Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/1007 E. 2023/3056 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1007
KARAR NO : 2023/3056
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/346 E., 2021/702 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren REDDİNE, karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2021 tarihli ve 2020/309 Esas, 2021/39 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının bir ve ikinci cümleleri, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/346 Esas ve 2021/702 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan re’sen de istinafa tabi hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Özetle
İddianın iftira ve soyut nitelikte olduğuna, mağdure ve tanık S.K.’nın beyanlarının çelişkili olduğuna, tanık S.K ile sanık arasında husumet bulunduğuna, adli raporda bulgu bulunmadığına, Mahkemenin gerekçesinin yetersiz olduğuna, kararın bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
”…Kayden 29/11/2011 doğumlu olup suç tarihlerinde sekiz yaşını tamamlayıp dokuz yaşının içinde bulunan mağdur … ****’nın sanığın öz kızı olduğu, sanığın 15.03.2013 tarihinde eşinden boşandığı ve mağdur velayetinin sanığa verildiği, mağdurun ana okuluna başlayıncaya kadar babaannesi olan tanık K. K. ile kaldığı, mağdur ana okuluna başlayınca sanığın mağduru kendi evine götürdüğü, mağdurun bu dönemde zaman zaman babaannesinin evinde, bazen babasının evinde kaldığı, mağdur ilkokula başladığında sanığın mağdurla birlikte Polatlı ilçesi, Cumhuriyet Mahallesindeki eve taşındığı, bu evde sanık ve mağdurun yalnız kaldıkları, sanık ile mağdur evde yalnız oldukları sıralarda sanığın mağdurun kıyafetlerini çıkarıp eliyle mağdurun vajinasını ve poposunu ellediği ve okşadığı, kendi cinsel organını çıkararak mağdurdan ağzıyla dokunmasını istediği, ancak mağdurun dokunmadığı, sanığın cinsel organını mağdura anal yoldan sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, sanığın mağdurun cinsel

organlarına eliyle dokunmak ve anal yoldan organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği bu cinsel istismar eylemlerini değişik tarihlerde mağdur sayısını tam hatırlamamakla birlikte 7,8 hatta 10 kez gerçekleştirdiği, 2020 yılı şubat ayında okulların yarıyıl tatilinde mağdurun halası … *****’nun Sincan ilçesindeki evinde kalmaya geldiği, eşinin ve oğlunun ortamlarda mağdurun tedirgin olduğunu ve kendisine erkeklerden çok korktuğunu söylemesi üzerine halası …’ın mağdurun sanık tarafından cinsel istismara uğradığından şüphelendiği, mağdura oyunla karışık bu hususları sorduğu ancak mağdurun bir şey anlatmadığı, 2020 yılı haziran ayında olayın meydana çıkmasından 3 gün önce mağdurun tekrar halası … *****’nun Sincan ilçesindeki evinde kalmaya geldiği, mağdurun sürekli poposunu kaşımasından dolayı mağdurun cinsel organlarını kontrol eden halası … ****’nun mağdurun vajinasında kızarıklık gördüğü ve vajina deliğinin genişlediğini düşündüğü, mağdura özel belgesiyle oynamamasını ve ellememesini söylediği, mağdurun halasına özel bölgesiyle oynamadığını ve ancak kendisiyle özel bir şey paylaşmak isteğini söyleyerek ağlamaya başladığı, halasının sorması üzerine de basının pipisini kendisinin özel bölgesine soktuğunu söylediği, bu eylemlerini Polatlı’da evde yalnız olduklarında sanığın alkol aldığında, sürekli olarak yaptığını söylediği, mağdurun halası … *****’nun olayı öğrendikten sonra ertesi gün Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına giderek şikayetçi olduğu, olayın bu şekilde gerçekleştiği ve ortaya çıktığı sabit olmuş ve Mahkememizce de olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir…”
Şeklindedir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Ancak;
Mağdurenin suç tarihindeki yaşı, adli muayene raporunda vücuda organ veya sair cisim sokulduğuna dair tıbbi delillerin bulunmadığı yönünde bilgi verilmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince sanığın mağdureye yönelik istismar eylemlerini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle sübuta eren eylemlerinin zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, bu nedenle belirtilen suçtan cezalandırılması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması karşısında, anılan karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/346 Esas, 2021/702 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.05.2023 tarihinde karar verildi.