YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1600
KARAR NO : 2023/4888
KARAR TARİHİ : 06.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1695 E., 2022/1688 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Osmaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/502 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararı ile, sanıkların nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ayrı ayrı karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/1695 Esas, 2022/1668 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından her iki sanığın beraatine şeklinde düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.01.2023 tarihli ve 9-2023/3310 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Şikâyetçinin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna, şikâyetçinin kolluk beyanının vekil olmaksızın alındığına, bu nedenle geçersiz olduğuna, mahkeme beyanına itibar edilmesi gerektiğine, şikâyetçinin vajinal ve anal muayenesinde ilişkilerin zorla gerçekleştiğine dair bulgu olmadığınıa şikâyetçinin rızasıyla eve geldiğine ve ilişkiye girdiğine şikâyetçinin olayı ilk olarak anlattığını beyan ettiği kardeşi Merve ile anne-babasının aşamalarda dinlenilmediğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğunu, nitelikli cinsel saldırı suçundan ise üst sınırdan ceza verilmesi, takdiri indirim yapılmaması ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Şikâyetçi …’nin sanık …’den, sanık … tarafından rahatsız edildiği için yardım istediği, bunun üzerine olay tarihi olan 12.06.2021 tarihinde sanık … tarafından rahatsız edildiğine ilişkin sorunun çözüme kavuşturulması için kendi rızasıyla sanıklarla buluşmaya karar verdiği, sanık …’in şikâyetçiyi Toprakkale ilçesinden aracıyla alıp Osmaniye Fakıuşaığı’nda bir aparta getirdiği, daha sonra bu aparta sanık …’in geldiği, sanıkların şikâyetçiyi rızası dışında zor kullanarak yatak odasına götürdükleri, burada sanık …’in şikâyetçinin üstünü çıkartıp onunla vajinal yoldan 2 defa cinsel organını sokmak suretiyle ilişkiye girdiği, 1 defa da anal yoldan cinsel organını sokmak suretiyle ilişkiye girdiği, bu esnada sanık …’in telefonuyla ilişkiyi video kaydına aldığı, sonrasında …’in şikâyetçinin direncini kırmak amacıyla ayaklarını birbirine kemerle bağladığı, sanık …’in şikâyetçi ile vajinal yoldan 2 defa cinsel organını sokmak suretiyle ilişkiye girdiği, sanık …’in cinsel organını şikâyetçinin ağzına soktuğu ve bu esnada telefonu ile video kaydı aldığı, şikayetçinin tüm bu olaylar esnasında dosya arasında çözümlemesi bulunan video kaydından anlaşıldığı üzere ayağından kemerle bağlandığı, müsnet eyleme karşı koymaya çalıştığı, sanıkları üzerinden ittirdiği ve “ya bıraksana” diyerek sanıklardan kurtulmaya çalıştığının görüldüğü, sanıkların cinsel saldırı eylemleri bittikten sonra şikayetçiye “biz istediğimizde gelmezsen bu videoları abine, babana atarız” diyerek şantaj eylemlerinde bulundukları mahkemece kabul edilerek sanıkların atılı suçlardan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hüküm yönünden, zincirleme suç hükümleri uyarınca cezasında artırım yapılırken 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin hangi fıkrasının uygulandığı karar yerinde gösterilmesi gerektiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden ise cinsel eylemle sınırlı olması nedeniyle sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılıp bu hususların düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tüm dosya içeriğine göre, şikayetçinin sanık … tarafından rahatsız edilmesinden dolayı sanık …’den yardım istemesi üzerine, sanık …’in şikayetçi ile sanık … arasındaki sorunu çözüme kavuşturacağını söyleyerek hileli davranışlarla şikayetçinin iradesini sakatlamak suretiyle eve götürdüğü anlaşıldığından, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanıklar Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanıklar hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Sanıkların olay tarihinde cebirle direncini kırarak üzerinde hakimiyet kurdukları şikâyetçiye karşı sırasıyla nitelikli cinsel saldırıda bulunmaları şeklinde gerçekleşen eylemde, sanıkların 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında müşterek fail sıfatıyla hareket ettikleri gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (d) bendi gereğince cezalandırılmaları gerekirken ayrıca birbirlerinin fillerine iştirak ettikleri gerekçesiyle mükerrer cezalandırma oluşturacak şekilde zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile artırım yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
5. Olay tarihinde sanık …’in, şikâyetçi ile sanık … arasındaki sorunu çözüme kavuşturacağını söyleyerek hileli davranışlarla şikâyetçinin iradesini sakatlayarak eve götürüp sanık …’in bu eve gelmesini sağladıktan sonra sanıkların şikâyetçinin ayaklarını kemerle bağlamak ve cebir uygulamak suretiyle sanıkların aynı anda şikâyetçinin ağzına ve vajinasına organ soktuklarının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (d), (f) bentleri uyarınca temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak tespiti gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
6. Açıklanan nedenlerle tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/1695 Esas, 2022/1668 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B.Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm İle
Sanıklar Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/1695 Esas, 2022/1668 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.09.2023 tarihinde karar verildi.