Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/1963 E. 2023/3575 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1963
KARAR NO : 2023/3575
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/69 E. 2022/434 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2014 tarihli, 2012/385 Esas, 2014/169 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza

Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci, 43 üncü maddesinin birinci, 31 inci maddesinin üçüncü ve 62 nci maddesinin birinci fıkraları uyarınca mahkûmiyetine dair karar verilmiştir.

2. Hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 11.01.2022 tarihli ve 2021/1406 Esas, 2022/83 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi uyarınca hata hükümlerinin tartışılmaması gerekçesiyle bozulmasına dair karar verilmiştir.

3. Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli, 2022/69 Esas, 2022/434 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci, 43 üncü maddesinin birinci, 31 inci maddesinin üçüncü ve 62 nci maddesinin birinci fıkraları uyarınca mahkûmiyetine dair karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun mağdurenin on yedi yaşında olduğunu zannederek sadece bir kez cinsel birliktelik yaşadığına, mağdurenin yaşı itibarıyla da akranlarından büyük göründüğüne, bu hususun mahkeme gözleminde de belirtildiğine, mağdurenin yaşı konusunda esaslı hataya düşen suça sürüklenen çocuk hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, salt mağdure beyanlarına dayanılarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, kastı bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında çelişkili mağdure beyanlarına dayanılarak verilen kararın bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde henüz on dört yaşında olan mağdureyle vücuda organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiği, mağdurenin ailesinin olayı duyması üzerine ailelerin ortak kararı ile mağdurenin resmi nikah yaşını ikmal edinceye kadar diğer temyiz dışı sanıklar Canip ve Şahinde’nin evine yerleştirildikleri, burada mağdure ile suça sürüklenen çocuğun müteaddit defa cinsel ilişkiye girdiği, mağdurenin burada bakire olduğunu öğrenmesi üzerine babasının evine gitmek istediği ancak suça sürüklenen çocuğun izin vermediği ve mağdurenin istemesine rağmen mağdure ile müteaddit defa zorla vücuda organ sokmak suretiyle mağdureyle cinsel ilişkiye girdiği,
2. Suça sürüklenen çocuğun tüm yargılama aşamalarında mağdure ile (5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi anlamında çocuk) önce 2012 yılında İstanbul’da cinsel ilişkiye girdiğini ikrar ettiği, nitekim bu hususu temyiz dışı diğer sanıkların da doğruladığı, bu nedenle imam nikahı ile gayri resmi olarak evlendirip temyiz dışı sanıklar Canip ve Şahinde’nin evlerine yerleştirdiklerini ve burada ikamete zorladıkları dosya münderecatı ve bu sanıkların beyanları ile sabit olduğu, netice itibari ile suça sürüklenen çocuk ile yaşı on beş yaşından küçük olan katılan mağdurenin 2012 yılı haziran ayında cinsel olarak birliktelik yaşadıklarının gerek katılan mağdurenin ve gerekse de sanıkların beyan ve eylemleri ile açık bir şekilde ortaya çıktığı,
3. Suça sürüklenen çocuğun ilki İstanbul’da ve daha sonra da Devrek’te temyiz dışı diğer sanıklar Canip ve Şahinde’nin evinde müteaddit defalar aynı suç işleme kararı kapsamında mağdureye karşı zincirleme şekilde cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiğinin sabit olduğu, netice itibari ile Suça sürüklenen çocuğun eyleminin zincirleme şekilde nitelikli cinsel istismar suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan mahkûmiyetine karar verildiği belirtilmiş,
4. 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi açısından yapılan değerlendirmede ise; mağdurenin doğum tarihinin 02.07.1997 olduğu ve hastane doğumlu olduğunun belirlendiği,
Alınan mağdure ve suça sürüklenen çocuk ile sanık beyanlarından, suça sürüklenen çocuk ve mağdurenin 2012 yılı Haziran ayında kaçtıktan sonra yaşları tutmadığı için resmî nikah kıyamadıklarının ve mağdurenin yaşının dolmasını beklediklerinin sabit olduğu,
Her ne kadar 29.05.2013 tarihli duruşmada mahkemece yapılan gözlemde, mağdurenin hali hazır durumu, görünüşü, fiziki gelişimi itibarı ile on sekiz-on dokuz yaşlarında olduğuna dair gözlem yapılmış ise de, alınan mağdure ve suça sürüklenen çocuk ile özellikle suça sürüklenen çocuğun annesi olan temyiz dışı sanık …’nin ve diğer sanık beyanlarından, suça sürüklenen çocuk ve mağdure 2012 yılı Haziran ayında kaçtıktan sonra yaşları tutmadığı için resmî nikah kıyamadıkları ve katılan mağdurenin yaşının dolmasını bekledikleri hususu dikkate alındığında, bu haliyle suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşını öğrenmiş olduğu, buna rağmen mağdure ile cinsel ilişkiye girmeye devam ettiği, bu nedenle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2016/14-941 Esas 2016/1236 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak, özellikle suça sürüklenen çocuğun mağdure ile kaçtıktan sonra evlenmek için yaşının dolmasını beklediği hususu ve mağdure ile birlikte geçirdiği süre nazara alındığında, mağdurenin onbeş yaşından küçük olduğunu bilmediği yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata halinin uygulanma şartlarının mevcut olmadığı kanaatiyle, sanık hakkında anılan Kanun’un 30 uncu maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığı, görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli, 2022/69 Esas, 2022/434 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.