Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/1421 E. 2023/2733 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1421
KARAR NO : 2023/2733
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/231 E., 2022/327 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2016 tarihli ve 2016/261 numaralı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, dördüncü fıkrası ve 35 inci maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2020/5 Esas, 2020/237 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.03.2021 tarihli ve 2021/440 Esas, 2021/679 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının, katılan mağdur vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 20.04.2022 tarihli ve 2021/24614 Esas, 2022/3730 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurun kardeşi olan M.T’ye yönelik işlediği istismar eylemine ilişkin soruşturma işlemleri başladıktan sonra mağdurun sanığın birkaç sene önce de kendisine karşı istismar eyleminin olduğunu iddia etmesi, inkara dayalı savunma ile mağdurun aşamalarda hiçbir delille desteklenmeyen soyut beyanları dışında sanığın cezalandırılmasına yeter başkaca bir delilin bulunmaması nazara alındığında; İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/231 Esas, 2022/327 Karar sayılı kararı ile sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurun bir kaç sene önce sanık tarafından cinsel istismara maruz kaldığı yönündeki beyanına itibar edilmesi gerekirken bu beyanın somut delillerle desteklenmediği gerekçesi ile dikkate alınmamış olması cinsel suçların mahiyetine uygun olmadığına, bu suçlarda mağdurun beyanı dışında delil aramanın suçluların cezası kalmasına yol açacağına, mağdur ile sanık arasında iftira atmayı gerektiren önceye dayalı bir husumet bulunmadığına ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurun bir kaç sene önce sanık tarafından cinsel istismara maruz kaldığı yönündeki beyanına itibar edilmesi gerekirken bu beyanın somut delillerle desteklenmediği gerekçesi ile dikkate alınmamış olması cinsel suçların mahiyetine uygun olmadığına, bu suçlarda mağdurun beyanı dışında delil aramanın suçluların cezası kalmasına yol açacağına, mağdur ile sanık arasında iftira atmayı gerektiren önceye dayalı bir husumet bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, “…Her ne kadar sanığın 2011-2012 yılları arasında bilinmeyen bir tarihte fahri olarak kuran dersi verdiği yerde mağdur …’ı diğer çocuklar gittikten sonra alıkoyarak cinsel organını mağdura yalatmaya çalıştığı, mağdurun tepki göstermesi üzerine silahla mağduru tehdit ettiği, kaçmaya çalışan mağduru bırakmadığı, bir süre sonra boşaldığı için mağduru bıraktığı, mağdurun o gün itibariyle korktuğu ve utandığı için bu durumu gizlediği iddiası ile çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinden bahisle sanık hakkında kamu davası açılmış ise de; sanığın yargılama aşamalarında ısrarla suçu işlemediğini beyan etmesi, mağdurun iddiaları açısından mağdur beyanı dışında herhangi bir delilin dosya kapsamında tespit edilememesi, mağdurun kardeşi M.T’nin sanık tarafından istismar edilmesi açısından soruşturma işlemleri başladıktan sonra mağdurun birkaç sene önce yargılamaya konu istismar eylemlerinde bulunulduğu iddiasında bulunduğu, mağdurun kardeşine yönelik sanığın gerçekleştirdiği eylemlerin mağdur ile sanık arasında husumet doğuracağının ve mağduru manevi açıdan yaralayacağının açık olduğu, bu minvalde mağdur beyanlarının desteklendiği herhangi bir delilin dosya kapsamından tespit edilemediği, bu nedenlerle mağdurun beyanlarının objektifliği açısından mahkememizde şüphe hasıl olduğu…” gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdur vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Dairemiz bozma ilamı üzerine yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddine karar verilerek Mahkemece kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/231 Esas, 2022/327 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.