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen ”Kanuni Temsilcisinin Bilgisi ve Rızası Dışında Evi Terk Eden Çocuğun Alıkonulması” suçuna sübut verdiği, atılı suçun takibinin şikayete tabi olduğu, mağdurenin yasal temsilcilerinin şikayetçi oldukları anlaşılmakla atılı suçtan da cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Mahkemece bozma öncesi gerçekleştirilen yargılama sonucunda reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemenin ardından 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan bahisle bozulması üzerine söz konusu ilama uyan Mahkemece esasen ceza miktarı itibarıyla sanığın lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması ile sanığın işlediği çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun da üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve yukarıda bahsedilen anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/247 Esas, 2022/34 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.