Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/2656 E. 2023/3531 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2656
KARAR NO : 2023/3531
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2022 tarihli ve 2021/284 Esas, 2022/256 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi,109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 09.01.2023 tarihli ve 2022/1289 Esas, 2023/8 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; müvekkili hakkında verilen hapis kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, soruşturmanın başından beri mağdure ve ailesi tarafından sürekli beyan değiştirildiğine, mağdure ve annesinin üst üste çelişkili beyanlarda bulunduklarına, mağdurenin yaşından büyük gösterdiğine, müvekkilinin bilgisinin de yaşının daha büyük olduğu yönünde olduğuna, kemik yaşı incelemesi yaptırılmasına, müvekkilinin mağdureye rızası dışında hiç bir şey yapmayıp istismar etmediğine, cinsel birliktelik yaşamadıklarına, yaşanan basit eylemlerin de mağdurenin rızasıyla yaşandığına ve yaşının büyük olduğu yönünde müvekkilinin yanılmış olmasının göz önünde bulundurulması gerektiğine, müvekkiline isnat edilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemediğine, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmasına, üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurları oluşmadığından müvekkilinin beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; hatalı kararın bozulmasına, üst sınırdan ceza verilmesine, katılan Kurum lehine vekalet ücreti verilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan mağdurenin abisinin sanığa dövme yaptığı, daha sonra mağdurenin abisi ile sanığın arkadaş oldukları ve ailecek görüşmeye başladıkları, sanığın mağdurenin annesi ve abisiyle yaşadığı eve gelip gittiği, hatta eşi ile tartıştığı bir gece mağdurenin evinde kaldığı, bu süreç zarfında mağdureyle sanık arasında bir gönül ilişkisinin başladığı, sanığın mağdureye eşiyle aralarının kötü olduğunu ondan boşanacağını söylediği, aralarında gönül ilişkisi olduğunun sanığın ikrarı, mağdurenin beyanları ve dosya içerisinde mevcut mesajlarla sabit olduğu, sanık ile mağdurenin farklı zamanlarda birden fazla kez buluşmak için plan yaptıkları, mağdurenin annesinin uyumasını beklediği, yine bir gece annesi uyurken yatağına yastık koyarak evden çıkıp sanıkla buluştuğu, bu hususların hepsinin mesaj kayıtlarından anlaşıldığı, sanık ile mağdure arasındaki ilk cinsel ilişkinin mağdurenin evinde olduğu, dosya içerisinde bulunan mesaj kayıtlarından da anlaşılacağı üzere mağdurenin annesi uyuduktan sonra sanıkla eve girmesi konusunda anlaştıkları, mağdurenin sanığı gizlice eve aldığı, sanığın mağdureye cinsel ilişkiye girmeyi teklif ettiği, mağdurenin de kabul ettiği, mağdurenin annesi uyurken sanıkla mağdurenin 06.07.2021 tarihinde cinsel ilişkiye girdikleri, ilk ilişkiden on – on beş gün sonra sanığın çağırması üzerine mağdurenin sabah ekmeğe gitme bahanesi ile evden çıkarak sanığın evine gittiği ve sanığın “Seninle evlenmek istiyorum seni seviyorum bir kez daha birlikte olalım mı” demesi üzerine sanığın yatak odasında ikinci kez ilişkiye girdikleri, bu ilişkiden beş gün sonra yine sanığın daveti üzerine mağdurenin evden çıkarak sanığın evine gittiği, sanığın mağdure gelmeden önce alkol aldığı ve sanığın evinin salonunda üçüncü kez cinsel ilişkiye girdikleri kabul edilerek sanığın üzerine atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın Mahkemece alınan ilk savunmasında mağdureyle aralarında organ sokma suretiyle cinsel ilişki olduğunu ikrar etmesi sebebiyle mağdurenin kovuşturma aşamasında vermiş olduğu beyanlarına itibar edildiği, sanığın ikrar içerikli savunmasını Mahkeme huzurunda ve müdafii eşliğinde verdiği, ayrıca sanıkla mağdure arasındaki yazışmalarda sanığın mağdureye ”Ben geleceğim geldiğimde seni domaltıp sikeceğim” şeklinde mesaj attığı, mağdurenin de “Ben onu sevmiyorum annem uyuyunca çatı katına çıkarız balkondan girer abim …’in odasında birlikte oluruz” şeklinde mesaj yazdığı, bu mesaj içeriklerinden sanıkla mağdurenin daha önce sanığın belirttiği pozisyonda cinsel ilişkiye girdiklerinin anlaşıldığı, bu sebeple sanığın sonradan dönerek hiç cinsel ilişkiye girmediklerine dair savunmalarına itibar edilmediği gerekçesiyle hüküm kurulduğu görülmüştür.

3. Sanık ile mağdurenin ailesinin yıllar önce komşu oldukları, daha sonra da mağdurenin abisine dövme yaptırması sebebiyle tekrar birbirlerine gidip gelmeye başladıkları, ailecek görüştükleri, bu sebeple sanığın mağdurenin yaşını bilmemesinin mümkün olmadığı, dosya içerisinde bulunan sanıkla mağdure arasındaki yazışmalarda da sanığın mağdureyle sohbeti sırasında “…belki anlamazsın yaşın küçük…” şeklinde mesaj atması da gözetilerek sanığın mağdurenin yaşını bilmediğine ilişkin savunmalarına itibar edilmediği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, karada hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Vekalet Ücretine İlişkin Temyiz İstemine İlişkin Olarak
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılma hakkı bulunduğu, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğundan, 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünün açıklanan nedenlerle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 09.01.2023 tarihli ve 2022/1289 Esas, 2023/8 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çankırı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.05.2023 tarihinde karar verildi.