Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/2205 E. 2023/2857 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2205
KARAR NO : 2023/2857
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel isitismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.

Sanık müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/12204 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 2020/480 Esas, 2021/104 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Kararın sanık müdafii, katılan mağdure ile katılan Bakanlık vekilleri tarafından istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 02.07.2021 tarihli ve 2021/473 Esas, 2021/792 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 14.06.2022 tarihli ve 2021/25294 Esas, 2022/6054 Karar sayılı ilamı ile karar “Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tüm dosya içeriği nazara alındığında olay tarihinde sanığın arkadaşı olan mağdurenin annesi katılan … tarafından mağdurenin sanığın evine bırakıldığı ve bu evde yalnız kaldıkları zamanlarda sanığın istismara konu eylemlerini gerçekleştirmesi nedeniyle, sanığın mağdure üzerinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğünün bulunduğu ve hakkında tayin edilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 103/3-d. maddesi ile artırılması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında eksik ceza tayini” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/590 Esas, 2022/578 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 28 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2023 tarihli tebliğnamesinde sanık hakkındaki hükmün, aids virüsü taşıyıcısı olan sanığın bunu bildiği halde umursamayarak mağdureye bulaşabileceğini bildiği halde istismar etmesi karşısında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini ile sanık hakkında eylemleri zorla gerçekleştirdiğinin anlaşılması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerekçesiyle “bozulması” yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdure ile hiç yalnız kalmadığına, tanık ….’nin sanığın komşusu olup sanığa iftira attığına, tanık ile mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin annesi şikayetçi Hülya ile kardeşi Özlem’in görgüye dayalı bilgisi olmadığına, mağdurenin iç beden muayene raporunun eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğine delil olmayacağına, tanık dinletme talebinin reddedildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir.

B. Sanığın Temyiz İstemi
Komşusu olan tanık ….’nin kendisine iftira attığına, mağdure ile hiç yalnız kalmadığına, evde bulunan cihazın kendisine ait olmadığına, aids hastası olduğundan kimse ile ilişkide bulunmadığına, mağdur olanın kendisi olduğuna ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Hiv virüsü taşıyan sanık hakkında cezanın üst sınırdan belirlenip zincirleme suçtan alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığına ilişkindir.

D. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Hiv virüsü taşıyan sanık hakkında cezaların üst sınırdan tayinin edilmesi gerektiğine, zincirleme suçtan alt sınırdan uzaklaşılması ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadan ceza tayin edilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanığın mağdureye porno film izlettiği, akabinde zorla tutarak kıyafetlerini çıkarttığı, kendi kıyafetlerini de çıkartarak mağdurenin poposuna ve vajinal bölgesine elleri ile dokunduğu, eli ve cinsel organı ile zorla fiili livatada bulunduğu, mağdurenin dudaklarından ve göğüslerinden öptüğü, sanığın ikamet içerisinden temin edilen vibratörü mağdureye yalattığı, sanığın bu eylemlerini farklı tarihlerde birden fazla kez gerçekleştirdiği maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Mağdurenin aşamalardaki samimi ve istikrarlı beyanları, bu beyanları doğrulayan tanıklar …. ile ….’nin anlatımları, sanıktan ele geçen materyallerde birden fazla porno videolarıyla resimlerin tespit edilmesi göz önüne alındığında tüm delillerin sanığın üzerine atılı suçları destekler nitelikte olduğu belirtilmiştir.

3. Sanığın arkadaşı olan mağdurenin annesi Hülya tarafından mağdurenin sanığın evine bırakıldığı ve bu evde yalnız kaldıkları zamanlarda sanığın istismara konu eylemlerini gerçekleştirmesi nedeniyle, sanığın mağdure üzerinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğünün bulunduğu anlaşılmış ve bu nedenle cezasında arttırım yapılmıştır.

4. Sanığın suç tarihinde on iki yaşından küçük olan mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği sabit olduğundan, eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince suçun işleniş şekli, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önemi ve değeri dikkate alınarak alt sınırdan belirlenmek suretiyle ceza tayin edildiği görülmüştür.

5. Sanığın eylemini suç işlemenin icrası kapsamında farklı zamanlarda aynı mağdureye yönelik olarak birden fazla işlediği anlaşıldığından sanığın cezasından zincirleme suç hükümleri uyarınca takdiren 1/4 oranında arttırım yapılmıştır.

6. Sanığın yargılama aşamasında olumsuz davranışlarının görülmemesi lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından indirim yapılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
Tüm dosya kapsamı, ilk derece mahkemesindeki gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılan Mağdure ve Bakanlık Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden
1.5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında “suçun işleniş şekli, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önemi ve değeri dikkate alınarak alt sınırdan belirlenmek suretiyle” şeklinde belirlenen hüküm karşısında temel cezanın “18 yıl ” hapis cezası olarak belirlenmesinde ve zincirleme suç hükümlerine göre takdiren yapılan arttırım oranında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, açıklanan nedenle tebliğnamedeki teşdit düşüncesine iştirak edilmemiştir.

2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında “Sanığın yargılama aşamasında olumsuz davranışlarının görülmemesi lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek…” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Tebliğname Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinde temyiz edenin, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesince sanığın mağdurenin kıyafetlerini zorla çıkardığı ve yine zorla fiili livatada bulunduğu kabul edilmiş ise de bu hususun temyiz istemlerinde yer almadığı anlaşıldığından bozma konusu yapılmamış, açıklanan nedenle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/590 Esas, 2022/578 Karar sayılı kararında katılan mağdure ve Bakanlık vekilleri ile sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.