YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12868
KARAR NO : 2023/8549
KARAR TARİHİ : 18.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/786 E., 2023/983 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2023 tarihli ve 2022/216 Esas, 2023/48 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanunu’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2023/786 Esas, 2023/983 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararının ise kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; katılan mağdurun tek hakimle dinlenilmiş olmasına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamış olmasına, katılan mağdur beyanlarının çelişkili olmasına, katılan mağdurun ailesi ile sanığın ailesi arasında husumet bulunmasına, katılan mağdur hakkında alınan iç beden muayenesi raporunun iddia edilen eylemden 5 yıl sonra aldırılmış olmasına, zincirleme suç hükümlerinin somutlaştırmadan uygulanmış olmasına, intikalin geç olmasına, katılan mağdur ifadesinin tek başına hükme esas alınamayacağına, katılan mağdurun aslında okulda tecavüze uğradığına, katılan mağdurun kız kardeşi tarafından sanığa sevgililik teklifinin yapıldığı sanığın da bu teklifi kabul etmemiş olması nedeniyle olayı kurguladıklarına, katılan mağdurun ailesinin gerçek faili sakladığına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince ”Alanya C. Başsavcılığının 01/06/2022 tarih ve 2022/3115 Esas 2022/292 İddia sayılı iddianamesi ile; sanık … hakkında Zincirleme Şekilde Çocuğun Cinsel İstismarı, Zincirleme Şekilde Çocuğu Cinsel Amaçlı Olarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan TCK’nın 43/1, 103/1-a maddeleri delaletiyle TCK’nın 103/2, 103/4, 53/1, 63/1, 109/1, 109/3-f, 109/5, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile mahkememize kamu davası açılmıştır. Sanık …’in Soruşturma aşamasında, ‘Yukarıdaki açık kimlik ve adres bilgileri doğrudur ve bana aittir. … benim öz amcamın oğlu olur. İki aile arasında husumet yoktur. Benim de … ile aramda herhangi bir husumet yoktur. … 6-7 yaşlarında iken birlikte çıplak kadın fotoğraflarına bakıyorduk. Ben fotoğrafları görünce ereksiyon oldum. … bunu görünce cinsel organımın neden sertleştiğini sordu. Ben de büyünce seninki de sertleşecek dedim. Ben pantolonumun dışından cinsel organım ile oynadım. Merak ediyorsa onun da dokunabileceğini söyledim. O da pantolonumun dışında cinsel organıma dokundu. Bu olaydan bir kaç gün sonra tekrar … ile telefondan çıplak kadın fotoğraflarına baktık. Ben cinsel organımı pantolonumdan çıkartıp oynamaya başladım. …’ın cinsel organımla o gün oynayıp oynamadığını hatırlamıyorum. Bir kaç kez daha o hafta aynı eylemi tekrarladık. Ben …’a bunları kimseye söyleme, bize kızarlar, bizi döverler dedim. Ben …’a bunu birine söylersen seni döverim demedim. Bahsettiği seradaki taciz olayı gerçekleşmedi. 2011-2012 yılında …’ın bahsettiği şekilde cinsel organımı çıkararak …’ın makat bölgesine sürttüm ve boşaldım. Ancak poposuna cinsel organımı sokmadım. …’ın üzerine çıkarak gazeteye boşalmadım. 2011/2012 yılından sonra akraba olmamız sebebiyle … ile görüştük. Ancak bahsetmiş olduğu taciz ve tecavüz olayları gerçekleşmedi. Hiç bir şekilde …’ın poposuna cinsel organımı sokmadım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.’ şeklinde savunmada bulunmuştur. Kovuşturma aşamasında ise sanık üzerine atılı suçlamaları inkar etmiştir. Sanık …’in amcasının oğlu olan katılan mağdur …’e 2010-2017 yılları arasında katılanın 15 yaşından küçük olduğu dönemde farklı tarihlerde birden çok kez anal yoldan organ sokmak suretiyle zincirleme şekilde ve tehditle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu ve rızası hilafına katılan mağdurun evin çatısına çıkarmak suretiyle cinsel amaçla çocuğa karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiası ile soruşturmaya başlanıldığı mahkememizce maddi vakıa olarak tespit edilmiştir. Cinsel suçlar yapıları itibari ile çoğu zaman mağdur beyanı dışında delil elde etme bulunmayan ve/veya sınırlı olan suçlardır.Her ne kadar Yüksek Yargıtay’ın ‘Kendi onur ve namusunu ilgilendiren bir konuda sanığa iftira atması için geçerli sebebi bulunmayan ve suç tarihindeki yaşı nazara alındığında istikrarlı biçimde olayı kurgulayıp anlatması mümkün olmayan mağdure ile mağdure …’nın annesi olan müşteki …’in özünde değişmeyen aşamalardaki tutarlı ve samimi beyanlarına, sanığın tevilli ikrarına ve tüm dosya içeriğine göre, mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, (Yargıtay 14.C.D 13.03.2014 gün ve 2012/5290-2014/3234’) şeklindeki mağdur beyanlarına üstünlük sağlanması yönündeki kararları bulunsa da her somut olayın özelliğine göre delil değerlendirilmesi yeniden yapılmalı ve mağdur beyanları ve sanık anlatımları değerlendirilerek hangisine neden üstünlük tanındığı belirtilmelidir. Somut olayda, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 20/01/2022 tarihli raporunda; …’in anal muayenesinde anüs ve çevresinin huni görünümünde olduğu, perianal çok sayıda skar dokusu görüldüğünün, anal sfinkter dokusunun kısmen gevşek olduğunun, anal çizgilenmede silinmeler saptandığının, kronik kesin livata bulgularının saptandığı sonucuna varıldığı belirtilmiştir. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 20/01/2022 tarihli adli görüşme değerlendirme raporunda özetle, …’in anlama, kavrama, kendini ifade etme becerileri açısından herhangi bir sorunu olmadığının, yaşına uygun gelişme gösterdiğinin, görüşme boyunca anlatımları ile beden dili ve duygu durumu arasında herhangi bir tutarsızlık olmadığının, çökkün duygu durumun olduğu, sürekli elleriyle oynadığının, gergin olduğu ve zaman zaman göz teması kurduğunun gözlendiği belirtilmiştir. Tanıklar …, …, … ve …’ın mağdurun sanık tarafından tecavüze uğradığını kendilerine söylediğini beyan ettikleri, sanığın soruşturma aşamasındaki ‘Ben …’a bunları kimseye söyleme, bize kızarlar, bizi döverler dedim. 2011-2012 yılında …’ın bahsettiği şekilde cinsel organımı çıkararak …’ın makat bölgesine sürttüm ve boşaldım. Ancak poposuna cinsel organımı sokmadım.’ şeklindeki ikrar içeren savunması, mağdura ilişkin adli rapor, mağdurun genital muayenesinde kronik kesin livata bulguları tespit edildiğine ilişkin adli rapor içeriği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, mağdurun beyanlarına itibar edilebileceği, sanığın mağdura uzun yıllar boyunca birden fazla kez zincirleme şekilde tehditle anal yoldan nitelikli cinsel istismar eyleminde bulunarak cinsel istismar suçunu, sanık eylemlerini gerçekleştirirken mağduru bulunduğu yerden başka bir yere götürdüğünden ayrıca kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır. Zincirleme şekilde işlenen anal yoldan cinel istismar eyleminin işlendiği en son tarihte mağdurun yaşının 12’den büyük olduğu anlaşıldığından ve yürürlükte bulunan 6545 sayılı değişikliği içeren yasa gereğince sanık hakkında temel ceza belirlenirken 16 yıldan başlanmıştır. Sanık, mağdur çocuğa kimseye söyleme, söylersen döverim gibi telkinlerde bulunarak eylemini gerçekleştirdiğinden sanık hakkında cebir ve tehdit artırım maddesi uygulanmıştır. Sanığın, mağdura karşı eylemlerini uzun yıllar boyunca ve çok fazla kez gerçekleştirmesi sebebiyle TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uygulanırken artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılmıştır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda ise, mağdurun beyanında bahsettiği üzere sanık, mağdura yönelik genellikle evde bulundukları sırada, birkaç eylemini de dışarıdayken gerçekleştirdiği anlaşılmış olup sanık, mağdur çocuğa karşı cinsel amaçla eylemini gerçekleştirdiğinden suçun nitelikli halleri uygulanmıştır. Sanık hakkında mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
” gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararı kaldırılarak “Mağdur …’in kız kardeşi … ile televizyon kumandası sebebiyle tartıştıkları amcasıgile televizyon kumandasını almaya gittiğinde mağdurun arkasından gelerek kendisi ile tartıştığı sanığın gelerek mağduru sakinleştirmeye çalışmak isterken mağdurun ‘ … bana yayla evinde tecavüz etmeye çalıştı, o bizim abimiz değil ‘ dediğini eve gittikten sonra eve kendisini kapattığı durumun resmi mercilere intikal ettirildiği psikolog …’ın mağduru odasından çıkarmak için ikna çalışmaları yaptığı mağdurun ikna olmadığı oda kapısını açmadığı 05/01/2021 tarihli tutanak kapsamından mağdurun ÇİM merkezine götürülemediği psikolojik danışman …’ın yapmış olduğu görüşmeler sonucu mağduru ikna ettiği mağdurun ÇİM merkezinde 20/01/2022 tarihinde beyanlarının alındığı mağdur sanık tarafından taciz ve tecavüze uğradığını eyleminin 10-15 kez olduğunu tarihleri net olarak hatırlayamadığını ilk taciz olayının 2008-2009 yıllarında olabileceğini çilek serasında eylemin gerçekleştiğini, poposunu sıktığını bu eylemin 4-5 … sürdüğünü tecavüz olayının 2011/2012 yıllarında olabileceğini eylemin kendi evlerinde misafir odasında olduğunu iç çamaşırlarını çıkardıktan sonra cinsel organını poposuna sürttüğünü ancak sokmadığını , boşaldığını sanığın istemesi üzerine sanığın cinsel organına 3-4 dakika dokunduğunu 6.sınıfta iken poposuna 2-3 ayda bir dokunduğunu ve sıktığını, 8.sınıfta çatıya çıkılan bir yer olduğunu evlerin üstünde merdivende tecavüz olayı olduğunu cinsel organını poposunun içine soktuğunu toplam 7-8 kez cinsel organını sokmuş olduğunu belirtmiş olup mağdur hakkında alınan doktor raporlarında da anal muayenesinde anüs ve çevresinin huni görünümünde olduğu, perianal çok sayıda skar dokusu görüldüğünün, anal sfinkter dokusunun kısmen gevşek olduğunun, anal çizgilenmede silinmeler saptandığının, kronik kesin livata bulgularının saptandığı tespit edilmiş olup maddi deliller kapsamından sanığın mağdura karşı zincirleme şekilde nitelikli cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği sonucuna varılmış sanığın nitelikli cinsel istismar eylemini cebir ve tehdit kullanarak gerçekleştirdiği hususunda delil mevcut olmaması sebebiyle sanık müdafinin ve sanığın istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış sanığın sübut bulan eylemi karşılığı suç konusunun önem ve değeri , olayın oluş şekli ve özellikleri , sanığın işlediği suçtan pişmanlık duyduğunu gösterecek davranış sergilememiş olması, sanığın eylem yoğunluğu dikkate alınarak zincirleme suç hükümleri tatbik edilirken eylem karşılığı alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini cihetine gidilmiş ve sanık lehine TCK 62 maddesinin tatbik edilmemiş özgürlüğü kısıtlama suçundan yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunması sebebiyle istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki karar tesis edilmiştir.” sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2023/786 Esas, 2023/983 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.