Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/2141 E. 2023/3784 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2141
KARAR NO : 2023/3784
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/146 E., 2021/205 K.
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2015 tarihli ve 2014/122 Esas, 2015/43 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 35 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2015 tarihli ve 2014/122 Esas, 2015/43 Karar sayılı kararı ile sanık müdafii, katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.04.2018 tarihli ve 2016/5555 Esas, 2018/1900 Karar sayılı kararı ile ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinin tatbiki nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2018 tarihli ve 2018/176 Esas, 2018/275 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 35 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2018 tarihli ve 2018/176 Esas, 2018/275 Karar sayılı kararının sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.02.2021 tarihli ve 2020/2128 Esas, 2021/2051 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel amaçla maktulün vücut dokunulmazlığını ihlale yönelik kastla hareket ettiği açık ise de; eylemin ne surette vücuda organ veya sair cisim sokma girişimi boyutuna ulaştığı, bu kabulün hangi somut delillere dayalı olduğunun karar yerinde tartışılıp açıkça belirtilmemek suretiyle yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2021/146 Esas, 2021/205 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2021/146 Esas, 2021/205 Karar sayılı kararının sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.03.2022 tarihli ve 2022/592 Esas, 2022/563 Karar sayılı kararı ile temyize konu cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün incelenmesi görevi Yargıtay 9. Ceza Dairesine ait olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.

7. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.03.2022 tarihli ve 2022/592 Esas, 2022/563 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26.04.2022 tarihli ve 2022/5678 Esas, 2022/3919 Karar sayılı kararı ile daha önceden dosya ile ilgili temyiz incelemesi yaparak 18.04.2018 ve 22.02.2021 günlü bozma kararlarını veren Yargıtay 1. Ceza Dairesine ait bulunduğundan görevsizlik kararı verilerek dosya Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmiştir.

8. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26.04.2022 tarihli ve 2022/5678 Esas, 2022/3919 Karar sayılı kararına yönelik Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu 30.11.2022 tarihli ve 2022/Bşk-60 Esas, 2022/189 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin görevsizlik kararının kaldırılmasını ve dosyanın Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmesine karar vermiştir.

9. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.01.2022 tarihli ve 9-2021/116852 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; sanığın atılı suçu işlediğine dair dosyada yeterli delil bulunmadığını, cinsel saldırı suçundan beraatine karar verilmesini, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; takdiri indirim uygulanması suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; sanığın suçun nitelikli hali olan vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken basit halinden hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; ”Maktulenin, sanığın kardeşinin eşi olduğu, olay tarihinden önce değişik zamanlarda akrabalık ilişkisinin sağladığı kolaylıktan da faydalanarak maktuleyi yalnız gördüğünde eve girip kendisiyle cinsel anlamda birlikte olmasını, aksi halde maktulenin eşine kendisinin gayri ahlaki bir hayat sürdüğünü söyleyeceğini beyan ederek sürekli sıkıştırdığı, hatta zamanla bu tür davranışlarının dozunu arttırarak matulenin eşi katılan … *** evde yokken maktulenin evine girdiği ve boğazına bıçak dayayarak kendisiyle cinsel anlamda birlikte olması için teklifte bulunduğu, bu durumdan oldukça rahatsız olan maktulenin olayı detaylı bir şekilde eşine anlatamamakla birlikte katılan …’e ağabeyi sanığın kendisi yokken sık sık eve geldiğini, bu durumdan rahatsız olduğunu söylediği, katılan …’in ‘nasıl rahatsız ediyor’ diye üstelediğinde cevap veremeyip ağladığı, yine karşı komşusu … ***’a olaydan birkaç gün önce sanığın kendisini rahatsız ettiğini, kendisiyle birlikte olması hususunda zorladığını, kabul etmemesi halinde seni onunla bununla gördüm diye eşine söyler boşandırım dediğini ve hatta eşi yokken evine girip boğazına bıçak dayadığını anlattığı, olay günü maktülenin evinin yakınında oturan sanığın, maktulenin eşi katılan …’in evden ayrıldığını görmesi üzerine evde yalnız kaldığını bildiği maktulenin eşi …’le birlikte ikamet ettikleri eve girdiği, sanığın önceki davranışları ve tanık … ile katılan …’in beyanları ve olayın oluşu nazara alındığında yine maktuleden kendisiyle cinsel anlamda birlikte olmasını talep ettiği, maktulenin bu teklifi kabul etmemesi üzerine aralarında tartışma başladığı, sanığın cinsel saldırı eylemini gerçekleştirmek amacıyla maktuleye saldırdığı, maktulenin direnmesi üzerine suçu işleyememekten duyduğu infial üzerine suçta kullanılan Tarsus Adli Emanetin 2014/501 sırasına kayıtlı bıçakla maktuleyi 28 bıçak darbesiyle bıçaklayarak öldürdüğü, sanık savunmasında, maktulenin eşi olmadığı zamanlarda tanımadığı erkekleri aldığını görmesi nedeniyle kendisini uyardığını, uyarılarına rağmen bu şekilde davranmaya devam ettiğini, olay günü de eve kendisini maktulenin çağırdığını, tekrar kendisini uyardığında bıçak alıp kendisine saldırması üzerine yaşanan arbede sırasında maktuleyi kendisini korumak amacıyla bıçakladığını beyan etmişse de; olayın oluşu, maktuledeki bıçak darbelerinin sayısı, katılan …’in eşinin kendisine ağabeyi sanığın evde tek başınayken eve gidip kendisini rahatsız ettiğini, boğazına bıçak dayadığını anlatması üzerine ağabeyi sanıkla konuşup neden eşimin boğazına bıçak dayıyorsun diye sorduğunda ‘dayarım’ şeklinde ifadede bulunduğunu ve olay günü kendisi evden çıkarken ağabeyini pencereden baktığını gördüğüne dair beyanları ve tanık …’nin aşamalarda değişmeyen tutarlı beyanlarında sanığın maktuleyi cinsel birlikteliğe zorladığı ve tehdit edip rahatsız ettiğine yönelik beyanları, dosya kapsamında dinlenen tüm tanıkların maktulenin kendi halinde, ailesine bağlı, gayri ahlaki bir tavır ve davranış içerisinde olmayan bir bayan olduğuna dair ifadeleri, sanığın bayan olan maktüleden fiziken güçlü oluşu, sanığın savunmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunması karşısında suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmediği, bundan dolayı sanığın cinsel amaçla maktulün vücut dokulmazlığını ihlale yönelik kastla hareket ettiğinin açık olduğu,
Her ne kadar sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs hükümlerinin uygulanabilmesi için işlemeyi kastettiği nitelikli cinsel saldırı suçunu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da, elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamasının gerektiği, dosya kapsamına ve olay yerinin özelliklerine göre, maktülün vücuduna organ veya sair cisim sokmayı engelleyen maktülün aşılabilir mukavemeti dışında, harici bir engel bulunmadığı, bundan dolayı sanığın eyleminin mevcut haliyle TCK’nın 102/1 maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu, nitekim Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 14/04/2021 tarih, 2017/265 esas, 2021/2984 karar sayılı ilamının da bu yönde olduğu, bu nedenle sanığın üzerine atılı basit cinsel saldırı suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan TCK’nın 102/1 maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği, sanığın üzerine atılı eylemi kardeşinin eşine yönelik olarak işlediğinden cezasından TCK’nın 102/3-c maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği,
Sanığa atılı suçtan temel ceza tayin edilirken olayın oluşu, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastının ağırlığı, meydana gelen zarar ve fiilin işlenmesindeki diğer özelliklerde nazara alınarak kardeşinin eşiyle rızası dışında cinsel ilişkiye girmek isteyen sanığın uzun süredir bu hususta maktuleyi rahatsız etmesi, maktulenin karşı çıkmasına rağmen süreç boyunca kastını ağırlaştırarak sürdürüp maktuleye iftira atacağını belirtip bıçak ile de tehdit ettiği, buna rağmen emeline ulaşamayan sanığın olay günü maktuleye saldırıp cinsel ilişki yaşayamayınca maktuleyi küçük çocuğunun önünde ve 28 yerinden bıçaklayarak öldürmesi karşısında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği, olayın oluşu, sanığın dosya kapsamından anlaşılan olumsuz kişiliği ve sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanık hakkında TCK’nın 62. Maddesinin uygulanmaması gerektiği,
TCK’nın 102/1. maddesinde 18/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı yasanın 58.maddesiyle değişiklik yapıldığı, bu değişiklikten sonra cinsel saldırı suçu için beş yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, bu değişiklikten önce ise TCK’nın 102/1 maddesinin ‘… iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.’ şeklinde olduğu, sanığın değişiklik sonrası TCK’nun 102/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suç sebepleri ve saikleri, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önemi, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılması gerektiği, TCK’nun 102/3-c. maddesi uyarınca cezasından 1/2 oranında artırım yapılarak 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılması gerektiği, bu nedenle TCK’nın 102/1 maddesinde 6545 sayılı yasa ile yapılan değişikliğin sanığın aleyhine olduğundan 6545 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki TCK’nın 102/1.maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği, sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22/02/2021 tarih 2020/2128 esas 2021/2051 karar sayılı ilamı ile dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmek suretiyle sonuç ve kanaatine varılarak” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamına göre sanığın suç tarihinden önce değişik zamanlarda katılan …’ı söz ve eylemleri ile taciz ve tehdit ederek cinsel birliktelik yaşamak istediği, bu durumun tanık beyanları ile sabit olduğu, hatta zamanla bu tür davranışlarının dozunu arttırarak katılan …’ın eşi evde yokken evine girdiği ve boğazına bıçak dayayarak kendisiyle cinsel anlamda birlikte olması için teklifte bulunduğu anlaşılan olayda; sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğname’de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.20201 tarihli ve 2021/146 Esas, 2021/205 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ile katılan … vekili tarafından öne sürülen temyiz itirazıları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.06.2023 tarihinde karar verildi.