YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1894
KARAR NO : 2023/3926
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1350 E., 2022/1226 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2021/455 Esas, 2022/248 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı
Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2022/1350 Esas, 2022/1226 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın aşamalarda ısrarla market içerisinde mağdureye dokunma nedenini “Üzerinde fazla para olmaması nedeniyle mağdurenin fazla ürün almasını engellemeye dönük dokunmalar” olduğunu beyan ettiğine, sanığın suç işlediği kabul edilirse 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkasının ikinci cümlesindeki suçun oluştuğuna, aynı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdurenin, 18.07.2021 tarihinde katılan annesi ile birlikte teyzesine ziyarete gittiği esnada sanığın sevk ve idaresinde bulunan araç ile mağdure çocuk ve annesinin yanında durduğu, sanığın katılan annenin tanıdıkları olması nedeniyle katılan anne ve mağdure çocuğu araca davet ettiği, seyir halinde bulundukları esnada sanık ile mağdure çocuğun beraber katılan anne mevcut olmaksızın markete gittikleri, sanığın market içerisinde on iki yaşından küçük olan mağdure çocuğun göğsüne, kalçasına ve özel bölgelerine elleriyle ve cinsel organıyla temas ederek mağdure çocuğa yönelik cinsel istismar suçunu oluşturacak şekilde eylemler gerçekleştirdiği, mağdurenin alınan beyanında eylemin bu şekilde gerçekleştiğini doğruladığı, olayın gerçekleştiği marketten kolluk görevlileri tarafından temin edilen kamera görüntülerinin tetkiki neticesinde tanzim edilen 19.07.2021 tarihli CD inceleme tutanağında sanığın belirli aralıklarla birden fazla kez mağdure çocuğun kalçalarına, göğüslerine cinsel amaçlı olarak temas ettiğini, mağdure çocuğa arkadan yaslandığının belirtildiği, sanığın üzerine atılı suçu işlediğini kabul etmediği, çelişkili beyanlarda bulunduğu, mahkeme huzurunda olayın gerçekleştiği markette bulunan kamera kaydına ilişkin görüntüler kendisine sorulduğunda vermiş olduğu cevapların çelişkili, kaçamak, tutarsız olduğu, sanığın özde değişmeyen aşama savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olması hasebiyle savunmalarına itibar edilmemesine yönelik vicdani kanaatin oluştuğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Mağdure beyanları, tanık anlatımları, CD inceleme tutanağı, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanığın işlediği suçun sabit olduğu ve sarkıntılık düzeyini aştığının anlaşıldığı, yargılama sürecindeki
işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkına çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2022/1350 Esas, 2022/1226 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.