YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10553
KARAR NO : 2023/8877
KARAR TARİHİ : 26.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/896 E., 2023/921 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan mağdure vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2023 tarihli ve 2022/364 Esas ve 2023/110 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl hapis cezası ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun’un 109 uncu maddenin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06.06.2023 tarihli ve 2023/896 Esas, 2023/921 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafii ile katılan mağdure vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkeme kararının sadece mağdurenin beyanına dayandığını, oysa mağdurenin beyanının çelişkiler içerdiğini ve hayatın olağan akışına uygun olmadığını, mağdurenin daha önce babası ile ilgile de istismar eyleminden bulunduğuna dair iddiada bulunduğunu, banyoda dokunulmayacak yerlerine dokunduğunu söylediğini, sonrasında yanlış anladığını ifade ettiğini, babası hakkında böyle bir iddiada bulunan mağdurenin beyanlarına itibar edilemeyeceğinin ayrıntılı olarak araştırılması gerektiğini, Mahkemede şikayetçinin de daha önce kızının sözlü tacize uğradığını doğruladığını, sürekli taciz ve istismara uğradığını söyleyen mağdurenin beyanlarına itibar edilemeyeceğini ve bu iddialarının mağdurede bulunan psikolojik rahatsızlık sonucu olup olmadığına dair rapor alınması gerektiğini, mağdurenin olay öncesinde psikolojik destek aldığının dosyaya giren hastane kayıtlarından anlaşıldığını, ancak bu rahatsızlığın araştırılmadığını, mağdurenin hastane doğumlu olsa da gerekçede hata tartışması yapılmadığını beyanla kararın bozulmasına ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığa üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; “Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; katılan mağdur … ile sanık …’nin daha önceden birbirlerini tanımadıkları, katılan mağdurun suç tarihi itibariyle 14 yaşını doldurmuş olup 15 yaşının içinde olduğu yani 15 yaşını tamamlamadığı, suç tarihinde katılan mağdurun yol tarifi sormak için cami yanında boyacılık yapan sanığın yanına geldiği, adres sorduğu, sanığın ise telefonundan bakarak katılan mağduru tarifini istediği yere götürmeyi teklif ettiği ve sanığın katılan mağduru gideceği yere kadar götürüp boyacılık yaptığı yere geri geldiği, katılan mağdurun bir süre sonra sanığın yanına geldiği, telefonunun kırık olduğunu beyan ettiği, sanığın katılan mağduru “… İletişim” isimli dükkana yönlendirdiği, daha sonra saat 14.00 sıralarında İnönü Caddesi üzerinden İstiklal Caddesi’ne doğru yürümeye başladıkları, sanığın önde katılan mağdurun geride olacak şekilde yürüdükleri, sanığın katılan mağdura kafa işareti yaptığı ve yanına çağırdığı ve katılan mağdurdan kendisini takip etmesini istediği, dosya arasında bulunan kamera saatine göre 14.04’de İstiklal Caddesi istikametinde Milli Egemenlik Sokağı’na doğru gittikleri, kamera saatine göre 14.07’de Milli Egemenlik Sokak istikametinden Pazar Sokak’a girdikleri, daha sonra sanık ile katılan mağdurun sanığın kullandığı … Mahalle … Sokak No:6 A adresinde bulunan evine gittikleri, sanığın katılan mağduru yatak odasına götürdüğü, yatak odasında sanığın katılan mağduru yatağın üzerine oturttuğu, yatağın yanında bir sehpa ve sehpanın üzerinde falçata ve sigaranın olduğu, sanığın katılan mağdura sürekli sarıldığı ve belinden tuttuğu, cinsel organını katılan mağdurun cinsel organına dokundurduğu, katılan mağdurun vücudunun muhtelif yerlerinden öptüğü, daha sonra sanığın yatağa uzanarak katılan mağdurun da yanına gelmesini istediği, sanığın katılan mağdura bazen vurmak bazense eli ile sürtme şeklinde dokunduğu, sanığın katılan mağdura hitaben ‘bak niyetim olsa seni burada öldürürdüm’ dediği. Katılan mağdurun sanıktan kurtulmak için adli emanette kayıtlı falçatayı eline aldığı daha sonra yerine bıraktığı, bir süre sonra katılan mağdurun yine adli emanette kayıtlı şarj aleti kablosu ile sanığa vurduğu, sanığın ise katılan mağdurun kalçasına vurduğu mahkememizce sabit kabul edilmiştir.
Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Her ne kadar sanık suçlamayı kabul etmemiş olsa da; katılan mağdurun aşamalardaki özü itibariyle değişmeyen istikrarlı beyanları, soruşturma aşamasında alınan 12/08/2022 tarihli Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Çocuk Koruma ve İzlem Merkezi Adli Görüşme Değerlendirme Raporu’nun sonuç kısmındaki ‘…adli görüşmede vermiş olduğu ifadenin ön görüşme ile tutarlı olduğu, yaşananları doğal, akıcı, net bir şekilde anlatabildiği, ayrıntı verdiği, yaşanan olayın etkisinde olduğu, yaşanan olayı anlatırken zaman zaman ağladığı…’ şeklindeki bölüm, yine kovuşturma aşamasında katılan mağdur mahkememiz dosyasında adli görüşme odasında psikolog … Çayabatmaz aracılığıyla dinlendikten sonra psikolog … Çayabatmaz’ın 09/12/2022 tarihinde düzenlemiş olduğu raporu, bu raporun sonuç kısmının ‘…Mağdurun normal gelişim aşamasında olduğu, normal zeka görünümünde olduğu, ön görüşme ve adli görüşmede aynı yönde bilgiler verdiği, oldukça ayrıntılı bir şekilde hikaye örgüsünü anlattığı, olay örgüsünde anlam bütünlüğünü bozan belirgin boşlukların olmadığı, genel itibarıyla mağdurun ifadesinin … verici olduğu değerlendirilmiştir…’ şeklinde olması, katılan mağdur beyanları ile kamera görüntülerinin örtüşmesi, sanığın olay tarihinde gittiğini söylediği telefoncuya bir gün sonra gittiğinin görülmesi, katılan mağdurun sanığı takip ederek sanıktan gizlice ikametine girmesinin hayatın olağan akışına aykırı olması, katılan mağdurun beyanındaki gibi adli emanete alınan ve olay yerinde ele geçirilen falçata ve şarj aletinin ele geçirilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
Yukarıda kabul kısmında açıklandığı üzere sanığın katılan mağdurun üzerindeki cinsel eyleminin belirli bir boyuta ulaştığı ve sarkıntılık boyutunu aştığı anlaşılmakla 5237 sayılı TCK’nın 103/1-a maddesi delaletiyle TCK’nın 103/1-1.cümle maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın yargılama sürecindeki tutumu, adli sicil kaydına yansıyan kişiliği, daha önceki sabıkalarının benzer suçlardan olması, sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaatin oluşmaması nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 62.maddesinde düzenlenen takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu için dosya incelenecek olur ise; 15 yaşından küçük olan katılan mağdurun rıza açıklamaya ehil olmaması, suç tarihinde de katılan mağdurun 15 yaşından küçük olması nedeniyle sanığın katılan mağduru eve götürmesi ve evde cinsel eylemlerde bulunması nedeniyle nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği anlaşılmış ve sanığın cezalandırılmasına aşağıdaki şekilde karar verilmiş, sanığın yargılama sürecindeki tutumu, adli sicil kaydına yansıyan kişiliği, daha önceki sabıkalarının benzer suçlardan olması, sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaatin oluşmaması nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 62.maddesinde düzenlenen takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığı ve incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın duruşma sırasında mağdurenin yaşını on altı, on yedi olduğu ve liseye geçtiğini söylediğine yönelik savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılmadan sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06.06.2023 tarihli ve 2023/896 Esas, 2023/921 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.12.2023 tarihinde karar verildi.