YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1884
KARAR NO : 2023/2343
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/157 Esas, 2022/224 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.11.2022 tarihli ve 2022/2006 Esas, 2022/2178 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdur vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle: Kararın usul ve kanuna aykırı olup müvekkilinin adli yargılanma hakkının ihlal edildiğine, dosya kapsamında bulunan husumetli tanık beyanlarının esas alınarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, soruşturma aşamasında alınan rapor ile yetinilip kovuşturma aşamasında başkaca bir delil araştırması yapılmadığına, ceza yargılamalarında re’sen araştırma ilkesi geçerli olup İlk Derece Mahkemesi söz konusu ilkeyi ihlal ederek yalnızca tanık beyanları ile hüküm kurduğuna, dosya kapsamında da sabit olduğu üzere taraflar arasında akrabalık bağı bulunmakta olup objektif beyanda bulunamayacaklarının açık olduğuna, müvekkili hakkında herhangi bir indirim sebebi uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, müvekkilinin tüm yargılama boyunca Mahkemeye karşı saygılı ve özenli davrandığına ve iyi hal indiriminden yararlanması gerektiğine, hiçbir indirim sebebi uygulanmayıp bu karara ilişkin hiçbir gerekçe de açıklamadığına ve kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle: Sanık hakkında verilen kararın kanun ve usul gereğince hukuka aykırı olduğuna, mağdurun ağır engellilik durumu bulunmakta olup herkes tarafından görüldüğünde anlaşıldığına, bu hususun sanık tarafından da bilindiğine ve sanığın daha fazla miktarda cezalandırılması gerekirken alt sınıra yakın cezalandırılmış olmasının hukuka aykırı olduğuna, dosya kapsamında toplanılan deliller ile mağdur ve tanıkların ifadelerinden anlaşılacağı üzere suça konu eylemin bir kez değil sürekli olarak farklı farklı zamanlarda gerçekleşmiş olduğuna, Mahkemece bu hususun göz ardı edildiğine, kararın bozularak sanığın üst hadden cezalandırılmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle: Sanık hakkında verilen kararın kanun ve usul gereğince hukuka aykırılık arz ettiğine, mağdurun mental reterdasyon rahatsızlığının bulunması, mağdurun ağır engellilik durumunun sanık tarafından biliniyor olması ve mağdurun sanığın baba tarafından akrabası olması gibi hususlar göz önüne alındığında sanığın daha üst miktarda cezalandırılması yoluna gidilmesi gerekirken alt sınıra yakın şekilde cezalandırılmış olmasının hukuka aykırı olduğuna, mağdurun Çocuk İzlem Merkezinde alınan beyanında daha önce de sanığın kendisine yönelik eylemlerinin olduğu yönündeki beyanı ve Adli Görüşme Odası ile SEGBİS sistemi üzerinden sosyal hizmet uzmanı eşliğinde alınan beyanında da sanığın kendisine yönelik eylemleri başka zamanlarda da yaptığını söylemiş olması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulanması gerekirken sanığın tek bir eylemden cezalandırılmasının kanun ve usul gereğince hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında verilen hükmün temyiz incelenmesi neticesinde bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde, sanığın dedesine ait evde, kimsenin olmadığı bir vakitte yan komşusu olan ve olay tarihinde on beş yaşından küçük, zihinsel rahatsızlığını bildiği, rızasının varlığı kabul edilemeyecek erkek çocuğu olan mağdurun alt kıyafetlerini çıkartarak anal bölgesine kendi cinsel organını sokmak suretiyle cinsel birliktelik gerçekleştirmesi şeklinde kabul edilen eyleminde, snığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Tüm dosya kapsamı nazara alınıp dosya arasında bulunan sağlık raporları, DNA incelemesine esas kriminal rapor, mağdurun dosya muhteviyatıyla örtüşen ayrıntılı beyanları, sanığın mağdurun ailesi ile bir husumeti olmadığına dair beyanı ve soruşturma aşamasındaki kısmî ikrarı, olayın üzerinden zaman geçmeden mağdurun babasının mağdurun davranışlarında tedirginlik ve farklılık sezmesi üzerine hızlıca hareket ederek şikayet hakkını yerine getirmesi hususları değerlendirilerek;
Sanık ilk aşamada üzerine atılı suçlamayı reddetse de 04.03.2022 tarihli kriminal raporun temin edilmesinden sonra savcılık huzurunda mağdurun anal bölgesine cinsel organını sürttüğünü ancak sokma fiilini gerçekleştirmediğini ve cinsel boşalım yaşamadığını beyan ederek kısmî ikrarda bulunduğu, bu beyanından sonra Mahkeme huzurunda savcılık beyanını reddetse de mahkeme huzurundaki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna kanaat getirilmiş, mağdurun soruşturma aşamasında ayrıntılı beyanlarda bulunup düzenlenen sağlık raporunda da klinik görüşmedeki tutarlı ifadeleri neticesinde beyanlarına itibar edilebileceğinin bildirildiğine, dosya arasında bulunan kriminal raporda mağdur ve sanıktan sadır kıyafet ve sürüntülerin incelenmesi neticesinde, mağdurdan alınan anal svap numunesinde sanığa ait meniye ve DNA örneğine rastlandığı bildirilmiş olduğu ve mağdurun ayıntılı anlatımları Mahkemece kabule esas alınarak sanığın kısmi ikrarından öte, ikrara konu fiilin mağdura karşı organ sokmak suretiyle gerçekleştiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılıp, 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafii, katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.11.2022 tarihli ve 2022/2006 Esas, 2022/2178 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bafra Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.