YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12847
KARAR NO : 2023/8459
KARAR TARİHİ : 14.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/788 E., 2023/101 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.06.2019 tarihli ve 2019/37585 Esas sayılı iddianamesi ile mağdure …’ya eylemi nedeniyle, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2019/464 Esas, 2020/306 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 23.12.2020 tarihli ve 2020/1558 Esas, 2020/1822 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca, Bakanlık lehine vekalet ücreti takdir edilerek, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.09.2022 tarihli ve 2021/19345 Esas, 2022/8447 Karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazların reddine karar verilerek “Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdure …’nın aşamalarda değişen ve birbiriyle çelişen beyanları, olay sonrasında alınan 26.05.2018 tarihli doktor raporu içeriği ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın mağdureye yönelik istismar eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle cinsel organını sürtme şeklinde sübuta eren eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanunun 103/2. maddesine göre hüküm kurulması karşısında, anılan karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/788 Esas, 2023/101 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; müştekilerin beyanlarının düzgün alınmadığına, yazdıkları mektuplarda iftira attıklarını defalarca dile getirdiklerine, iddiaların soyut ve dayanaktan yoksun olduğuna, halıda çıkan lekenin detaylı savunmasının müvekkilince yapıldığına ve bu konunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde aydınlatılması için tarafların tekrar dinlenilmesi gerektiğine, hukuka ve kanuna aykırı olan kararın bozulmasına, müvekkilinin beraatiyle tahliyesine karar verilmesi taleplerine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasına, dosya kapsamı ve adli tıp raporlarına göre sanığın nitelikli cinsel istismar suçundan en üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, mağdur, aile ve toplum baskısı dikkate alınarak şikayetten vazgeçmeye ilişkin beyanların hükme esas alınmaması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğine, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece tüm dosya kapsamı gözetilerek olay tarihinde sanığın, baba bir kardeşi olan mağdure …’ya cinsel organını sürtmesi şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eyleminden mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiş, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Gerekçeli karar başlığında suç adının çocuğun cinsel istismarı yerine çocuğun nitelikli cinsel istismarı olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir bir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/788 Esas, 2023/101 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.