YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2423
KARAR NO : 2023/1974
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismar, cinsel taciz
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Katılan Bakanlık vekilinin sunduğu temyiz dilekçesinde hükümlere ilişkin temyiz gerekçelerine yer vermediği belirlenmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2017/238 Esas, 2019/134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bozma öncesi incelenip mevcut haliyle inceleme dışı bir kısım hüküm ile birlikte katılan mağdure … …’ye karşı;
a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yollaması ile 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına,
b)Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraate,
Karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 04.11.2019 tarihli ve 2019/2212 Esas, 2019/158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kesin olmak üzere karar vermiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen kararın, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/19832 Esas, 2021/8342 Karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazlarının reddi ile “iddianamede yer alan anlatım, mağdure … …’nin aşamalardaki beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesince sanığın ortağı olduğu temel lisede aralıklarla özel ders verdiği on yedi yaşındaki mağdureyle laboratuvarda yalnız kaldığında sarılıp, kucağına oturttuktan sonra göğüslerini okşayarak dudağından öptüğü, bunun dışında değişik zamanlarda mağdureye fiziksel temasta bulunmaksızın cinsel ilişki teklifinde bulunduğu ve mevcut haliyle eylemlerin 5237 sayılı TCK’nın 103/1-1. cümle, 103/3-d ve aynı Kanunun 105/1-2. cümle, 105/2-b, 43. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturduğu gözetilerek, cinsel taciz suçundan 5271 sayılı CMK’nın 226/2 maddesi uyarınca ek savunma hakkı verildikten sonra ayrı ayrı hükümler kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2022/3 Esas, 2022/248 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan mağdure … …’ye karşı;
a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yollaması ile 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile hak yoksunluklarına,
b) Cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar vermiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin okula 13.10.2015 tarihinde kayıt yaptırması nedeniyle mağdure tarafından kabul edilen ve sanığa yazılan mektubun tarihinin 12.10.2015 olmasının mümkün olmadığına, mektup içeriğinden sanık ve mağdurenin ilk konuşmasının 19.10.2015 olduğu ve ilk konuştukları günden sonra neredeyse bir ay boyunca haftada en az üç kez sanığın yanına gelmeye başladığını belirtmesi karşısında bu mektubun en erken 19.11.2015 tarihinde yazılmış olması gerektiğine, buna göre mağdurenin Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerine verdiği beyanda cinsel eylemin Kasım ayının başları ve 2-2,5 hafta sonrasında meydana geldiğini beyan ettiğine, Kasım ayının 15’ine kadar (iki iki buçuk hafta dediği) işlendiğini iddia etse de; söz konusu mektup içeriğine göre 19 Kasım’da, yani bu işlendiğini iddia ettiği eylemden sonra yazıldığına, dolayısıyla da mektup içeriğine göre söz konusu taciz iddiasının boşta kaldığına, mağdurenin tacize uğramasına rağmen sanıktan yardım istemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, esasen sanığında belirttiği üzere mektubun verilme tarihinin 25.02.2016 tarihi olduğuna, mektupta sanığın eylemlerinden bahsetmediğine, mektubun taciz olayından sonra yazıldığına ve mağdurenin beyanlarını çürüttüğüne, mağdurenin iftira attığına ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Somut gerekçe içermeksizin sanığın en üst sınırdan cezalandırılmaması nedeniyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın ****** Dershanesinin kurucu müdürü olduğu, daha sonra buranın temel liseye dönüştürüldüğü, sanığın buradaki görevine devam ettiği, bu süre zarfında dershane ve temel liseye gelen öğrencilerin geometri ve matematik derslerine girdiği, katılan mağdurenin sanığın görev yaptığı bu eğitim biriminde öğrenci olduğu, katılan mağdure … …’nin 2015 yılında ****** Temel Lisesi 3. Sınıfta eğitim gördüğü, bu dönem zarfında temel lisenin kurucu müdürü olan sanığın katılanın matematik dersine girdiği, 2015 yılının birinci döneminde 3 üncü katta hazırlık odasında bulundukları esnada sanığın kapıyı kilitleyip ayakta bulunan katılan mağdureye sarılıp sandalyeye oturduğu, sonrasında kucağına oturttuğu, eliyle göğüslerini ellediği, yaklaşık beş … kadar rızası hilafına onu dudağından öptüğü, ardından katılan mağdurenin kendisini kötü hissettiğini, sanıkla birlikte olmak istemediğini beyan etmesi üzerine sanığın kilitli olan kapıyı açtığı, aralarında bu şekilde fiziksel temasın gerçekleştiği, bu olay haricinde başkaca fiziksel temas olmamakla beraber sanığın katılan mağdureye değişik zamanlarda bir kaç kez bir arada bulundukları sürede odanın kapısını kilitleyerek cinsel ilişki teklifinde bulunduğu ancak katılan mağdurenin reddetmesi üzerine her defasında kapının kilidini kendisinin açtığı, 2015 yılı içerisinde birden çok kere tekrar eden bu olayları katılan mağdurenin insanların inanmayacağı düşüncesiyle kimseye bahsetmediği, savunma tarafından katılan mağdurenin sanığa yazmış olduğu 12.10.2015 tarihli mektup delil olarak sunulup katılan mağdurenin sanığa yazdığı bu mektup içeriği nedeniyle belirli duygular içinde olduğu, bu itibarla anlattığı cinsel istismar eylemlerinin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı, mağdurenin okula kayıt yaptırma tarihinin 13.10.2015 tarihi olması nedeniyle mektubun tarihinin doğru olmadığı, mektup içeriğinden yazılma tarihinin en erken 19.11.2015 tarihi olduğu ve katılan mağdurenin Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu beyanında suç tarihinin 2015 yılı Kasım ayının ilk haftaları ve 2-2,5 hafta sonrası olduğunu beyan etmesi karşısında sanığın suç işlemediğinin savunulduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde dosyaya özgülenen herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2022/3 Esas, 2022/248 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi