YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/268
KARAR NO : 2023/1723
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümlere temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 24.02.2022 tarihli ve 2022/2507 Esas sayılı iddianame ile; sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2022 tarihli ve 2022/153 Esas, 2022/492 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında basit cinsel istismar suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesiyle üçüncü fıkrasının (e) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendiyle beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Anılan karara karşı sanık müdafilerinin istinaf yoluna başvurması ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/1157 Esas, 2022/1497 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … ve Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden kurulan beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, anılan suç yönünden istinaf mahkemesinin ilk eylemi baz alarak hatalı değerlendirme yaptığına, son eylemde sanığın katılan mağduru depoda bir süre tuttuktan sonra cinsel istismar eylemini işlemesi sebebiyle hürriyeti tahdit suçunun oluşması için gerekli sürenin bulunması sebebiyle suçun yasal unsurları itibariyle oluştuğuna ilişkindir.
B. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Basit cinsel istismar suçu yönünden katılan mağdurun çelişkili beyanları dışında sanığın cezalandırılmasını gerektirecek yeterli delil bulunmadığına, tanık Hilmican’ın soruşturma aşamasındaki beyanının baskı altında alınması sebebiyle hükme esas alınamayacağına, alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza tayinini hatalı olduğuna, sanık ile katılan mağdur arasında hizmet yada öğretici ilişkisinin bulunmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığına, takdiri indirim hükümlerinin tatbikinin gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılan mağdurun, annesi katılan …’ın bilgi ve rızası dahilinde sanığın işletmekte olduğu “…” isimli iş yerinde hafta sonları çalışmakta olduğu, katılan mağdurun anılan iş yerinde çalışmış olduğu dönem içerisinde sanığın, katılan mağdur ile iş yerine ait depoda yalnız kalmasından istifade ederek popo ve cinsel organına kıyafet üzerinden üç dakikalık bir süre okşama şeklinde dokunduğu, yaşının verdiği etkiyle katılan mağdurun bu durumu ilerleyen süreçte kimseye anlatmadığı ancak bu eylemden yaklaşık bir hafta kadar zaman geçtikten sonra 19.02.2022 günü sanığın, katılan mağdur ve yine aynı iş yerinde çalışan tanık …. ile iş yerine ait depoya giderek anılan mahalde bulundukları sırada sanığın almış olduğu … gazını çekip alkol tükettikleri, tanık …’nın çekmiş olduğu … gazının etkisiyle bilincini kaybetmesi üzerine sanığın, katılan mağduru deponun arka kısmına götürerek katılan mağdurun alt kıyafetlerini çıkararak cinsel organını katılan mağdurun anüsüne tatmin olmayı sağlayacak şekilde sürttürdüğü ve katılan mağdurun çektiği … gazı ve yaş küçüklüğünden etkisiyle sanığın eylemine mukavemet gösteremediği, bir süre sonra tanık ….’nın kendisine gelmesi üzerine adı geçenlerin depodan ayrıldıkları, katılan mağdurun maruz kaldığı durumu arkadaşları olan tanıklar …. ve ….’ye mesaj yoluyla bildirmesi sonrasında anılan mesajları gören katılan …’ın durumu kolluk kuvvetlerine bildirdiği anlaşılan olayda, mahkemesince yapılan yargılama neticesinde katılan mağdura ait kıyafetler üzerinde sanığa ait DNA profiline rastlandığına dair uzmanlık raporu, tanık anlatımları, iç beden muayenesine dair rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Çocuğun Cinsel İstismar Suçu Yönünden Yapılan Değerlendirme
Katılan mağdurun, sanığın yanında parkecilik işini öğrenmek için çırak olarak çalışması karşısında öğretici sıfatı yerine “hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak” gerekçesiyle artırım yapılması hukuka aykırı görülmekle, ilk derece mahkemesi hüküm fıkrasından;
“Sanığın hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle suçu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında verilen ceza TCK. 103/3-e maddesi uyarınca yarı oranında arttırılmak suretiyle sanığın 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresi çıkarılıp yerine; “sanığın öğretici ilişkisi nedeniyle suçu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında verilen ceza TCK. 103/3-e maddesi uyarınca yarı oranında arttırılmak suretiyle sanığın 15 yıl hapis cezası ile cezaladırılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
2. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden Yapılan Değerlendirme
Sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanığın katılan mağduru cinsel istismar eyleminin süresini aşacak şekilde hukuka aykırı olarak depoda tutmadığı, ilk derece mahkemesi kabulünün de bu şekilde olduğu halde, hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturacak ve dosya kapsamına uymayacak biçimde mahkumiyet karar verilmesi hukuka aykırı görülmekle ilk derece mahkemesinden ilgili suçla ilgili hüküm fıkrasından mahkumiyete dair kısmın çıkarılarak yerine “Sanık …’in mağdur …’ya karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, bu haliyle kanunda suç olarak tanımlanmadığından, sanığın CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine” ibareleri eklenmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan … ve Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukaka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Takdiri İndirim Hükümlerinin Uygulanması ve Teşdit Hükümlerinin Uygulanmaması Gerektiğine Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesi
Dosya kapsamı ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesi ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
2. Suçun Sübutuna ve Sair Hususlara İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesi
a) Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b) Ancak Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilen 5237 sayılı Kanunu’nun 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması aşamasında; sanığın katılan mağdur üzerine öğretici sıfatına haiz olduğu kabul olunmakla birlikte uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanunu’nun 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi yerine yazılı şekilde gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
…) Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen yukarıda anlatılan husus dışında hukuka aykırılık bulunmamış, düzeltilen sebep nedeniyle onama isteyen Tebliğname görüşüne kısmen iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümününde (A) numaralı başlık altında açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/1157 Esas, 2022/1497 Karar sayılı kararında katılan … ve mağdur vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümününde (B) numaralı başlık altında açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/1157 Esas, 2022/1497 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasına; “TCK 103/3-e” ibaresi yerine “TCK. 103/3-d” ibaresinin eklenerek düzeltilmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.