YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2533
KARAR NO : 2023/3062
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı (Mağdur …’a karşı), çocuğun nitelikli cinsel istismarı (Mağdurlar … ve …’a karşı)
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2017/515 Esas, 2019/309 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurlar … ve …’a karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; mağdur …’a karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi, dördüncü fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlarına karar verilmiştir.
2. Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2017/515 Esas, 2019/309 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurlar … ve …’a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat ile mağdur …’a karşı mahkûmiyet hükümleri ve müstehcenlik suçundan mahkûmiyet ile hayasızca hareketlerde bulunma suçundan beraat hükmü kurulmuştur.
3. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2020/1389 Esas ve 2020/1080 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı, hayasızca hareketlerde bulunmak suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık … müdafii, katılan mağdurlar … ve … vekilleri ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2020/1389 Esas, 2020/1080 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile müstehcenlik suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık … müdafii, katılan mağdurlar … ve … vekilleri ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvuruları yerinde görülerek hükümlerin bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine kesin olmak üzere karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.12.2020 tarihli ve 14-2020/104377 sayılı onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sübuta, sanık hakkında komplo düzenlendiğine, eksik soruşturma ve araştırma nedeniyle delillerin tamamının toplanmadığına, sanık lehine beyanların dikkate alınmadığına, eksik araştırma ve inceleme sonucu mahkumiyet kararı verildiğine, mağdurların soruşturma aşamasında alınan ve sonraki aşamalarda iftira olduğunu ikrar ettikleri beyanları dışında kesin inandırıcı somut delil olmadığına, 5237 sayılı Kanun’ un 43 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Van Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2017 tarihli 2017/21138 soruşturma, 2017/6018 Esas ve 2017/1682 sayılı iddianamesiyle sanığa isnad edilen suçlamalara yönelik olarak sanık savunmasında suçlamaları kabul etmediğini, okulda görev yapan diğer öğretmenlerin kendisine iftira atmasını gerektirecek ideolojik sebepleri olduğunu, bu nedenle mağdur çocukların tehdit edilerek kendisi aleyhine beyanda bulunmalarının sağlandığını, bahsedildiği gibi kendisine ait bir dizüstü bilgisayarının olmadığını ve çocuklara porno film seyrettirmesinin mümkün olmadığını ve mağdurlara cinsel istismar eyleminde bulunmadığını beyan etmiş olmasına karşın, mağdur çocukların çocuk izlem merkezinde alınan birbirleri ile uyumlu ifadeleri ve tanık öğretmenlerin sanığın şüpheli hareketlerine şahit olduklarına ilişkin ifadeleri, yine dosyaya sunulan nöbet listeleri içeriği, mağdur çocukların ve diğer öğretmenlerin sanığın olağan görülemeyecek sıklıkta yatılı okul kısımında nöbetçi öğretmen olarak kaldığına ilişkin anlatmları (Mağdur …’ün sanığın neredeyse her hafta nöbetçi kaldığını, mağdur …’in talimatla alınan beyanında onun kadar çok nöbet tutan öğretmen olmadığını, mağdur …’ın talimatla alınan beyanında nöbetçi olmadığı halde sanık …’in 5-6 gün yurtta kaldığını beyan ettiği), yine birlikte nöbete kaldığı öğretmenlerin zaman zaman sanığı okulda yalnız bıraktıklarına ilişkin beyanları (Öğretmen …’ün mahkemede verdiği beyanı), mağdurlar … ve …’ın nitelikli cinsel istismar eylemine ilişkin olarak sanığın kendilerini sırayla odaya aldığı ve söz konusu eylemleri gerçekleştirdiği, gerçekleştirdiği nitelikli cinsel istismar eylemi ve ayrıntılarına ilişkin her iki mağdurun da benzer şekilde ifade verdiği, yine sanığın kapıda gözcülük yapması için mağdur …’i dışarıda bıraktığına ilişkin mağdurların üçünün de (…, … ve …’in) aynı şekilde beyanda bulunduğu, mağdur …’in beyanlarında sanığın gece kendisini, … ve …’ı odasına çağırdığını ifade ettiğini, yine mağdur …’ın talimatla alınan beyanında …, … ve …’in gece … Hoca’nın odasına gittiklerini gördüğünü ifade ettiği, diğer mağdur çocukların ve tanık öğretmenlerin beyanlarında sanığın … ve …’a özel bir ilgisinin olduğunu sık sık dile getirdikleri, mağdur …, …, …’in gece sanığın odasına gittiklerini gördüklerine dair beyanları, yine mağdur … ve …’ın talimatla alınan ifadesinde sanığın kulağını ısırdığına ilişkin beyanları, mağdur … hakkında düzenlenen 29.05.2017 tarihli adli muayene raporunda ”Akut yada kronik anal fissür olmadığının, fakat anal tonus gevşek” olduğunun belirtildiği, mağdur … hakkında düzenlenen 25.05.2017 tarihli adli muayene raporunda anüste akut veya kronik livatanın maddi delillerine rastlanmadığının ancak kişinin yaşı, bölgenin anatomik yapısı, olayla muayene arasında geçen süre ve kayganlaştırıcı madde kullanılmış olması ihtimali göz önüne alındığında anal yoldan cinsel ilişki gerçekleşmiş olsa dahi herhangi bir bulgu saptanamayabileceğinin, olayın adli tahkikat ile aydınlatılması gerektiğinin belirtildiği, yine sanığın mağdurlar … ve …’a oral yoldan da organ sokma şeklinde nitelikli cinsel istismarda bulunduğunun mağdur … ve …’ın birbiri ile örtüşen beyanlarından anlaşıldığı, yine halihazırda mağdur çocukların olayın sıcağıyla soruşturma aşamasında çocuk izlem merkezinde alınan beyanları göz önüne alındığında, mağdur çocukların sanığın kendilerine cinsel istismarda bulunduğuna yönelik ayrıntılı ve kurgusal nitelikte de olmayacak şekilde beyanlarda bulundukları, söz konusu mağdurların sanık aleyhine bu şekilde iftira atmalarını gerektirecek nitelikte bir husumetlerinin olmadığı, sanığın da halihazırda böyle bir iddiasının olmadığı, sanığın sınıfta veya nöbetçi öğretmen odasında zaman zaman çocuklara porno film seyrettirdiğinin mağdurlar …, …, … …, …, …, … ve …’ın beyanları ile sabit olduğu, ayrıca sanığın mağdurlara porno film seyrettirirken sınıftaki kameraların önünü kapattığı bu hususu mağdur çocuklar …, …, …’ın beyanlarında ifade ettikleri, tanık öğretmen ….’nin beyanında sanığın hafta sonu okulda bulunan akıllı tahtadan bir kısım öğrencilere film izlettirdiğini, sanığın öğrencilere film izlettirdiği sırada kendisinin filmde içeriğini tam olarak hatırlamadığı yarı çıplak insanların bulunduğu uygunsuz bir sahne gördüğünü, sanığın kendisine ait diz üstü bilgisayarı olduğunu beyan ettiği, yine öğretmen …. ve ….’nin tanık olarak alınan beyanlarında sanığın erkek öğrencilere el şakası yaptığının dikkatlerini çektiği, tanık öğretmen ve mağdurların sanığın mağdur çocuklarla okul dışında da görüştüğü ve özellikle erkek öğrencilerle ilgili ve samimi olduğuna ilişkin ortak beyanlarının bulunduğu, tanık ….’nin alınan beyanında sanığın okulda görev yaptığı süre zarfında erkek öğrencilere karşı fazla ilgili oluşunun kendisinin dikkatini çektiğini, tanık ….’nin alınan beyanlarında okulda çalıştığı süre boyunca sanığın hal ve hareketlerinden, belirli erkek çocuklara olan yakınlığından kuşkulandığını ancak somut bir olgu veya çocuklardan herhangi bir şikayet olmaması sebebiyle bir şey yapamadıklarını beyan ettiği, mağdurların ancak sanık geçici görevlendirme ile okuldan ayrıldıktan sonra sanık hakkında konuşabildikleri, öncesinde mağdur …’un da beyanlarından da anlaşılacağı üzere sanığın mağdurlar üzerinde çeşitli yöntemlerle baskı kurduğu, mağdurların olayları kimseye anlatamadıkları göz önünde bulundurulduğunda sanığın savunmasının suçlamalardan kurtulmaya ve mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğu, mağdur çocukların ayrıntılı ve birbirleriyle uyumlu ilk aşamada alınan beyanları, tanık beyanları, adli görüşme raporları, adli muayene raporları, mağdur çocukların rehber öğretmenle görüşme tutanakları, arama-elkoyma tutanağı, cd inceleme tutanağı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar mağdur çocuklar mahkemeye sunulan dilekçelerinde çocuk izlem merkezinde alınan beyanlarının doğru olmadığını, sanığın atılı suçları işlemediğini beyan etmiş iseler de; mağdur çocukların olayın sıcaklığı ile alınan ilk beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde genel olarak bu durumu unutmaya çalıştıkları ve yaşanılan coğrafya itibariyle bu durumu anlatmaktan kaçındıkları, yine bu duruma çevreden gelen baskıların da neden olmuş olabileceği, mağdur çocukların yaşları dikkate alındığında çevresel baskılardan kolayca etkilenmeye müsait olabilecekleri, mağdurların ayrıntılı, çelişkisiz ve birbirleriyle uyuşan ilk beyanlarına itibar edilmesi gerektiği kanaatiyle ve her ne kadar sanık mahkemede yaptığı savunmasında, mağdurlara yönelik istismar içeren herhangi bir eyleminin olmadığını, okul idaresi ile ideolojik yönden aykırı düşmesi sebebi ile öğrencilerin tehdit edilerek hakkında söz konusu beyanları vermeye itildiklerini savunmuş ise de, sanığın mahkeme huzurundaki söz konusu inkar içeren savunmasının dosyada mevcut mağdur … tanık beyanları ile adli görüşmeci bilirkişi raporları, adli muayene raporları ile adli tıp raporu ve dosya kapsamında mevcut tüm deliller birlikte nazara alındığında maddi gerçeği yansıtmadığı vicdani kanaatine varılarak sanığın mahkeme huzurundaki savunmasına Mahkemece itibar edilmemiştir.
Sanığın yaşı itibariyle rızasının hukuki geçerliliği bulunmayan ve olay tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurlar … ve …’a yönelik değişik zamanlarda birden fazla kez oral ve anal yoldan organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğu, bu şekli ile nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği, mağdur …’a yönelik “Mağdurun cinsel organını bacak arasına dokunmak ve elini mağdurun pijamasının içine sokmak” şeklindeki eylemleri sebebiyle cinsel istismar suçunu gerçekleştirdiği sabit görülerek karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna yönelik kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanık hakkında mağdur …’a karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümde; mağdur …’un soruşturma aşamasında alınan ayrıntılı samimi anlatımı, tanık beyanları adli görüşme değerlendirme raporu, tutanaklar, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın elini mağdur …’un pijamasının içinden sokarak parmağını poposuna sokmaya çalışma ve mağdurun tişörtünün içinden göğsüne, boynuna, ön ve arka cinsel organına dokunma şeklinde belirli yoğunluğa ulaşan eylemlerinin ani, kısa süreli ve kesik hareketlerle gerçekleşmediği, bu nedenlerle fiilin sarkıntılık düzeyini aşarak cinsel istismarın temel şeklini oluşturduğu anlaşıldığından kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Bu nedenle Tebliğname’deki bozma yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurların soruşturma aşamasında alınan ayrıntılı samimi, birbiri ile örtüşür beyanları, tanık beyanları, adli görüşmeci bilirkişi raporları, adli muayene raporları, Adli Tıp Raporu, sanık savunması ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi nazara alınarak sanık müdafiinin sübuta ve sair hususlara yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2020/1389 Esas, 2020/1080 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.