YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11244
KARAR NO : 2023/8881
KARAR TARİHİ : 26.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/909 E., 2023/1013 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan mağdur vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Her ne kadar Tebliğnamede kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan görüş bildirilmiş ise de bu suç yönünden temyiz isteminin reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararının usulüne uygun tebliğine karşın anılan hükümle ilgili temyiz yoluna başvurulmadığı anlaşıldığından temyiz incelemesinin çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle sınırlı yapılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
1. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2023 tarihli ve 2021/436 Esas, 2023/51 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.05.2023 tarihli ve 2023/909 Esas, 2023/1013 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdur vekili, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ NEDENLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurun aşamalarda suça konu eylemlerin organ sokmak suretiyle gerçekleştiğini beyan etmesine rağmen hukuka aykırı bir şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulduğu, adli tıp raporlarında da mağdurdaki alt ıslatma ve dışkı kaçırma hususlarının cinsel istismar durumlarında görülebilir bulgulardan olduğunun belirtildiği, sanığın mağdura karşı ilk eyleminin ne zaman başladığı hususunda Mahkemece yanılgıya düşüldüğü, mağdurun beyanlarında belirttiği gibi şikayet tarihinden 2-3 sene öncesinde cinsel istismar eylemlerinin başladığı, sanığın eylemlerini tehditle gerçekleştirdiği, belirtilen gerekçelerle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ile ikinci ve dördüncü fıkralarının uygulanması gerektiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında verilen cezanın yetersiz, eksik ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurun zaman içerisinde değişen çelişkili beyanları ve yakınları olan tanıkların soyut anlatımları dışında dosyada delil bulunmadığı, gerçekleştiği iddia edilen eylem sayısı fazla olmasına rağmen mağdurun sanıkla görüşmeye devam etmesi ve görgü tanığı bulunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, mağdurun yaşının küçük olması ve psikolojik rahatsızlıkları sebebiyle gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu, mağdurun bağımlısı olduğu oyunlara dair maddi beklentisi ve sanık ile mağdurun aileleri arasındaki arazi anlaşmazlıkları gerekçesiyle husumet oluştuğu, dosya kapsamında alınan raporlarda olayın gerçekleştiğine dair herhangi bir bulgunun tespit edilmediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince ”Sanık … ve katılan mağdur …’nın uzak akraba oldukları, … Mahallesi, ….Cadde’de karşı karşıya müstakil evlerde aileleri ile birlikte yaşadıkları, akrabalık ve komşuluk ilişkileri nedeniyle ailece birbirlerine gidip geldikleri, sanığın mağdura yönelik eylemlerinin şaka yollu başlayıp kısa zamanda cinsel niteliğe dönüştüğü, ailelerinin de bulunduğu ortamlarda cinsel amaçla mağdurun vücuduna, ön ve arka özel bölgelerine dokunduğu, çimdiklediği (etini başparmakla işaret parmağı arasında kıstırarak sıkıp acıttığı), mağduru akraba ve komşu olmaları ayrıca internette aynı oyunu oynamalarından dolayı oyun oynama, bilgisayara yükleme yapma, kargo kutularını açmaya yardım etme bahaneleri ile evlerine çağırdığı; Sanığın 2020 yılı Ekim ya da 2021 yılı Ocak ayında oyun oynamak için mağduru evlerine çağırdığı, motosikletini koyduğu müştemilatta mağdurun alt kıyafetini çıkarttığı, açtığı ön özel bölgesini mağdurun arka özel bölgesine dokundurduğu; bu eylemlerini daha sonra bir-iki ay kadar aralıklarla iki kere odasında yeniden gerçekleştirdiği; 2021 yılı Mart ayında odasında yine aynı şekilde ön özel bölgesini mağdurun arka özel bölgesine değdirdiği; 2021 yılı Mart ya da Nisan ayında evin üst katında bilgisayar bulunan odada mağdurun ön özel bölgesini ağzına aldığı; 2021 yılı Haziran ayında mağduru kargo paketlerini açmak bahanesi ile çağırdığı, üst kattaki odada kendisinin ve mağdurun alt kıyafetlerini çıkarttığı, ön özel bölgesini mağdurun arka özel bölgesine dokundurarak boşaldığı; Evlerinde yaşanan bu olayların bazılarında sanığın kendi ön özel bölgesi ile mağdurun arka özel bölgesine jel sürdüğü; bu dönemde zaman zaman üzerlerinde kıyafetler varken de mağduru kendisine çekerek ona sarıldığı ve dokunduğu; yine odasında mağdura kıyafetleri üzerinden ön özel bölgesine dokundurttuğu; Mağdurun arkadaşları olan tanıklar … ve …’ın mağdurun telefonlarına gelen mesajlardan rahatsız olmasını fark etmeleri ve sebebini sormaları üzerine mağdurun tedricen yaşadığı istismarı kendileri aktarması, onların ailelerine iletmesi ve onların da mağdurun velileri olan katılanlar … ve …’yı bilgilendirmeleri ile 30.06.2021 tarihli ihbar ile soruşturmanın başladığı, Bu şekilde sanığın on beş yaşını tamamlamamış mağdura karşı gerçekleştirdiği sarkıntılık düzeyini aşan cinsel davranışları ile TCK 102/1-a.maddesi yollaması ile 103/1-1.cümle maddesinde öngörülen çocuğun cinsel istismarı,
ayrıca yaşı itibarı ile rızası geçerli olmayan mağduru yasal olmayan cinsel amaçlı eylemleri için evine çağırıp bir yere gitme hürriyetinden yoksun bırakarak TCK 109/1, 3-f, 5.maddelerinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarını, TCK 43/1.maddesinde öngörüldüğü gibi aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez, zincirleme şekilde işlediği…” şeklindeki gerekçe ile atılı suçtan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafii ile katılan mağdur vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan mağdur vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.05.2023 tarihli ve 2023/909 Esas, 2023/1013 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.12.2023 tarihinde karar verildi.