YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10571
KARAR NO : 2023/7743
KARAR TARİHİ : 23.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/809 E., 2023/900 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Katılan mağdure ve Ümmügülsüm vekilinin 2022/50 Esas sayılı dosya üzerinden verilen karara karşı temyiz itirazlarının incelenmesinde, mağdure ve şikayetçinin birleştirmeden önceki 2022/50 Esas sayılı dosyanın 02.06.2022 tarihli celsesinde alınan beyanlarında sanıktan şikayetçi olmadıkları ve kamu davasına katılmak istemediklerini beyan etmeleri karşısında, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2022 tarih ve 2022/965 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasına konu hüküm yönünden katılan sıfatlarının olmadığı, dolayısıya vekillerinin bu davada kurulan hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan mağdure ile katılan … vekilinin birleşen 2022/249 Esas sayılı dosyadaki hükme karşı ve katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin tüm hükümlere karşı temyiz istemleri yönünden, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2022/50 Esas, 2023/13 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarna; sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2023/809 Esas, 2023/900 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ile katılan mağdure … ve katılan … vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvuraları üzerine yapılan inceleme ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Müvekkilinin çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırıldığı eyleminin geceleyin mağdurenin üstünü örtmesinden ibaret bulunduğuna, sanığın aşamalardaki beyanlarının istikrarlı olmasına karşın mağdurenin ifadeleri arasında çelişki ve tutarsızlıklar bulunduğuna, mağdurenin özgür ve rahat yaşama düşüncesine sahip birisi olduğuna, bu düşüncesini gerçekleştirmek için sanığı yani babasını bir engel olarak gördüğüne, dosya kapsamından bu durumun anlaşıldığına, görüntü kayıtları bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın mağdureye karşı cinsel arzuları tatmin amacıyla hareket etmediğinin görüleceğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, söz konusu görüntü kaydının hukuka aykırı ele geçirilmiş olması nedeniyle delil değeri taşımadığına yönelik olduğu görülmüştür.
B. Katılan Mağdure ve Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığın en üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığın 29.09.2022 tarihindeki eyleminin sarkıntılık düzeyini aştığına yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Asıl dava yönünden, sanık ile mağdurenin öz baba kız olduğu, sanığın, 2021 yılı Ocak ayında üç gün üst üste olacak şekilde gece vakti uyurken mağdurenin yattığı odaya gelerek göğüslerine ve vajinal bölgesine kıyafet içinde ten üzerinden dokunduğu ve şikayet tarihinden bir ay öncesinde yine mağdure yatarkan yatağına gelip arkasından sarıldığı şeklinde olay kabul edilmiştir.
2. Birleşen dava yönünden, olayın aile içinde duyulmasından sonra mağdurenin halüsinasyon görmüş olabileceği, babasının bu şekilde davranmayacağına dair söylemlerle karşılaştığı ve -sanığın kardeşi- mağdurenin amcası olan …’in mağdure ile sanığı bir araya getirdiği, mağdurenin babası ile görüşmesinden sonra aynı gün 20.02.2022 tarihi 20:40’ta ikinci bir beyanda bulunarak anlattığı olayların doğru olduğu ancak babasından şikayetçi olmadığı, süreç içinde katılanın, mağdureyi de alarak ortak konutu terk ettiği, bu sırada sanığın rahatsızlandığı ve bu yeni durum üzerine geniş ailenin diğer üyelerinin de etkisiyle sanık ile mağdure ve kardeşlerinin hep beraber ayrıldıkları ortak konuta dönüp tekrar sanıkla birlikte yaşamaya başladıkları, aile üyelerinin aynı evde yaşamaya devam ettiği ve sonraki beyanlardan anlaşıldığı üzere katılan ve mağdurenin kendilerine inanılmamasından kaynaklı olarak huzursuz oldukları, bu sırada mağdurenin kendisine zarar verme eğilimlerinin başladığı ve bu durumun Adli Tıp Kurumu (ATK) muayene evraklarında da belirtildiği, 21-22.09.2022 tarihlerinde sanığın mağdurenin dudaklarından öptüğü, kendilerine yine inanılmayacağını düşündüğü için mağdure ile katılanın anlaşması sonucu mağdure ile sanığın evde başbaşa kalmalarının sağlandığı ve sanığın mağdureye olan yaklaşımlarının cep telefonu ile kayda alındığı ve sanığın mağdureyi yanaklarından öptüğü gibi bu kayıtların bir kısmında dudaklarının yarısına gelecek şekilde öptüğünün ve bu sırada “Şöyle öpmekle böyle öpmekle ne var?” şeklinde söylemlerde bulunduğu şeklinde olay kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure ve Ümmügülsüm Vekilinin 2022/50 Esas Sayılı Asıl Dosya Yönünden Verilen Karara Karşı Temyiz İstemi Yönünden
Mağdure ve şikayetçinin birleştirmeden önceki 2022/50 Esas sayılı dosyanın 02.06.2022 tarihli celsesinde alınan beyanlarında sanıktan şikayetçi olmadıkları ve kamu davasına katılmak istemediklerini beyan etmeleri karşısında, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2022 tarih ve 2022/965 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasına konu hüküm yönünden mağdure ve şikayetçinin katılan sıfatının bulunmadığı, dolayısıya vekillerinin bu davada kurulan hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla mağdure … ve şikayetçi Ümmügülsüm vekilinin anılan hükme ilişkin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan Mağdure ile Katılan … Vekilinin Birleşen 2022/249 Esas Sayılı Dosyadaki Hükme Karşı ve Katılan Bakanlık Vekili ile Sanık Müdafiinin ise Tüm Hükümlere karşı Temyiz İstemleri Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Katılan Mağdure ve Ümmügülsüm Vekilinin 2022/50 Esas Sayılı Asıl Dosya Yönünden Verilen Karara Karşı Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure … ve şikayetçi Ümmügülsüm vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Mağdure ile Katılan … Vekilinin Birleşen 2022/249 Esas Sayılı Dosyadaki Hükme Karşı ve Katılan Bakanlık Vekili ile Sanık Müdafiinin ise Tüm Hükümlere Karşı Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2023/809 Esas, 2023/900 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdure ve katılan … vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.11.2023 tarihinde karar verildi.