YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1807
KARAR NO : 2023/2401
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2012 tarih, 2012/37238 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan açılan kamu davasında, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesi 03.01.2013 tarihli ve 20121389 Esas, 2013/1 Karar sayılı karar ile sanığın eyleminin katılanın beden veya ruh sağlığını bozduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2013 tarihli ve 2013/45 Esas, 2013/8 Karar sayılı kararı ile yetersiz bilirkişi mütalaasıyla görevsizlik kararı verildiğinden bahisle verilen karşı görevsizlik kararı sonrasında oluşan görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın gönderildiği Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 30.04.2013 tarihli kararı ile yerinde görülmeyen İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve dosyaya bakan İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesince aldırılan kurul raporu akabinde 13.08.2013 tarihli ve 2013/461 Esas, 2013/561 Karar sayılı karar ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı suçundan yargılama yapılması amacıyla görevsizlik kararı verilmiştir.
2. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2014 tarihli ve 2013/307 Esas, 2014/207 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. Hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 05.10.2021 tarihli ve 2021/1350 Esas, 2021/8193 Karar sayılı kararı ile “Duruşmada hazır bulunan sanığa iddianame yerine geçen görevsizlik kararı okunmadan sorgusunun yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 191/3-b maddesine muhalefet edilmesi; kabule göre de, sanığın olay gecesi yolda gördüğü reşit katılana sarılıp cinsel organına dokunduktan sonra kaçması şeklinde ani ve kesintili gerçekleşen eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığı göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 102/1. maddesinde yer alan cinsel saldırı suçuna ilişkin anılan maddede öngörülen 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasının alt ve üst sınırları nazara alınıp, mahkemece gerekçe gösterilerek sanık hakkında teşdiden 3 yıl hapis cezası tayin edilmiş ise de; hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58. maddesiyle yeniden düzenlenen 5237 sayılı TCK’nın 102. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde “cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına” hükmedileceğinin kabul edilmesi karşısında, anılan düzenlemenin lehe olduğu gözetilerek yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2022 tarihli ve 2021/374 Esas, 2022/9 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
5. Hükmün sanık müdafii ile katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/4010 Esas, 2022/4856 Karar sayılı kararı ile “Bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanık ve varsa müdafisine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, duruşmadan haberdar olmaları sağlanmalıdır. Bozma sonrası 1412 sayılı CMUK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak sanığın müdafisi de olduğu halde, yalnızca sanığa duruşma gününe dair tebligat gönderilerek savunma hakkının kısıtlanması” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli ve 2022/237 Esas, 2022/463 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel sayıdır suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz İsteği
İzmir’in en işlek caddelerinden olan olay yerinde iddia edilen eylemin gerçekleştirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın savunmalarına kararda yer verilmemesine, sanığın kastının bulunmamasına ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, olay tarihinde yolda yürümekte olan katılanın yanına koşarak gelen sanığın eliyle katılanın cinsel organına dokunduktan sonra kaçmak suretiyle katılana yönelik cinsel saldırıda bulunduğu, çevredekilerin gelmesi üzerine sanığın kaçtığı katılanın samimi beyanları, tanık ….’nın anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre anlaşılmış, ani ve kesintili gerçekleşen eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığı, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 58 inci maddesiyle yeniden düzenlenen 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin sanık lehine olduğu kabul edilmiş, suçun işleniş biçimi, olayın gerçekleştiği saat, sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tesis edildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli ve 2022/237 Esas, 2022/463 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.