YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2727
KARAR NO : 2023/3283
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Oltu Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/44 Esas, 2022/81 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.01.2023 tarihli ve 2022/2048 Esas, 2023/3 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Dosya kapsamına uygun, yasal ve yeterli gerekçeye dayanılmadan karar verildiğine, sübuta, mağdurenin ailesi ile sanık ve ailesi arasında husumet bulunduğuna, şikayet süresinin geç olmasına, mağdure beyanının kendi içerisinde çelişkili olduğuna, suç vasfına, takdiri indirim maddesinin uygulanmamasının yeterli gerekçe barındırmadığına, mağdure ve katılanların beyanı dışında başkaca delil bulunmadığına ilişkindir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, sanığın iki farklı eylemi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdurenin sanık ile akraba olduğu, 2019 yılının yaz aylarında yaklaşık 4-5 yaşlarında iken gittikleri köylerinde, sanığın ikametinde sanığın mağdurenin kıyafetlerini çıkararak önce özel bölgesini emdiği, dudağından öptüğü, daha sonra mağdureyi banyoya sokmak istediği, mağdurenin bağırması üzerine bu eyleminden vazgeçtiği, mağdurenin bu olayı önce ilkokul 2. sınıfa giderken 29.12.2021 tarihinde rehber öğretmeni olan tanık …’ya anlattığı, akabinde bu olayın tutanak ile savcılığa bildirilmesiyle soruşturmaya başlandığı, yapılan soruşturma neticesinde sanık hakkında kamu davası açıldığı,
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;
1. Katılan … tarafından dosyaya ibraz edilen ve sanık ile aralarında geçtiği anlaşılıp sanık tarafından gönderildiği kabul edilen mesajların incelenmesinde sanığın söz konusu eylemi gerçekleştirdiğini kabul ve ikrar ettiğine dair beyanlarının görüldüğü,
2. Katılan …’nin beyanlarında mağdurenin kendisine “… amca beni hep dudaklarımdan öpüyor, geçenlerde üstümü çıkarıp ayıp yerlerimi öptü” şeklindeki beyanından her ne kadar eylemin birden fazla kez gerçekleştirildiği düşünülse de mağdurenin rehber öğretmenine ve aşamalarda alınan beyanlarında canının sıkıldığı bir günde gezmek amaçlı sanığın evine gittiğinde sanığın kendisinin kıyafetlerini çıkardığını, özel bölgesini emdiğini, dudağından öptüğünü, kendisini zorla banyoya sokmaya çalıştığı esnada bağırması üzerine bıraktığını, daha sonra sanıkla görüşmediğini, sanıktan kaçtığını belirtmesi karşısında sanığın eylemlerinin bir bütün halinde tek eylem olarak kabul edildiği,
3. Sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmasında uzman çavuşluk için mülakat aşamasında ve evlenme sürecinde olduğunu, mesajlarda da mesleki anlamda ilerde sıkıntı yaşamamak için üzerine atılı iddiaları kabul ettiğini, katılan …’nin evlenmesine ve mesleğine mani olmak için kendisine iftira attığını, kovuşturma aşamasındaki savunmalarında ise benzer beyanlarda bulunup bu beyanlarına ek olarak katılanların akrabasının fetö silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mesleğinden atıldığı için kendisinin kıskanıldığını bu sebepten iftira atıldığını beyan ederek üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de; sanığın tanıkları olan anne babası … a ve …’in de soruşturma aşamasındaki beyanlarında fetö ile ilgili iddialarda bulunmadıkları, kovuşturma aşamasındaki beyanlarında böyle bir iddiada bulunmalarının sanığı suçtan kurtarmaya yönelik sonradan geliştirilen dosyanın konusunu oluşturmayan iddialar olup başka dosyanın yargılama konusunu oluşturabileceği, zira her ne kadar katılanların iddiaları sıradan bir iftira olarak kabul edilse bile dosyaya yansıyan olay öncesine ilişkin katılanlar, sanık ve sanığın ailesi arasında iftira atmayı gerektirecek somut bir nedenin bulunmadığı yine sanık ve sanığın tanıkları olan anne, baba ve kardeşinin beyanlarında dahi mağdure …’ın kendileri tarafından sevildiğini, …’ın oyun oynamak için evlerine geldiğini, hatta kendileri tarafından yemek yedirildiğini içerir anlatımları karşısında iftira atıldığına ilişkin iddiaların hayatın olağan akışında pek mümkün olmadığı, yine sanığın katılan … ile mesajlaşmaları sırasında mağdure …’a yönelik gerçekleştirdiği istismar eylemlerini ileride mesleği için tehlike oluşturacağı gerekçesiyle kabul ettiğini beyan etmiş ise de; sanığın daha mesleğe bile kabulü yapılmadığı, zira istismar gibi ağır bir suç isnadının sırf meslek için kabul edilmesinin hayatın olağan akışında pek mümkün olmadığı anlaşılmakla mağdurenin tüm aşamalardaki beyanlarının aynı yönde, kendi içinde tutarlı ve rehber öğretmeni tanık … ve katılanlar ile uyumlu olması, aşamalarda değişmemesi sebebiyle mahkemece katılanın ve mağdurenin beyanlarına üstünlük tanınarak sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmediği anlaşılmıştır.
4. Sanığın cinsel arzularını tatmin amacıyla ve şehevi hislerle hareket ederek mağdurenin kıyafetlerini çıkararak önce özel bölgesini emdiği, dudağından öptüğü, daha sonra mağdureyi banyoya sokmak istediği kabul edilen eylemin belirli bir yoğunluğa ulaşmakla ani, kesintili olmaması nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilerek karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış, ancak yargılama giderlerine ilişkin bendin hükümden çıkarılarak yerine ” Sanığın sarfına neden olduğu 88 TL tebligat gideri, 130.50 TL posta gideri olmak üzere toplam 218,50 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli, mağdure ile katılanların aşamalardaki beyanları, tanık beyanları, mesaj kayıtları, savunma ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi nazara alındığında; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ile sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.01.2023 tarihli ve 2022/2048 Esas, 2023/3 Karar sayılı kararında, sanık ve müdafii ile katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Oltu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.