YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11315
KARAR NO : 2023/8458
KARAR TARİHİ : 14.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/99 E., 2023/220 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2021/73 Esas, 2022/112 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve üçüncü cümlesi ile üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2022/1017 Esas, 2022/1123 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.12.2022 tarihli ve 2022/11950 Esas, 2022/11879 Karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “İlk derece mahkemesince hüküm kurulurken suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6763 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı TCK’nın 103/1-c.3. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde 103/1-c.1. maddesi ile temel cezanın tespitinden sonra aynı maddenin üçüncü cümlesinin tatbiki suretiyle kademeli uygulama yapılması ve ayrıca somut olayda 5237 sayılı TCK’nın 103/3-d. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı halde tatbiki suretiyle fazla ceza tayini karşısında, istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2023 tarihli ve 2023/99 Esas, 2023/220 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle kararın temyizen incelenerek bozulmasına, sanığın tahliyesine karar verilmesine, eksik incelemeyle karar verildiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesine rağmen bunun gerekçesinin açıklanmadığına, zincirleme olarak işlenen bir suçunda söz konusu olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmamasının kanuna aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayin edildiğine, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca artırım yapılması talebine, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece tüm dosya kapsamına ve kabul edilen oluşa göre; Karaburun … Merkez Amirliğine müracaatta bulunan dava dışı mağdur ….’nin velisinin şikayeti üzerine sanığın 15.06.2019 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı akabinde sanığın intihara teşebbüs etmesi üzerine … ekiplerinin sanığın ikameti olan … … Caddesi … lojmanları A Blok Daire 1 numaralı adresine geldikleri, Kınık Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/170 D.iş sayılı arama kararına istinaden evde yapılan aramada 1 adet cep telefonu, ASUS marka diz üstü bilgisayar, bir adet lacivert renkli üzerinde MF201607 16 gb HI-LEVEL marka flas bellek, bir adet siyah kırımızı renkli üzerinde BN180926655J nolu 16 GB sandik marka flash bellek, bilgisayar çantası içerisindeki toplamda 5 adet CD ye el konulup muhafaza altına alındığı, dijital metaryallerin incelenmesi sonrasında çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun cinsel bölgelerine ait toplam 2.125 adet fotoğraf ve 183 adet video kaydına rastlanıldığı, bu kayıtların içinde mağdur …’a ait video ve görüntülerin tespit edildiği, mağdur …’ın 02.03.2007 doğumlu olduğu, mağdur beyanı ile dosyadaki görüntü tutanaklarının birbiriyle örtüştüğü, dosya içerisinde mevcut adli görüşme raporunda mağdurun beyanlarının samimi ve güvenilir olduğunun belirtildiği de gözetilerek, suç tarihinin 2018 yılı olup suç tarihinde mağdurun on iki yaşından küçük olduğu, sanığın mağdurun penisini bir iki dakika boyunca tuttuğu ve oynadığı, bu suretle sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyinde kalan ani ve kesintili bir eylem olmadığı, istismar boyutuna ulaştığı, mağdurun yaklaşık yirmi kez aynı eylemlerin olduğuna ilişkin beyanı da dikkate alınıp sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiş, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılma hakkı bulunduğu, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğundan, 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
3. Gerekçeli karar başlığında suç adının çocuğun cinsel istismarı yerine çocuğun zincirleme nitelikli cinsel istismarı olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir bir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2023 tarihli ve 2023/99 Esas, 2023/220 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.