YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1198
KARAR NO : 2023/1806
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2021/410 Esas ve 2022/65 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi
uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/1279 Esas, 2022/1128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiileri, mağdur vekili ile mağdurun istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiilerinin Temyiz İstemi
Sanık ve şikayetçi arasındaki cinsel ilişkinin zora dayanmadığına, şikayetçinin rızası ile gerçekleştiğine, şikayetçinin şikayetinden vazgeçtiğine, sanıkla zorla ilişkiye girdiğine dair beyanını kollukta avukat olmadan verdiğine ve diğer beyanlarında ilişkinin … ile olduğunu söylediğine, şikayetçinin düzenli olarak sanığı cezaevinde ziyaret ettiğine, şikayetçinin ilk ifadesinde bahsettiği bıçaktan bir daha bahsetmediğine ve bıçağın ele geçmediğine, mağdurun sanığa karşı koyduğuna dair bir emarenin bulunmadığına, vajinal bölgesindeki ekimotik alanların rızayla ilişki sırasında da olabileceğine, şikayetçi beyanlarının çelişkili olduğuna, tanık beyanlarının cinsel saldırı olayını içermediğine, olay günü çocukları için bir araya geldiklerine, zorla alıkoyma eyleminin gerçekleşmediğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; “Sanık … ile mağdur …’nin olaydan bir yıl önce boşanmış oldukları, müşterek çocuklarının bulunduğu, olay günü sanık ve mağdurun, müşterek çocuklarını yazdırmayı düşündükleri kreş yerine bakmak için bir araya geldikleri, kreşin yerini gördükten sonra müşterek çocuklarını babannesi …’in evine bıraktıkları, mağduru kendi evine bırakmak için yola devam ettikleri sırada sanığın aracın kapılarını kilitleyip aracı D-400 otobanına doğru sürdüğü, yolda aracı kenara çekerek durduğu ve mağduru saçından çeke çeke aracın ön koltuğuna zorla geçirdiği, sanık mağdurun çantasını zorla alarak içinden mağdurun telefonunu aldığı ve çantasının içindeki eşyalarının camdan dışarı attığı, yola devam ederken sanığın aracı tekrar kenara çektiği, mağduru arabadan indirerek tokat atmak, saçından çekmek, bıçakla kol ve bacaklarına sürtme yapmak suretiyle mağduru darp ettiği ve sanığın mağdurun üzerinde bulunan bluzu yırttığı ve bluzun boğaz kısmını ise bıçak ile keserek zorla çıkardığı, mağdurun pantolon ve iç çamaşırı ile kaldığı, kayalıklara doğru götürdüğü sırada mağdurun saçını çektiği, tokat attığı kayalıklara çıktıklarında mağduru aşağıya doğru itekliyor gibi yaptığı sırada yoldan geçenlerin kornaya basması üzerine kayalıklardan indikleri, sanığın mağdura aracının bagajında bulunan başkasına ait bir tişört verdiği ve tekrar yola devam ettikleri, sanık ve mağdurun Otoyolda … mevkine geldiğinde tekrar durdukları sanığın mağdurun boğazına bıçak dayadığı ve aracın ön koltuğunda cinsel organını mağdurun vajinasına sokmak suretiyle zorla ilişkiye girdiği, cinsel ilişkiden sonra sanığın hap aldığı ve araç kapısını kilitleyip araç kontak anahtarını alarak cebine koyduğu, eli ile müştekiye dizinin üzerinde tuttuğu bıçağı göstererek uyuyakaldığı, müştekinin sanığın uyumasından istifade ederek sanıkta bulunan telefonunu alıp durumunu tanık olarak dinlenen yeğeni …’ye mesaj attığı, tanık …’nin kolluk kuvvetlerine durumu bildirdiği, mağdurun kolluk kuvvetleri ile iletişime geçip bulunduğu yerin konumunu atığı ve kolluk kuvvetleri tarafından müdahale edilerek mağdurun kurtarıldığı,
Mağdurun beyanlarının sanığı suç ve cezadan kurtarmak için değiştirdiği kanaatine varıldığından itibar edilmediği, mağdurun olayın sıcağı sıcağına vermiş olduğu 05.07.2021 tarihli kolluk beyanı ve 08.07.2022 tarihli savcılık beyanlarının birbiri ile ve olayın ortaya çıkış şekli ile uyumlu olduğundan itibar edildiği, dosyaya yansıyan mağdur ile tanık … ve kolluk kuvvetleri mesajlaşma kayıtlarında mağdurun sanık uyuduktan sonra tanık ile mesajlaşmasında sanığın arabayı kilitleyip elinde bıçak ile uyuduğun beyan edip konum gönderdiği, kendisini darp ettiğini, 3 yerine bıçak geldiğini, çantasında bulunan eşyalarını döktüğü yönünde mesajlarının bulduğu, jandarma görevlisi ile yapmış olduğu mesajlaşmada konumunu gönderdiği, jandarma görevlisine mevcut durumu anlattığı ve kolluk görevlilerince müdahale edilerek araçtan çıkarıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın aşamalarda alınan ve üzerine atılı suçu inkar ettiği çelişkili beyanlarının kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik itibar edilemez beyanlar olduğu, sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçu ile işlediği sabit olduğundan eylemine TCK’nın 102/2 maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği, sanığın cinsel saldırı eylemini işlediği sırada bıçak kullandığı anlaşılmakla TCK’nın 102/3-d maddesi uyarınca cezasında arttırım yapılması gerektiği,
Sanığın mağduru eve bırakacağı sırada aracın kapılarını kilitleyip D 400 otobanına doğru aracını sürdüğü, mağduru araçta tutabilmek için 05/07/2021 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında vermiş olduğu beyanında yanında olduğunu beyan ettiği bıçak ile mağduru araçta tutmaya devam ettiği, sanığın mağduru bıçak ile tehdit etmesi nedeniyle mağdurun araçtan inemediği ve kolluk kuvvetlerince mağdurun göndermiş olduğu konuma giderek mağdurun sanığın yanından alındığı olayda sanığın üzerine atılı cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olması nedeniyle eylemine uyan TCK’nun 109/2 maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sırada bıçak kullandığı anlaşılmakla TCK’nun 109/3-a maddesi uyarınca cezasının bir kat artırılması gerektiği, TCK’nun 109/3-e maddesinin suç tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması nedeniyle sanık hakkında şartları oluşmadığından uygulanmaması gerektiği, sanığın eylemini cinsel amaçlı olarak işlemesi nedeni ile TCK’nun 109/5 maddesi uyarınca cezasının yarı oranında artırılması gerektiği, sanık savunması, mağdur beyanı, uzmanlık raporları, adli muayene raporları ile dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmek suretiyle sonuç ve kanaatine varılarak hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/1279 Esas, 2022/1128 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye …’in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanık … hakkında eski eşi Sevgi’ye yönelik nitelikli cinsel saldırı ve silahla hürriyeti tahdit suçlarından TCK’nın 102/2,102/3-d, 62 ve 109/2, 109/3-a, 109/5, 62 maddelerinde cezalandırılmasına karar verilmiş, bu kararın istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinden cezalandırma kararının onaylanması üzerine, kararlar temyiz edilerek Dairemizde yapılan görüşme sonunda Mahkeme kararlarının oy çokluğu ile onaylanmasına karar verilmiştir.
Mağdur … başta jandarmada avukatsız olarak verdiği ifadeyi daha sonra değiştirerek sanığın eski kocası olduğunu kendi rızasıyla sanıkla gittiğini, sanıkla kendi rızasıyla ilişkiye girdiğini şikayetçi olmadığını söyleyerek çok sayıda şikayetçi olmadığına dair ifade ve dilekçe vermiştir. Mağdur sanıkla sanık cezaevinde iken 11.08.2022 tarihinde evlenerek yine sanıktan şikayetçi olmadığını çocuklarının bulunduğunu beyan etmiştir. Sanığın eylemlerine Mahkeme gerekçesinde mağdurun jandarmada ve Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği beyanları esas kabul ederek sanığın cezalandırılmasına karar vermiştir. Mağdurun daha sonra Mahkemede ve verdiği dilekçelerde şikayetinden vazgeçtiği Mahkemede anlattığı şekilde olayların rızasıyla gerçekleştiğini beyan etmesine rağmen bu beyanlar karar gerekçesinde değerlendirilmeyerek sanık cezalandırılmıştır.
Mağdurenin olaydan sonra şikayetten vazgeçmesi ve önceki beraberliklerinden olan evliliklerinden çocuklarının olması, yine olaydan 1 yıl sonra sanıkla tekrar evlenmesi karşısında sanığın her aşamada suçlamaları kabul etmemesi, mağduru rızasıyla götürdüğünü, rızasıyla ilişkiye girdiklerini söylemesine rağmen sanığın cezalandırılmasına dair Mahkeme kararlarının onanmasına yönelik sayın çoğunluğun kararına katılmadığımı, sanığın mağdure beyanları ve sanık beyanları doğrultusunda beraat etmesi kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum.