Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/2407 E. 2023/8523 K. 14.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2407
KARAR NO : 2023/8523
KARAR TARİHİ : 14.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/197 E., 2020/238 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerenin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2015 tarihli ve 2013//498 Esas, 2015/142 Karar sayılı kararı ile her bir sanık hakkında ayrı ayrı “Çocuğun cinsel istismarı suçundan ” 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2015 tarihli ve 2013/498 Esas, 2015/142 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 26.02.2020 tarihli ve 2019/7183 Esas, 2020/1517 Karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazlarının reddiyle mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda aldırılan raporun usulüne uygun olmadığından bahisle İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan veya anılan ihtisas Kurulu ölçütlerine göre Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde bir çocuk psikiyatristi ile bir adli tıp uzmanının zorunlu katılımı ve asgari beş kişiden oluşacak bir heyetten olay nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığı, bozulmuş ise sanıklardan hangisinin eylemine bağlı olarak ruh sağlığının bozulduğu veya her bir sanığın farklı tarihlerdeki eylemleri sebebiyle ruh sağlığının ayrı ayrı bozulup bozulmadığı hususlarında açıklayıcı rapor aldırıldıktan sonra sanıklara söz konusu maddenin uygulanıp uygulanmayacağına dair karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozma kararı verilmiştir .

3. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2020 tarihli ve 2020/197 Esas, 2020/238 Karar sayılı kararı ile her bir sanık hakkında ayrı ayrı “Çocuğun cinsel istismarı suçundan” 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Üst hadden ceza tayini ve sanıklar hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının yerinde olmadığına ilişkindir.

Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin ruh sağlığına dair raporlar arasındaki çelişki ve sübuta yöneliktir.

Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin ruh sağlığına dair raporlar arasındaki çelişkiye, sübuta ve suç vasfına yöneliktir.

Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Raporlar arasındaki çelişkiye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurenin tüm aşamalardaki istikrar gösteren ve her olayı somut bir şekilde en ince ayrıntılarına kadar açıklayan ifadeleri Mahkemece samimi olarak görülmekle, yaşı küçük mağdurenin ifadeleri, sanıkların kaçamaklı savunmaları, tanık anlatımları, doktor raporları ile dosyadaki tüm kanıt ve belgeler ışığında …’nin uzaktan akrabası olup … … … aynı mahallede oturan sanık …’in bu maksatla sık sık eve gelip gittiği, zaman zaman evde mağdurenin yalnız olduğunu tespit edip eve gelerek mağdurenin göğüslerini sıktığı, cinsel organını çıkararak mağdurenin cinsel organına sürttüğü bu eylemlerini sık sık tekrar ettiği; sanık … ‘nin aynı mahallede bakkallık yaptığı ve mağdurenin de sık sık bu bakkala gelip gittiği, sanığın zaman zaman para almadan yiyecek ve içecek vererek onunla ilgilendiği ve işyerinde kimsenin olmadığı zamanlarda mağdurenin göğüslerini sıkıp cinsel organını ellediği, bu şekilde sanık …’nin de on beş yaşından küçüğe karşı cinsel istismar suçunu teselsülen işlediği; sanık …’nın … … beldesinde apart otel ve halı saha işletmeciliği yaptığı, yaşı küçük mağdurenin bakım ve gözetimini yapan …’nin bu sanığın temizlik ve bahçe işlerinde çalıştığı, sanığın mağdureyi zaman zaman işletmekte olduğu halı sahadaki soyunma kabinlerine götürerek göğüslerini okşayıp cinsel organını ellettiği ve mağdureyi yatağın üzerine yatırarak cinsel organını çıkarıp mağdurenin cinsel organına sürtmek suretiyle boşaldığı gerekçesiyle her bir sanık hakkında ayrı ayrı teselsülen çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Mağdurenin ruh sağlığının tespitine yönelik; Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 17 Aralık 2007 tarih ve 5465 karar numaralı raporunda mağdurenin beden ve ruh sağlığının bozulmadığının bildirildiği dosya içeriğinde mevcut Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 13.05.2014 tarih ve 1600 sayılı raporunun ise mağdurenin ruh sağlığının kalıcı olarak bozulduğu yönünde olduğu, yine mağdurenin ruh sağlığına ilişkin Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Anabilim Dalınca düzenlenen 14.08.2020 tarih ve 168 sayılı rapor ile mağdurenin ruh sağlığında ortaya çıkan bozulmada çocukluk döneminde yaşamış olduğu tüm cinsel istismar olaylarının etkisinin olduğunun belirtildiği nazara alındığında; suç tarihi ve rapor tarihleri arasındaki süre de dikkate alınarak raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alınarak 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesininin altıncı fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu kabul edilip lehe kanun değerlendirmesinde değerlendirmeye alınmakla 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin tatbiki suretiyle sanıklar hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur .

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2020 tarihli ve 2020/197 Esas, 2020/238 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafileri ve katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.12.2023 tarihinde karar verildi.