Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/1396 E. 2023/2743 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1396
KARAR NO : 2023/2743
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2021/329 Esas, 2022/258 Karar sayılı kararı ile, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/2659 Esas, 2022/2405 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın kolluk ifadesinin baskı ve kötü muamele neticesinde verdiğine, mahkemede bu ifadesini kabul etmediğine, tanık beyanları, adli görüşme ve adli tıp raporlarının sanık lehine olduğuna, mağdurun beyanlarının yönlendirmeye dayalı olduğuna, mağdurun beyanlarının tutarsız olduğuna, mağdurun zeka seviyesi ile ilgili adli görüşme raporu ile üniversitesi hastanesi raporu arasında çelişki olduğunu, mağdurun kabızlık, bağırsak problemleri nedeniyle oral ve anal yoldan lagman ve fitil gibi ilaçlar kullandığına bu durumun mahkemece araştırılmadığına, tanık Zeynepin mağdurun poposunda iz olup olmadığına bakmasının hukuka aykırı olduğuna, mağdur beyanı dışında delil olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun 17.05.2017 doğumlu olduğu, sanığın mağdurun babası olduğu, mağdurun 27.10.2021 günü anaokulunda oyun oynadığı sırada oyuncak ateş ölçeri dik bir şekilde yere koyarak üstüne oturmaya çalışması üzerine, öğretmeni tanık …’nın mağduru dışarı çıkartarak ona bu haraketi nereden gördüğünü ve kimin yaptığını sorduğu, mağdurun öğretmenine hareketi köyde gördüğünü ve babasının bu hareketi yaptığını beyan ettiği, bunun üzerine olayın okul idaresine bildirildiği ve okul müdür yardımcısı tanık …’nin mağdurdan sınıfta yaptığı hareketi tekrar yapmasını istediği, mağdurun bu sefer kalem kullanarak aynı hareketi tekrarladığı ve “Bu çubuk, sopa bunu babam popoma sokuyor” şeklinde söylediği, tanığın mağdura “Pantolon üzerinde var mıydı? şeklinde sorması üzerine, mağdurun “Hayır” şeklinde beyanda bulunduğu, “Ne yaptın peki” şeklinde sorulması üzerine, mağdurun “Çok canım acıdı ve ağladığım için babam beni dövdü” şeklinde söylediği, bunun üzerine olayın okul idaresince kolluk kuvvetlerine bildirilmesi ile araştırılmaya başlandığı anlaşılmıştır.

2. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; mağdurun aşamalardaki beyanları ile adli görüşme odasında kayda alınan davranışları, mağdurun beyanlarını destekler nitelikteki tanık beyanları, okulun tuvaletten sorumlu personeli olan tanık …’nün, kendisinden mağdurun tuvalete götürülerek poposunda herhangi bir yara izi olup olmadığının tespitinin istenilmesi üzerine, mağduru tuvalete götürdüğünde, mağdurun poposuna kendisini yaklaştırmayıp, korku ile bir adım geri çekilerek titrediğine ilişkin anlatımları, olayın ortaya çıkış şekli, mağdurun annesi ile sanık babası arasında herhangi bir husumet olmayışı, olayın ortaya çıkışından önce mağdur ile babası arasında iftira atmayı gerektirecek bir olay yaşanmamış olması, sanığın kollukta alınan ifadesinde “Bir kere cahilliğime kapılarak cinsel organımla poposuna dokundum, bir kerede parmağımla cinsel organına dokundum.” şeklindeki, Cumhuriyet Savcısı huzurunda alınan beyanında “ön cinsel organıyla oyun oynamak maksatlı dokundum. Çocuğum hiperaktiftir yerinde duramıyor. Bende oyun olsun diye cinsel organım ile onun poposuna dokundum.” şeklindeki ve sorgu sırasında alınan beyanında “Onun ön cinsel organına oyun oynamak maksadıyla dokundum. Benimde cinsel organım onun poposuna fark etmeden değdirmiş olabilirim. Bu esnada benim üzerimde pantolon vardı çıplak değildim. “Oyun olsun diye cinsel organımla onun poposuna dokundum.”,” Ben şaka amaçlı olarak ön cinsel organımı onun poposuna değdirdim” şeklindeki anlatımlarıyla tevil yoluyla ikrarda bulunması, mağdur hakkında K.T.Ü Farabi Hastanesi’nden alınan adli kurul raporunda; mağdur çocuğun beyanına itibar edilebileceğinin, okul öncesi dönemdeki bir çocuğun pornografik video maruziyeti ya da doğrudan maruziyet gibi bir durum olmadan cinsel bilgi düzeyinin erişkin ereksiyon (sertleşme) kavramına yetmeyeceğinin bu bağlamda mağdurun verdiği beyanların içeriğinin kendi yaş grubunda kurgulanamayacağının, mağdurun yapılan gelişim testi sonucu ve klinik olarak genel gelişiminin yaşıtlarıyla uyumlu olduğunun bildirilmesi hep birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mağdura yönelik poposuna dokunma şeklindeki belli bir yoğunluğa ulaşan, ani ve kesintili olmayan eylemi mahkemece sabit görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/2659 Esas, 2022/2405 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.